Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Film gibi bir hayat yaşayacağım diye kendime söz verdim

Giriş Tarihi: 8.7.2017
Film gibi bir hayat yaşayacağım diye kendime söz verdim

‘Tatlı Şeyler’ filmiyle izleyiciyle buluşan Uğur Uludağ: “Gençken kendime ‘Film gibi bir hayat yaşayacağım’ demiştim”

Uğur Uludağ'ın yazıp yönettiği 'Tatlı Şeyler' adlı komedi filmi, 23 Haziran'da gösterime girdi. Demet Şaşmaz, Cem Uçan ve İlhan Şeşen'in rol aldığı yapımı, "Bir arkadaşlık filmi" olarak niteleyen Uludağ ile yeni projelerini konuştuk...
Daha önce sinema filmi tecrübeniz oldu mu?
Evet, gençken "Belki film yapamam ama film gibi yaşayacağım" demiştim kendi kendime. Film gibi yaşama işini hallettik. 2006'da 'Bir İhtimal Daha Var' adlı ilk filmimi yaptığımda, birçok şeyi öğrendim.
'Tatlı Şeyler'in çıkış noktası nedir?
2009 yapımı 'Kadri'nin Götürdüğü Yere Git' adlı filmi yazdığımda, Cem Özer ve benim oynadığım rol çok beğenilmişti. Bu iki karakterin hikayesi üzerinden bir film yapmak istedim. 'Hamit' ve 'Ercan' adlı iki efemine modacının başından geçen bir yol hikayesini yaptık. Hatta içine bebek de koyup ailece izlenebilecek bir film yapalım dedik. 2009'dan beri masada bekleyen bir işti. Geçen yaz çektik, bu yaz 23 Haziran'da gösterime soktuk.
Filmi hayata geçirmek neden bu kadar uzun sürdü?
Birçok yapımcıya gittik, çok beğendiler ama endişeleri vardı. Bu iki efemine modacıyı daha erkeksi bir hale büründürsek mi diye baktılar. Ben de kendilerine "Jaws'ı köpekbalığı yerine hamsi yaparsak, bu da olabilir" dedim.
Filmde çocuk sevgisi de işleniyor...
Evet, çocuk sevmemek zor bir şeydir. Çocuk sevmeyen biri, çocuk sevmeye nerede başlar? Yani bu kavrama en uzak kim olabilir diye düşündüm. Karakterlerin cinsel kimliğini de böyle seçtim zaten. Fiziken ebeveyn olmaktan çok uzaklar ama aynı zamanda bireysel olarak düştükleri durumdan dolayı ebeveynler.
Siz baba olmak ister miydiniz?
Geçmiş olsun. O iş geçti bizden; 46 yaşındayım artık.
Tıp ilerledi ama... İlerledi de, tek başıma çocuk yapabileceğim kadar ilerlemedi herhalde! Hayatımda pişmanlığını duyduğum tek şey var; keşke 20 yaşındayken çocuk yapsaydım. O çocuk şimdi 26 yaşında olurdu, beraber takılırdık.
Filmde çocuk oynatmak sizi zorladı mı peki?
Çok zordu. Sekiz aylık bebekle film çektik. Ece, baya erken yaşta başrol oynayan ilk çocuk oldu herhalde. Çok küçük olmasının yanı sıra sıcak hava da bizi zorladı.
Kendinizi başarılı buluyor musunuz?
İplerin benim elimde olduğu hiçbir işte başarısız olmadım. Tiyatroda birçok şey yaptım, genç oyuncular yetiştirdim. "Oyununuzu izledikten sonra evliliğimiz kurtuldu" diyen seyircimiz oldu. "Sizinki kurtuldu da benimki niye battı?" dedim ama kendimi başarılı buluyorum.

MODA İYİ BİR ŞEY OLSAYDI ZIRT PIRT DEĞİŞMEZDİ

Filmde moda dünyasına gönderme mi yapıyorsunuz?
Hem kadın, hem erkek duygularını bu tip insanlar anlıyor. Moda iyi bir şey olsaydı, zırt pırt değişmezdi. Bence bu, filmin konusunu özetliyor. Bu iki tipin modacı olması, aradaki kontrastı çıkarmak için yapılan bir şey.
Sizin modayla aranız nasıl?
Ben o konuda biraz eski kafalıyım. 16 yaşında nasıl giyiniyorsam, hâlâ öyle giyiniyorum. Yeni modada erkekler dar pantolonlar giyiyor ama bana pek yakışacağını sanmıyorum.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Film gibi bir hayat yaşayacağım diye kendime söz verdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz