X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doç. Dr. Başaralı: “İftarda Yavaş Yiyin”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doç. Dr. Başaralı: “İftarda Yavaş Yiyin”

  • Giriş Tarihi: 17.6.2015 14:38 Güncelleme Tarihi: 17.6.2015 14:48
MERSİN İL SAĞLIK MÜDÜRÜ DOÇ. DR. MUSTAFA KEMAL BAŞARALI, VATANDAŞLARI İFTARDA YAVAŞ YEMELERİ KONUSUNDA UYARDI.
Doç. Dr. Başaralı: “İftarda Yavaş Yiyin”

Ramazan’da yapılan en büyük hatalardan birinin çok hızlı bir şekilde besin tüketmek olduğu belirtilerek vatandaşlar yavaş yemeleri konusunda uyarıldı.
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mustafa Kemal Başaralı, yazılı bir açıklama yaparak, Ramazan’da nasıl beslenilmesi ve neler tüketilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi. Ramazan ayında oruç tutulmasıyla birlikte üç ana öğünün iki öğüne indiğini ifade eden Başaralı, özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin arttığına işaret etti. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması gerektiğini vurgulayan Başaralı, iftar sofralarında hangi besinlerin nasıl tüketilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi.
Ramazan’ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluk olduğunu ifade eden Başaralı, iftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabildiğine dikkat çekti. Oruç tutulduğu için kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğduğunu dile getiren Başaralı, “Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besin yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar. Bu nedenle iftar yemeğini yavaş yavaş yeyip, yediklerimizi iyi çiğnememiz sindirim sistemimize yardımcı olmamızı sağlayacaktır” dedi.
İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanmasının, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesinin uygun olduğunu kaydeden Başaralı, şöyle konuştu: “Beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi enerji veren, ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten posalı besin tercih edilmelidir. Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemli. Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur.”
Ramazan ayında bazı sağlık sorunlarıyla da karşılaşılabildiğini belirten Başaralı, en sık karşılaşılan sorunlardan birinin mide içinde bulunan yemek ve asidin yemek borusu içine doğru geri kaçması olarak tanımlanan reflü olduğunu ifade etti. Bu durumun özellikle yemekte şekerli, yağlı ve asit içeren besinlerin bir arada tüketilip yemekten hemen sonra yatarak dinlenilmesi sonucu meydana geldiği bilgisini veren Başaralı, bu rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için sağlıklı beslenme önerileri çerçevesinde hareket edilmesini istedi.
“GÜNDE İKİ LİTRE SU İÇİN”
Başaralı, oruç tutacak vatandaşlara şu uyarılarda bulundu: “Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Öğünler, sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra 1-1,5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte hem enerji veren hem de sıvı ihtiyacını karşılayacak olan ayran, taze sıkılmış meyve suları, maden suyu, sebze suları gibi sıvı besinleri içmeye özen gösterilmelidir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlaç, güllaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmelidir."
Yemekleri hızlı yemekten kaçınmak gerektiğini anlatan Başaralı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir. İftar yemeğinden yarım saat kadar sonra biraz hareket etmek, kısa mesafeli orta tempolu yürüyüş yapmak, sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır. Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için yemeklerde lif oranı yüksek kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler gibi gıdalar, ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir.”