X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ‘Eskiden kokoştum, değişmesem estetik harikası olurdum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

‘Eskiden kokoştum, değişmesem estetik harikası olurdum

  • Giriş Tarihi: 2.12.2016
‘Eskiden kokoştum, değişmesem estetik harikası olurdum
‘Eskiden kokoştum, değişmesem estetik harikası olurdum

Her Kafadan Bir Ses olarak ‘Görümce’ filmi bugün gösterime giren Gupse Özay’la bir araya geldik. Filmde yaptığı salatalık maskesini kendi elleriyle bize de yapan Özay, ilk gençlik yıllarında kendisinin de kokoş olduğunu söyledi: O dönem neredeyse kahvaltıda bile röfle yerdim, düz ayakkabıyla yürüyemezdim. Değişmesem estetik harikası olurdum

Merve YURTYAPAN
BARIŞ ARDUÇ'UN HAYRANLARIYLA HİÇ SORUNU OLMAMIŞ
Gupse Özay, neşeli, enerjik, etrafa gülücükler saçan, girdiği ortamın enerjisini bir anda değiştiren biri. Röportajımız sırasında "Ne güzel sohbet ediyoruz, röportaj gerginliği olmadı" diyerek tüm içtenliğiyle sorulara cevap verdi.
Her projesinde farklı tiplemelere bürünen Özay, "Oyunculuk için her şeyi yaparım" diyerek ekledi: "Geçen filmimde kilo aldım. Şimdi metabolizmam hızlı. '40 yaşında zor verirsin' diyorlar. Ama inat edersem zaten veririm. Diğer filmde Yılmaz Erdoğan '10 kilo al' demişti. İnat ettim 20 kilo aldım. 'Aldığın kiloları veremezsin' de dediler ama hepsini verdim."

'LEONARDO DICAPRIO'YA AŞIKTIM '
Özay, sektörün her alanında çalışmış, birçok iş yapmış. 14 senedir İstanbul'da yaşıyor. Üniversite bitmeden bir sene önce staja başlamış. Dizi setlerinde yardımcı yönetmelik yapmış. Sonra reklam yazarı olmuş. İzmir'de magazin servisinde staj, dizilerde reji asistanlığı yapmış. Özay o günlerle ilgili "Dizi yazıp parayı kırarım' dedim ama hiç öyle olmadı. İnternet için çektiğim skeçlerden sonra oyunculuk serüvenim başladı" diyor.
Ünlü oyuncu, kontrol takıntısı olan biri olduğundan bahsetti. Yönetmenlik yapmayı istediği için hem oyunculuk, hem de yapımcılık dersleri alıp sektörün her alanına hakim olmak istemiş. Özay, "Ben de hakimiyet hastalığı var sanırım" diye itirafta bulunuyor.
Özay'a, sevgilisi Barış Arduç'un "Gupse'de lider ruhu var ama kadınların erkeği yönlendirmesi güzeldir" açıklamasını hatırlattık; şöyle karşılık verdi: "Evet doğru, birinin yönlendirmesi beni zorlar. Uçakta bile 'Çekilin, ben kullanayım' diyesim geliyor. O kadar kontrol takıntım var. İlişki konusunda bence karşılıklı yönetilmek güzel. Bir taraf yönetirse, diğeri karakterini kaybedebilir. Barış'ın, üzerimde etkisi olduğu alanlar hoşuma gidiyor. Bazen de ben ona yapıyorum."
Bir dönem Barış Arduç'un hayranlarıyla arasında sorunlar yaşandığına dair haberler çıkmıştı. Özay, bunlara gülerek yanıt verdi: "Onun hayranlarıyla hiç küsmedik ki. Ben 'Can güvenliğim tehlikede' diye şaka yapıyordum. Kulaktan kulağa haberler yayılıyor; 'Seti bastı' falan diyorlardı. Ben beş senedir hiçbir haberi yalanlamadım. İnsanlar doğruyu-yanlışı beni tanıdıkça anlasın istedim. Okudukları her habere inandılar. Barış'ın dizi çekimlerinde montajı değiştirdiğime dair şeyler bile söylendi. Ben Barış'ın setini uzaktan bile görmedim. Ama bazı hayranların hissettiklerini anlıyorum. Ben de onların yaşındayken Leonardo DiCaprio'ya aşıktım. Yanında biri olsa gıcık olurdum ama Barış'ın yaşı büyük hayranlarının yazdığı şeyler de var. Onların durumu farklı tabii. Onları da psikiyatra yönlendirmekte fayda var."

