X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER MHP’li Özbayram’dan ‘İstiklal Marşı’nın Kabulü’ Mesajı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

MHP’li Özbayram’dan ‘İstiklal Marşı’nın Kabulü’ Mesajı

  • Giriş Tarihi: 11.3.2015 14:48 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili aday adayı Ali Özbayram, 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 94. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
İstiklal Marşı’nın TBMM’de milli marş olarak kabul edilmesinin üzerinden 94 yıl geçtiğini belirten Özbayram, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türklüğü yok etmek isteyen emperyalist güçler ve onların maşalarına karşı, yiğitçe bir mücadeleyle karşı koyan kahraman ordumuza, armağan edilen bu marş; dünya durdukça gür bir sesle okunmaya devam edecektir. İstiklal Marşı yalnızca ordumuza moral vermek amacıyla yazılmış olan bir şiir değildir. Her mısrasında muhteşem bir maneviyatı barındıran bu marş; bir milletin binlerce yıllık öyküsünü de sırtında taşımaktadır. Her satırı milli ruhun yansımalarıyla bezeli olan İstiklal Marşı, bütün dünyaya verilmiş bir ihtarı da simgelemektedir. Bu ihtar Türk milletinin asla esir alınamayacağının ve Türk vatanının asla teslim edilemeyeceğinin haykırışıdır. İstiklal Marşı her Türk’ün gönlünde ve dilinde ebed müddet yaşayacak ve o milli ruh, Allah’ın izniyle ruhumuzda her daim canlılığını muhafaza edecektir. Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımızın olduğu bugünlerde, İstiklal Marşımızı anlamak milletimiz için çok büyük faydalar doğuracaktır. İstiklâl Marşımız, büyük Türk Milleti’nin, niteliksiz, basiretsiz ve teslimiyetçi yöneticilerin elinde yok olmaya doğru yol aldığı bir dönemin yaşanmış bir kahramanlık ve kurtuluş destanıdır.
İstiklâl Marşımız, vatanın ve milletin bekası ve mutluluğu için ölümü göze almış milli kahramanların insanüstü bir mücadele ile Türk Milletini ayağa kaldırma stratejisinin zafer tacıdır.
İstiklâl Marşımız, yalnızca günün manevi ikliminden etkilenmiş bir sanatçının hissiyatı değil, tarihin derinliklerinden gelen ve sonsuz bir geleceğe uzanan büyük Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet beyannamesidir. İstiklâl Marşımız, milletimizin cephelerde kahramanca savaştığı bir dönemde, zaferle sonuçlanacak milli yükselişin sembolü olmakla kalmamış, beraberinde onu anlayabilmiş vicdanlarda Türk Milleti’nin geleceğine de ışık tutmuştur.”
“MİLLETİMİZİN MUHTAÇ OLDUĞU MESAJ İSTİKLAL MARŞIMIZIN DERİN ANLAMINDA SAKLIDIR”
İstiklâl Marşı’nın henüz istiklâl ile sonuçlanmamış bir savaşın sürdüğü bir dönemde yazıldığını ve bu yüzden hem kurtuluşun rehberi, hem de müjdecisi olduğunu kaydeden Özbayram, mesajına şu ifadelerle devam etti: “Bu destanın her satırı, kanla ve inançla, sabır ve dirençle damla damla kaleme alınmış gerçek ve örnek bir doğruluş ve dirilişin, bağımsızlık aşkının ve hürriyet mücadelesinin tezahürüdür. Bugün de başka yönleri ile büyük bir tehdit olarak ortaya çıkan emperyalizme karşı, bundan doksan dört yıl önce yaşadığı milli buhran neticesinde şaşkın, umutsuz, yılgın bir ruh haliyle, çaresizlik içinde kıvranan ve bir kurtarıcı arayan milletimizin muhtaç olduğu mesaj İstiklal Marşımızın derin anlamında saklıdır. Üzülerek belirtmeliyiz ki bugün ezelden beri hür yaşamış milletimize zincir vurmaya çabalayan çevrelere teslim olan zihniyet, bu muhteşem manzumenin derin anlamından habersiz onu bir müze eseri haline getirmeye çabalamaktadır. ‘Korkma’ diye başlayan dizeler bugün de en çok ihtiyaç duyduğumuz manevi heyecanın önemini vurgulamaktadır. Milli varlığımıza tehditlerin giderek arttığı, korkakların, teslimiyetçilerin, gafillerin kol gezdiği günümüzde milli şairimizin bu haykırışını büyük Türk Milletine yürekten tekrarlamak bir milli görevdir.
Bu vesileyle Türk milletinin bağımsızlığı için şehadet şerbetini içen kutlu atalarımız başta olmak üzere; gazilerimize ve bu mukaddes mısraları bize armağan eden Mehmed Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak”