X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir 'İpekböceği' mucizesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir 'İpekböceği' mucizesi

  • Giriş Tarihi: 14.2.2014

Türkiye'nin ilk yerli tramvayı olan İpekböceği'nin Proje Sorumlusu Makine Mühendisi Taha Aydın, okul arkadaşı Başkan Altepe ile birlikte bir hayali nasıl gerçeğe dönüştürdüklerini SABAH BURSA'ya anlattı

Türkiye'de her geçen gün yaygınlaşan hafif raylı sistem taşımacılığında dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için Bursa'da başlatılan yerli tramvay ve metro vagonu üretimi başarıyla devam ediyor. Türkiye'nin ilk yerli tramvayı olan İpekböceğinin mimarı olan Makine Mühendisi Taha Aydın, başarısını SABAH BURSA'ya anlattı. Yerli Tramvay Proje Koordinatörü ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Taha Aydın, Avrupa ülkelerinin 30-40 yıllık bir süreçte deneyimli mühendis kadrolarla hayata geçirebildikleri bir projeyi 3 yıllık çalışma ile yaptıklarını kaydetti. Yürüyen aksamından yazılımına kadar tamamen Türk mühendislerinin ürünü olan yerli tramvayın tüm testlerden geçtiğini ve üretim sertifikalarını aldığını belirten Aydın, firmanın artık ihalelere çıkabildiğini vurguladı.

OKUL ARKADAŞI YARDIM İSTEDİ

Bursa Büyükşehir belediye Başkanı Recep Altepe'nin uzun yıllardır hayalini kurduğu yerli tramvay Türkiye'de yerli otomobil tartışmalarını yaşandığı sürece denk geldi. Otomobil tartışması yaşanırken, Türkiye'nin ulaşım sorununu çözmek için birçok kentte hayata geçen hafif raylı sistemler için alınan vagonlarda yurtdışına bağımlılığı ortadan kaldırmaya karar veren Başkan Altepe, projesini hayata geçirmek için kolları sıvadı. Yapılan araştırmalarda yerli tramvay üretmenin mümkün olacağını ancak bu konuda uzman bir kişiye ihtiyaç duyulduğunu anlayan Altepe, kendisi gibi makine mühendisi ve okul arkadaşı olan Taha Aydın'ı yurt dışından Bursa'ya davet etti. Başkanın projesi karşısında heyecanlanan Aydın hızla projenin başına geçti.
* İpekböceği hayali nasıl başladı?
Sayın Başkan İpekböceği'ni yapalım dediğinde, tramvay-metro yapalım dediğinde insanlar 'hayal kuruyorsunuz' dediler ama yapıldı bunlar, daha da yapılacak. Bu İpekböceği sadece Bursa'nın değil Türkiye'nin de vizyonunu değiştirdi. Yüzde 51 yerli üretim bir sistem oldu. Türkiye bundan ne kadar pay alabilir? Dışarıdaki esas kaygı bu. Bursa bundan ne kadar pay alacak? İşte bunu belirlediğinizde buna göre stratejik plan oluşturursunuz. Dolayısıyla üniversite eğitiminden, AR-GE yatırımlarınıza kadar buna göre bir planlama yaparsınız. Durmazlar gibi bu konuda çalışmak isteyen şirketlerin hevesleri arttı. Hem üretilebilir olduğunu kanıtladılar, kendilerine güven geldi hem de 'pastadan pay alabilir miyiz'in hesapları yapılmaya başlandı. Artık üniversitelerde raylı sistem mühendisliği diye bölümler oluşturulmaya başlandı. Bir iki yıl sonra mezunlar verecekler. Altyapımızı kurmaya başladık diyebiliriz.
* Bursa nasıl başarılı oldu?
Raylı sistemler kamu teknolojileridir aslında. Müşterisi kamudur. Biz bunu başardık çünkü arkamızda kamu gücü vardı. Kamu destek oldu "Yapın biz bu aracı alacağız, ihtiyacımız var, yeter ki dünya standartlarında bir araç olsun" dendi. Biz de gecemizi gündüzümüze kattık ve yaptık.
* Bursa'nın kaç metro hattına ve kaç vagona ihtiyacı var?
Bizim Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak 50 tane hafif metro vagonuna ihtiyacımız söz konusu diyebiliriz. Büyükşehir Belediyesi'nin geliştirdiği raylı sistem ağına baktığımızda 11 ayrı ağdan bahsediliyor, bunları topladığınızda 90 ila 110 araç arasında bir tramvay ihtiyacı görünüyor. Bunlar en azından 10 yıllık bir süreçtir, çünkü sadece teknoloji üretmek değil bunların finansmanını da bulmak gereklidir. Bir de inşaat süresi var tabii. Bugün bir sipariş aldığınızda 18 aydan önce teslim edemiyorsunuz. İnşaat 1 yıl sürüyor, şehrin her yerini kazamıyorsunuz. İşin ekonomik ve sosyal yönlerini de düşünmek lazım.