ÖZLEM AVCI
BUGÜNE KADAR 24 EVDE ĞİŞTİRMİŞ
'Görümce' filminin senaristi ve oyuncusu Gupse Özay ile en keyifli, en komik çekimimizi ve sohbetimizi yaptık.
Filmdeki gibi gerçek hayatta da görümce olan Gupse Hanım, ilk başlarda Amerikalı yengesine yaptığı cadılıkları şöyle anlattı: "Artık aile olduk ama eskiden yengeme çok çektirdim. Yalnızlık duygusundan herhalde, abimi alan kadın olduğu için, çok kaprisler yaptım. 'Görümce'yi yazarken abimden yaptıklarımı anlatmasını istedim. Mesela şunu yapmışım; üçümüz yemek yiyecekmişiz; onlar yemeğe başlamış, ben 'Bravo size! Bensiz yiyin' deyip oradan ayrılmışım. Filmdeki 'Yeliz' de yaşadıklarından dolayı kendini alışverişe veren bir kadın. Sevdiklerim konusunda kıskancım."
Kendisiyle barışık olduğunu dile getiren Gupse Hanım; İzmir'de geçen ergenlik çağlarında kokoş bir kızmış. Topuklu ayakkabılarla gezer, bir sonraki cumartesi ne giyeceğini düşünürmüş. Özay, o günleri şöyle anlattı: "İstanbul'a, abimin yanına gide gele değiştim. İçerik yükselince dışarıya bakmak azalıyor, uğraşmıyorsun. Mesela galada neredeyse makyaj bile yapmayacaktım. Ama tabii ikisinin arası olmak lazım. Estetik yaşı 16'ya inmiş. Bu durum biraz da sosyal medyadan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Çok tehlikeli; filmde onun da eleştirisi var."

'ARTIK SESİMİ ÇIKARIYORUM'
Gupse Özay, "Peki değişmeseydiniz estetik harikası olur muydunuz?" sorusuna şöyle yanıt verdi: "Kesinlikle olurdum. O dönem neredeyse kahvaltıda bile röfle yiyecektim, düz ayakkabı ile yürüyemiyordum, düşünün. Üç evrem var benim. Bir erkek çocuğu gibi büyüdüm, ergenken kokuş oldum, şimdi de olgun çağım."
Hep böyle pozitif biri olup olmadığını sordum. Özay, "Herkes beni ekranda deli zannediyor. Normalde deli değilim de pozitif olmaya özen gösteriyorum. Ama biraz hiperaktiflik de var. 32 yaşındayım artık. 30'dan sonra ne istediğini biliyorsun. Hareketlerim değişti. Artık gereksiz yere duygusal değilim. Kendimi yönetmeyi öğrendim, geçmişte hakkımı çok yedirirdim, artık sesimi çıkarıyorum.
Gupse Özay, bundan sonra da senaryo yazmaya devam edeceğini söyledi: "Karakter yaratmak çok hoşuma gidiyor. Kendi bildiğim yerden yazıyorum. Kafamda yeni senaryolar var, bizim sülale kalabalık, çok karakter var. Çok taşınan bir aileydik. O yüzden çok malzemem var. Bu benim 24'üncü evim. Barış'ın hayranları gece 23.00'te fotoğraf çektirmek için evimize gelmeye başlayınca taşındık. Ben bütün mahalle ile tanışırım. Senaryolarımın malzemelerini herhalde oralardan toplamışım. Yeni eve geçen hafta taşındım daha. Eşyalar taşınırken yan komşuda kahvaltıdaydım. O yüzden doğru mesleği yapıyorum. Üç kişiyi güldürürsem mutlu oluyorum.
Özay "Filmdeki karakterinizi birine benzetme çabanız oldu mu?" sorusuna şöyle yanıt verdi: "Hayır! Benzetenler oldu; 'Seda Sayan, Hande Acar' dediler. Ben yeni dönem kokoşluğunu araştırdım. Etrafta gördüğüm kadınlara benzemesini istedim, o kadar."

