X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bu domuzlar tıbba ışık tutuyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bu domuzlar tıbba ışık tutuyor

  • Giriş Tarihi: 26.7.2013

Uludağ Üniversitesi'nde başlatılan yeni proje kalp hastalarının umudu olacak. Domuzdan damar alınarak metal kalp kapakçığı üzerinde canlı doku oluşturulan sistemde sona gelindi

Bursa'da metal kalp kapakçıklarını insan vücuduna uyumlu hale getirebilmek için bu kapakçıkların üzerinde canlı doku oluşturmak amacıyla başlatılan projede sona gelindi. İlk önce domuzlar üzerinde denenip geliştirilen ve domuzdan damar alarak metal kalp kapakçığı üzerinde canlı doku oluşturan cerrahlar kapakçığı domuzlara açık kalp ameliyatıyla nakledip çalışmasını sağladı. Projenin üçüncü ve son ayağında amaçlarının açık kalp ameliyatı olan domuzların her hangi bir makineye bağlı olmaksızın 3 ay boyunca yaşatmak olduğunu söyleyen Uludağ Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tok, "Domuz kapağı dejenere olduğu zaman belli bir süre sonra ikinci bir açık kalp ameliyatı ile değiştirilmesi gerekiyor. Bizim amacımız daha uzun ömürlü olan metal kapağı uyumlu hale getirmek. Metal kapakta eğer kan temasıyla birlikte kan sulandırıcı kullanılmazsa pıhtılaşmalar oluşmaya başlıyor. Halbuki kanla temas yüzeyi üzerinde canlı dokuyu oluşturursak pıhtılaşma sorununu aşmış olacağız" dedi. Uludağ Üniversitesi'nde histoloji - embiryoloji ana bilim dalı, veteriner fakültesi ve kalp damar cerrahisi olarak 3 fakültenin ortaklaşa yürüttüğü araştırmanın, kalp hastalarına umut olacağı belirtildi. Söz konusu araştırmada kalp ameliyatlarında kullanılan suni kalp kapakçıklarının hastaların laboratuar ortamında üretilecek hücreleri ile kaplanarak, doku reddi problemlerini büyük ölçüde ortadan kaldırması hedefleniyor.

KAN SULANDIRICILARA SON
Kalp kapakçık ameliyatlarında domuz kapağı ve metal kapak olmak üzere iki tür kalp kapağı kullandıklarını belirten Doç. Dr. Mustafa Tok, biyolojik domuz kapaklarının metal kapaklara nazaran ömrünün daha kısa olduğunu söyledi. Amaçlarının uzun ömürlü metal kapakçık nakillerinden sonra ortaya çıkan kan sulandırıcı ilaç gereksinimini ortadan kaldırmak olduğunu belirten Tok sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalp kapak ameliyatlarında önemli iki tür kalp kapağı kullanıyoruz. Bir tanesi metalik kalp kapağı bu kapak kan sulandırıcı bir ilaç ortaya çıkarıyor. Diğeri ise biyolojik kapaklar. Biyolojik kapaklarda kan sulandırıcı ilaç ihtiyacı olmuyor. Ancak biyolojik kapakların ömrü metalik kapaklara göre daha düşük. Bizim şu an yürütmekte olduğumuz projedeki amacımız. Mekanik metal kalp kapağını kişinin kendi hücreleriyle kaplayarak uzun ömürlü metal kapağı kan sulandırıcı ilaçlardan bağımsız bir hale getirmek. Bu nedenle yapmış olduğumuz projede öncelikle hayvan deneylerini yapıyoruz. Şu anda domuzlar üzerinde çalışıyoruz. Domuzların kalbi hem boyut olarak hem de anatomik yapı olarak insan kalbine en çok benzeyen kalp türü olduğu için domuzları seçtik. Domuzlardan almış olduğumuz damar parçalarından kendi hücrelerini ürettik. Üretilen bu hücreleri metal kalp kapağı üzerine kapladık. Bunun sonunda hem hücrelerin canlılığının devam ettiğini gördük. İkinci aşamada bu kalp kapağını domuzun kalbine taktık. Açık kalp ameliyatıyla bunu da gerçekleştirdik. Üçüncü aşamada ise bu hayvanları bizim kaplamış olduğumuz kalp kapağıyla minimum 3 ay yaşatmak ve kan sulandırıcı kullanmadan herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve kapağın düzgün olarak çalıştığını onaylamaktı. Şuan hayvanları erken dönemde yaşatmak gayreti içerisinde bir yoğun bakım ünitesi kurma çabasındayız" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.