'DEVRİM POLİTİK KAZAYA UĞRADI'

Sonu Devrim Arabaları'na benzer endişesini duydunuz mu?
Biz ipekböceği projesini gizli saklı yapmadık. 'Devrim otomobiline benzer mi sonu' yönündeki kaygılar her projede olabilir çünkü siz bir yeniliğe, bir AR-GE çalışmasına talip oluyorsunuz, bunu yok etmek, karalamak isteyenler her zaman olabilir. İpek böceği TÜBİTAK destekli bir AR-GE çalışmasıdır. Üstelik biz 4 yıllık bir projeyi 2.5 yılda bitireceğiz diye bir hedef koyduk. Sektörü tam bilmediğimiz halde gerçekten de bitirdik. Çünkü azmettik. Ama sertifika alma süremiz sadece 1.5 yıl sürdü. Türkiye'de uluslararası standartlarda üretilen bir araç yoktu ve ilk kez böyle bir testten geçiriliyordu. Ben geldiğimde AR-GE departmanında 38 mühendis vardı. Şu an 72 mühendisimiz oldu, hedefimiz 100 mühendisle çalışmak, sıfırdan başlayan arkadaşlarımız artık raylı sistemi tanıyorlar, uzun bir çalışma sürecinin çok başındayız. Türkiye'de artık raylı sistem yatırımlarının başarılı olacağına inancın kuvvetlendiğini söyleyebiliriz Devrim Arabaları'nı yapanlar da böyle bir azimle yola çıktılar, başarılı da oldular ancak Devrim Arabaları politik kazaya uğradılar. İki araç yapmışlardı, araçlardan birinin benzini bitti diye böyle bir projeyi çöpe atmak büyük hataydı.

ALMANYA'DA İHALEYE GİREBİLİRİZ

Teknik donanımın özellikleri neler?
Aracın kendisi çok teknolojik, 2012 regülasyonuna göre yapıldı. Güvenlik seviyesini 5'e yükseltecek, vatman ve yolcuların güvenliğini artıracak, kaza riskini en aza indirecek özel regülasyonlar düzenlendi. Hava taşımacılığına alternatif olsun diye alınan tüm önlemler uygulandı. Şöyle düşünün, bu araç Almanya'da ihaleye girebilir, Almanya standartlarında yürüyebilir bir araç. Üzerindeki raydan çıkma riskini azaltan bir sistem mevcut. İki tane uluslararası patentimiz, benzeri olmayan iki uygulamamız var. Birincisi; süspansiyonu, havalı pinomatik sarsıntıyı en aza indirdik, ikincisi gövde ömrünü uzattık. Dolayısıyla şöyle diyebiliriz bu teknoloji için; geç kaldık ama son regülasyon aracı üreterek rakiplerimizi bir ölçüde yakalamayı başardık.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.