İLKER GEZİCİ
VAPURA DA BİNİYOR METROYA DA
Gupse Özay, deli dolu bir kız. İlk görüşte hiç yabancılık çekmeden sanki 30 yıllık dostmuş gibi kaynaşılanlar vardır ya, aynı öyle. Kendisiyle inanılmaz barışık. 'Makyajsız asla çıkmam' deyip kamera ya da gazeteci görünce kaçanlardan da değil...
Özay, daha kapıdan girer girmez ortamın havasını hemen değiştirdi. Fotoğraf çekimi sırasında kendi fikirlerini paylaştı. Karşımızda zeki, sempatik ve 'Nasıl görünürüm?' diye dert etmeyen rahat birini bulunca, biz de kendimizi ona teslim ettik. Özay, filmde yaptığı salatalık maskesini elleriyle yüzümüze uygulayıp bizi bir güzel streçledi. Maskeden sonra Özlem'in (Avcı) yüzü biraz yandı ama o da günün tatlı bir hatırası olarak kaldı. Yatak odası çekimlerimizde ise bizi çok güldürdü.

'BİZİM ARAMIZDA REKABET YOK'
Muhabbet, Barış Arduç'la olan ilişkisine gelince Özay'ın gözleri ışıldadı. 'Deliha' filminde tanışan çiftin mutlu bir beraberlikleri var. Her ne kadar ilk başlarda Arduç'un hayranları Özay'ı kabul etmekte zorlansa da, Özay bu durumu öyle güzel kabullenmiş ki, olanları doğal karşılıyor. "Sevgiliniz sizin kadar sıcak ve sempatik değil, dışarıdan çok cool görünüyor" diye yorum yaptığımızda, şöyle karşılık verdi: "O da çok iyi kalpli ve komiktir. Barış, sıfır puanla başlıyor, sonradan ısınıyor, ben 'N'aber abi?' diye 100'le başlıyorum. Onunki daha doğru ama ben kendimi böyle iyi hissediyorum."
"Evlilik yakın mı?" diye sordum; "Yarın da olabilir, üç sene sonra da. Ona zaman vermek ve konsantre olmak lazım. Çok yoğunuz" diye cevap verdi. Yurt dışında evlenmeyi isteyip istemediklerini sorduğumda şunları söyledi: "Bunu düşünmedik. Aslında Bali'de kuzenim evlendi; çok hoşuma gitti, egzotikti. Hayır demem."
Şöhreti anlamadığını, ünlü biri gibi de yaşamadığını söyleyen Özay, sözlerine şöyle devam etti: "Ünlünün mesafeli olması, kendini koruması falan lazım. Ama ben vapura da, metroya da biniyorum. Gözlem yapmak için halkın içinde olmam lazım. Beni çok tanımıyorlar zaten, yani ben Barış kadar tanınmıyorum. Mesela o yürüyemiyor sokakta. Hemen etrafını sarıp fotoğraf çekiyorlar." Özay, Arduç'u hiç kıskanmadığını, aksine hayranlarıyla fotoğraflarını kendisinin çektiğini söyledi.
Ülkemizdeki kadın komedyenler arasında kendisine iyi bir yer edinen Özay, bu durumdan çok hoşnut. "Kadınlar arasında rekabet durumu yok" diyen oyuncu, birbirlerini motive ettiklerini belirterek ekledi: "Demet Akbağ filmde oynadı; inanılmaz gururlandım. Ezgi (Mola), Büşra (Pekin) devamlı setteydi. Gülse (Birsel), İrem (Sak) hep destek veriyor zaten. Biz birbirimize 'Sen daha iyisin' diyoruz."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.