Yollar ayırsa bile biz ayrılamayız

Giriş Tarihi: 6.11.2016
Yollar ayırsa bile biz ayrılamayız

Magazin dünyası ve cemiyet hayatında yakın dostluklarıyla tanınan Yelde Demirören- Dila Özer, Fethi Kamışlı-Hakan Sabancı, Hakan Akkaya- Çağla Şıkel gibi ünlü isimler, Şamdan Plus dergisi için bir araya geldi ve arkadaşlık hikayelerini anlattı. İşte ünlü kankaların en keyifli anları...

'ORTAK TUTKUMUZ BEŞİKTAŞ'
Cemiyet hayatının gözde bekarları Fethi Kamışlı ve Hakan Sabancı, sosyal medyada genç kızların yakın takibinde. Erhan- Emine Kamışlı'nın oğlu Fethi ve Ömer-Arzu Sabancı'nın oğlu Hakan, Sabancı Ailesi'nin yeni nesil veliahtlarından. İkinci kuşaktan kuzenler. Aynı ailenin içine doğmuş olmaları, onları iki yakın dost yapan unsurlardan sadece biri. Hakan Sabancı, "Kuzeniz ve aynı yaştayız. Bu yüzden beraber büyüdük diyebiliriz" diyor.

'SEYAHATLERE GİDİYORUZ '
Saint Benoit Fransız Lisesi'nde beraber okumuşlar, ardından da Amerika'da, Tufts Üniversitesi'nde beraber dirsek çürütmüşler. "Kuzen olmamızdan çok, yakın arkadaş gibiyiz" diyor Fethi Kamışlı: "Arkadaş grubumuz da aynı olduğundan her türlü programda beraber oluruz." Ancak birlikte en çok keyif aldıkları şey maça gitmek... Hakan Sabancı şöyle anlatıyor: "Ortak tutkumuz Beşiktaş, hem de fanatiklik derecesinde Beşiktaşlıyız. Maçlara gitmekten büyük keyif alıyoruz. Amerika'da okurken en büyük keyfimizdi; hafta sonu ya benim, ya Fethi'nin evinde 10-15 erkek toplanıp maç izlerdik. Saat farkı nedeniyle maçlar öğlen olduğundan, yemek-maç programına bütün arkadaşlarımız gelirdi." İkili sık sık birlikte seyahat da ediyor. O konuda da fanatiklikleri var; onu da Fethi Kamışlı şöyle anlatıyor: "Seyahat ederken de genelde beraberizdir. Seyahat ettiğimiz birkaç yer var mesela, her sene aynı tarihte aynı yere gitmeye çalışırız. Birlikte daha çok eğleniyoruz."

'BİRBİRİMİZİ HERKESTEN DAHA İYİ ANLIYORUZ'
Onlar cemiyet hayatının gözde iki genç kızı... Yıldırım- Revna Demirören'ın kızı Yelda ve Kazım-Sema Özer'in kızı Dila, henüz anne karnında arkadaş olan şanslılardan.

KANKALIK KAÇINILMAZDI
Dolayısıyla onların da arkadaş olmaları kaçınılmazdı. Ancak 'kanka' olmaları pek öyle kolay olmamış. Yelda Demirören, "Birbirimizi çok eski tanıyoruz, dedelerimizden gelen bir arkadaşlık zinciri var. Fakat son birkaç senedir daha da samimi olduk" diyor ve nedenini şöyle anlatıyor: "Birbirimizi önceden pek sevmezdik. İkimiz de kendimizden büyüklerle arkadaşlık kurduğumuz için, aynı arkadaş grubunda yaşıt olmamıza rağmen birbirimizi küçük buluyorduk." Fakat, ne olmuş da dost olmayı başarmışlar? Onu da Dila Özer'den dinleyelim: "Birkaç sene önce bir gün bir program ayarlandı ve topluca buluşacakken insanlar iptal edince biz baş başa kalacağımızı öğrendik. Birimiz daha spor, birimiz de daha şık giyinmeyi sevdiği için iki taraf bir ötekinin tarzına ayak uydurur şekilde giyinmiş. Karşılaştığımızda 'Ee, ben sana benzeyeyim diye böyle giyindim' dedik aynı anda! O gün istemeyerek masaya oturduk ama 'kanka' olarak masadan kalktık!" 'Kanka' olmaları kaçınılmazmış, çünkü Yelda Demirören'in dediğine göre zaten çok aynılar: "Birbirimizi herkesten daha iyi anlıyoruz."

