X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Pişmaniyenin asıl mucidi İzmitli Ermeni ustaymış
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Pişmaniyenin asıl mucidi İzmitli Ermeni ustaymış

  • Giriş Tarihi: 18.12.2013

Adını İzmit'le duyuran pişmaniyenin asıl mucidi, 1600'lü yıllarda İzmit'e gelen Şekerci Agop usta olmuş. Onun gizli tarifiyse İzmitli muhasebeci İbrahim Efendi tarafından günümüze taşınmış

Pişmaniye denince ilk akla gelen İzmit, aslında pişmaniyeyi İran'dan Türkiye'ye göçen Ermeni bir ustaya borçlu... 1601-1611 arasında İran'dan gelerek izmit'e yerleşen Şekerci Hacı Agop Dolmacıyan'ın şekerci dükkanından çıkan pişmaniye, o dönemlerde bir sır iken, bu tarifin bize ulaşması ise daha da ilginç bir hikayeye dayanıyor. Dolmacıyan Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda şekerci dükkânını kapatarak başka ülkeye göçer. Ancak Agop ustanın tarifi, onun dükkanında çalışırken aynı zamanda çocuklarına Türkçe ve Fransızca dersi veren İbrahim Ethem Efendi tarafından bize ulaştırılır. Aynı zamanda İzmit Muhasebe Başkâtipliği'nde görevli olan İbrahim Ethem Efendi, gel zaman git zaman gördüğü pişmaniyeyi sonraları uygulayarak tarifin yaygınlaşmasının önünü açar. Pişmaniye 'Tel Helva' olarak da biliniyor. Yolculuklarda İzmit'ten geçenleri önce o karşılıyor. Kocaeli'nde tüm yöresel şenliklerin şölenlerin vazgeçilmezi olan pişmaniye özellikle hafifliği ile ön plana çıkıyor. Margarin vanilya (türüne göre kakao) limon tuzu şeker un ve sudan yapılan pişmaniye, önce ağda haline gelinceye kadar eritiliyor. Dondurulduktan sonra büyükçe bir halka biçimine getirilip, büyük bir sininin üstüne konuluyor. Kavrulmuş una eritilmiş tereyağ yedirildikten sonra tepsinin çevresinde duran birkaç kişi tarafından çevrilen pişmaniye bu yönüyle yapımı en zor ve zahmetli tatlı tariflerinin başında geliyor. Yapılışının zahmetli olması ve kıvamı ile tadının tutturulamaması nedeniyle zamanında bu tatlıya "Pişman tatlısı' denildiği ve adını buradan aldığı da iddia edilir

MAKİNALARDA ÜRETİLİYOR

Daha önce elle üretilen Pişmaniye şimdi modern makinalara teslim. Şeker ve sudan oluşan karışım bir kazanda 165 dereceye kadar kaynatılıyor. Kaynamış şeker soğutma tezgâhlarına dökülüp, şeker soğutma tezgâhlarında soğuyup yavaş yavaş macun halini alıyor. Macun halini almış şeker daha sonra beyazlatma işlemine tabi tutuluyor. Eski zamanlarda ustanın şekeri demir bir çubuğa asarak uzata uzata yaptığı beyazlatma işini, günümüzde özel beyazlatma makineleri yapıyor. Bu işlem bittiğinde şeker büyük bir sakıza benziyor. Diğer yandan un ve yağdan oluşan ve bir kazanda 7-8 saat pişen özel hamur, pişmaniyenin çekileceği büyük tepsiye belli bir miktar yayılıyor. Halka haline getirilmiş ve hamur ile karıştırılmış şeker çekilerek açılmaya başlanıyor. Son aşamada pişmaniyeyi çeken yine ustalar oluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.