X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kayısının Farklı Renkleri Ve Yeni Çeşitleri Anlatıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kayısının Farklı Renkleri Ve Yeni Çeşitleri Anlatıldı

  • Giriş Tarihi: 1.4.2015 14:18 Güncelleme Tarihi: 1.4.2015 14:23
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARAFINDAN “KAYISIDA FARKLI RENKLER YENİ ÇEŞİTLER” BAŞLIKLI KONFERANS VERİLDİ.
Kayısının Farklı Renkleri Ve Yeni Çeşitleri Anlatıldı

İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından “Kayısıda Farklı Renkler Yeni Çeşitler” başlıklı konferans verildi.
Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Murat Asma’nın verdiği konferansa öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Ülkemizin biyoçeşitlilik ve ekolojik zenginlik bakımından çok önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayram Murat Asma şöyle konuştu:
"Üç kıtanın kesişme noktasında yer alan Türkiye, sahip olduğu bu potansiyel bağlı olarak çok sayıdaki tarımsal üründe dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer almaktadır. Kayısı, Anadolu’da yetiştirilen kadim meyve türleri arasında yer alır. Dünyada kayıtlı yaklaşık 2.500 kayısı çeşidi veya tipi bulunmakta ve çoğunlukla meyvesi için yetiştirilmektedir. Ancak Japon kayısısı da denilen Prunus mume süs bitkisi olarak değerlendirilmektedir. Mezopotamya’da Akatça çivi yazısı tabletlerinde ‘Armannu’ kelimesi geçmektedir. Uzmanlar bu kelimenin kökeninin büyük olasılıkla Sümerce olduğunu ileri sürmektedir. Tahmini olarak M.Ö. 1100 yılında bir Sami lehçesi olan Aramca yazılan diş ağrısının tedavi edilmesinde kayısı ile ilgili bazı veriler vardır.
Kutsal kitaplarda kayısı ile ilgili bilgiye pek fazla rastlanmaz. Ancak Tevrat’ta ismi geçen bitkiler konusunda çalışma yapan Hepper’e (1992) göre; ‘Tappuah’ kelimesi ile kastedilen meyve aslında kayısıdır. Hititlerin başkenti Hattuşaş’da (Boğazköy) yapılan kazılarda bulunan ve bir toprak bağış tableti olan KBo V 7 Rs.28’de Tiuatapara adındaki bir şahsın 42 adet kayısı ağacından bahsedilmiştir. Hititler kayısıya ‘Hashur.Kur.Ra’ adını vermişlerdir. HASHUR.KUR.RA‘nın kelime anlamı HASHUR; elma, KUR.RA; dağ olup Türkçe karşılığı ise “Dağın Elması” veya “Dağ Elması”dır. Doğu Çin’de Shandong Eyaleti Qufu şehrinde büyük Çin Filozofu Konfüçyus öğrencilerine “Kayısı Ağacı Tapınağı”nda (Xing Tan Pavilion) dersler vermiştir. Matthioli’nin “Commentaries on Dioscorides” isimli botanic kitabında, Vincenzo Campi’nin “Fruit Seller”, Vincent van GOGH’un 1888’de yaptığı “Apricot Trees in Blossom” ve Salvador Dali’nin “Abricot chevalier (Apricot Knight)” isimli tablolarında kayısının bugüne kadar bilinmeyen farklı renklerini görmekteyiz.
Dünyada kayısı ıslah çalışmaların büyük bölümü 1950’li yıllarda başlamıştır. ABD, İtalya, İspanya ve Fransa’da kayısı ıslahı adına önemli işler yapılmıştır. Ülkemizde ilk kayısı ıslah çalışmaları 1941-1945 yılları arasında Kayısı Araştırma İstasyonu’nda yapımlı, bu çalışmalar sonucunda Şekerpare ve Alyanak çeşitleri geliştirilmiştir. Son 30 Yılda (1980-2010) Geliştirilen Kayısı Çeşitlerin Ülkelere Göre Dağılımı; ABD 74 Çeşit, Fransa 70 Çeşit, İtalya 62 Çeşit, Çin 47 Çeşit, Çek Cumhuriyeti 29 Çeşit, İspanya 26 Çeşittir. Türkiye’de ise bu süreçte sadece 7 çeşit (Dr. Kaşka, Çağataybey, Çağrıbey, Alatayıldızı, Şahinbey, Mihralibey, Alkaya ve Dilbay) geliştirilmiş ve tescil edilmiştir.
İnönü üniversitesi Kayısı Araştırma ve Uygulama Merkezinde 2001 yılında İnönü Ünivresitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi, TUBİTAK, DPT ve Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatçı Birliklerinin maddi desteği ile başlatılan “Çok Amaçlı Kayısı Islah Projesinde yapılan çalışmalar kronolojik olarak aşağıdaki gibidir.
1999 yılında İnönü Üniversitesi KAUM bünyesinde 40 dekar büyüklüğünde kayısı koleksiyon bahçesi kuruldu.
2002 yılında TUBİTAK’ın desteğiyle “Geç Olgunlaşan Sofralık Kayısı Islahı Projesi” başlatıldı.
2003 yılında DPT’nin desteğiyle “Kurutmalık Kayısı Islah Projesi” başlatıldı.
2005 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığının desteğiyle “Erkenci ve Orta Mevsim Sofralık Kayısı Islah Projesi” başlatıldı
2007 yılında İnönü Üniversitesi BAP desteğiyle “Şarka Virüsüne Dayanıklı Kayısı Islah Projesi” başlatıldı
2009 Yılında “AB 7. Çerçeve Programı SHARCO Projesinden maddi ve bilimsel destek sağlandı.
2009 yılında “Dilbay” kayısı çeşidinin tescili için Tarım Bakanlığına başvuru yapıldı.
2012 yılında Dilbay kayısı çeşidi tescil edildi.
2014 yılında “AB 7. Çerçeve Programı MARS projesi” desteği alındı
2015 yılında Eylül kayısı çeşidinin tescil başvurusu yapıldı.
2001 yılından beri devam eden proje kapsamında 260 bin çiçekte suni tozlama yapılmış ve yaklaşık 20 bin melez kayısı bitkisi elde edilmiştir. Bugüne kadar yaklaşık 400 bin TL harcanan projede geriye melezleme yöntemiyle elde edilmiş yaklaşık 3 bin bitkinin değerlendirmesi devam etmekte olup çalışmaların 2018 yılında tamamlanması planlanmaktadır.”