'7 YAŞINDAN BERİ KANKAYIZ'
Avrupalı, diplomalı mürebbiyelerle büyüyen bir kuşağın temsilcileri... Gerçek birer İstanbul hanımefendileri... Cemiyet hayatının iki zarif ismi Güler Yiğit ve Yüksel Behlil'in okul sıralarında başlayan dostlukları parmak ısırtıyor. Güler Yiğit, "7 yaşında tanıştık ve bugüne kadar dostluğumuz devam ediyor, biz tam kankayız" diyor. O kadar ki; günde hiç olmazsa üç kere telefonlaşıyorlar.

'ORTAK TUTKUMUZ TİYATRO '
Bir yere gidilecekse, birlikte gitmeyi tercih ediyorlar. Yüksel Behlil, "Biz çok uyumluyuz, seyahatlere de birlikte gidiyoruz" diyor. Genelde davetlerde de bir arada görüntülenen iki yakın dost, sık sık birlikte olmaktan çok büyük keyif alıyor. Yiğit, "Davetlerde beraber oluruz, genelde öğle yemeklerinde Nişantaşı'nda Beymen Brasierre'de buluşuruz" diye günlük rutinlerini anlatıyor. Peki, birlikte en çok ne yapmaktan hoşlanıyorlar? Yüksel Behlil şöyle cevap veriyor: "Seyahat etmek, yemek yemek, davetlere birlikte gitmek en büyük keyfimiz. Seyahatlerimizi, birlikte organize ederiz. En büyük ortak tutkumuz ise tiyatro... Müze gezmek de özel ilgi alanımız." Yıllar içinde birbirinden güzel anılar biriktirmişler. Ama içlerinden unutamadıkları da var... Onu da Güler Yiğit anlatıyor: "Birlikte Amerikan Kız Koleji'nde okurken Yüksel çok çalışkandı ve bana hep kopya verirdi sağ olsun. Hayatta unutamam bunu..."

'İKİMİZİN DE HAYAT ENERJİSİ OLDUKÇA YÜKSEK'
Biri Türkiye'nin en ünlü top modellerinden, diğeri en ünlü modacılarından... Çok yakın arkadaş da olabilir, birbirlerinden nefret de edebilirlerdi... Ama onların kimyası tuttu ve ilk tanıştıkları andan itibaren arkadaş olmaktan öte çok yakın dost oldular. Çağla Şıkel, "Hakan'la bir gece Bodrum'da tanıştık ve ilk tanıştığımızda dostluğumuzun bugünlere gelebileceğini hissettiğim nadir insanlardandır" diye anlatıyor ilk karşılaşma anlarını. Hakan Akkaya ise "Birlikte güzel işler yapabileceğimizin ve çok güzel bir dostluk kurabileceğimizin enerjisini hissettik" diyor. Peki, nasıl olmuş da arkadaşlıkları 'kankalık müessesesine dönüşmüş? "İkimiz, çok yüksek hayat enerjisine sahip, mutlu, çalışmayı seven, dostlara, insanlara değer veren karakterleriz ve birlikte bir şeyler yapmaktan çok büyük keyif alıyoruz" diyor Çağla Şıkel. Hakan Akkaya ekliyor: "Aynı zamanda sırdaşız!"

'PAYLAŞMAYI SEVERİZ '
Her fırsatta görüşmek için bahane yaratan dostlar daha çok evlerinde bir araya geliyor. Bazen Akkaya'nın, bazen de Şıkel'in evinde buluşuyorlar. Akkaya'nın sevimli köpeği, Şıkel'in oğulları Uzay ve Kuzey'in sevgilisi adeta. İki yakın dost, yemek yemekten ve eğlenmekten de keyif alıyor. Çağla Şıkel, "Yeni fikirler üretmeyi, hayatımızdaki heyecanları paylaşmayı severiz" diyor.

ARKADAŞINA GÖNDER
Yollar ayırsa bile biz ayrılamayız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz