X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Beşiktaşlı taraftarlar beni ıslıklarsa anlarım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Beşiktaşlı taraftarlar beni ıslıklarsa anlarım

  • Giriş Tarihi: 13.1.2013

Geçen sezon Beşiktaş'la üç kupa kaldıran NBA patentli basketbolcu Carlos Arroyo, Türkiye'ye Galatasaray Medikal Park'la döndü. Porto Rikolu oyuncu siyah-beyazlı taraftarların kendisini hâlâ sevdiğini düşünüyor: "Islıklanırsam da anlarım çünkü bu oyunun bir parçası"

Galatasaray Medikal Park, geçtiğimiz hafta içinde Eurocup'taki Kazan maçı öncesi bir medya günü düzenledi. Karlı havaya rağmen Abdi İpekçi'nin yolunu tuttum. İyi ki tutmuşum, Carlos Arroyo söyleşisinin temelleri atıldı. Perşembe günü antrenman sonrası Porto Rikolu yıldızla salonda buluştuk. İlk olarak "Çıkacağım gazete yanınızda mı?" dedi. ABD'de uzun yıllar oynamış bir sporcunun bu sorusuna olumsuz yanıt vereceğim için "Eyvah patladık," dedim ama Carlos "Sonra bana yollarsınız," diyerek kalbimi fethetti. Ecnebilerin 'humble' (mütevazı) diye tanımlayacağı Carlos'a ve Galatasaray'a sezonun kalan bölümünde başarılar dileyerek, sözü kendisine bırakalım.
- Uzun bir süredir 'Carlos Arroyo Türkiye'ye dönecek mi?' diye konuşuyoruz ama sizin hakkınızda çok şey bilmiyoruz
- Bir ikizim, bir ablam ve bir ağabeyim var. Basketbola beş yaşında, evimizin yanındaki açık sahada başladım. Babam beni bir beden öğretmenine vermişti ve altyapımı ondan aldım. Basketbol âşığı olan babam avukat, annem ise öğretmen.
- Avukat bir baba, öğretmen bir anne. Basketbolcu olmanız tuhaf değil mi?
- Evet, doktor ya da mühendis olmam şaşırtıcı olmazdı, değil mi? Her zaman basketbolcu olmak ve NBA'de oynama hayalim vardı. Ailem bana hep destek verdi. Dersler konusunda hep dengeliydik. Sonuçta eğer basketbolcu olamasaydım bir B planına doğru ilerlerdik.
- B planı var mıydı?
- Yoktu (Gülüyor). Hislerime hep güvenmişimdir. Her doğumgünümde o mumları üflerken "NBA'de oynayacağım," derdim.
- NBA'de kimlerin hayranıydınız?
- Mecburen Michael Jordan, başka seçenek bırakmadı! Isiah Thomas'ı da çok beğenirdim.
- Şu anlattıklarınıza bakılırsa, şanslı sayılabilirsiniz...
-
Sana göre evet, ama zorlu bir yol bu. Babam çok disiplinli bir adamdı. 16 yaşında ABD'ye bir tanıdığının yanına gittim. Sonra döndüm, liseyi Porto Riko'da bitirdim ve burs kazandım. Üniversiteyi Miami'de okudum ve eşimle tanıştım. Sonrası tarih işte...
- Yakın zamanda baba oldunuz. Erkek çocuğunuz olduğu için çok mutluymuşsunuz.
- Dünya tatlısı iki kızım var ama kadın demek drama, pembe renkler, takılar vs. demek. Çevremde çok kadın vardı açıkçası! Erkek erkeğe her zaman farklıdır. Onun da benim yolumu izlemesine önayak olmak, birlikte takılmamız çok farklı.
- Üçüncü de kız olsaydı?
- Dördüncüyü denerdim herhalde (Gülüyor).
- Oğlunuzla vakit geçiremeden İstanbul'a geldiniz.
- Evet, üç hafta dolmadan buraya geldim. Akşamları eşimle bilgisayardan konuşuyoruz, ama o alete sarılmak, öpmek aynı etkiyi bırakmıyor! İlk üç ay bebekler uçamadığı için nisana kadar onları göremeyeceğim.
- Eşiniz için de zor olmalı.
- Bu sezon lig bitince menajerime hamileliğin son aylarında eşimin yanında olacağımı söyledim. Sonra bu teklif geldi ve o anlayışla karşıladı. Benden daha iyi bir yaşamları olsun istiyorum.
- Sizin yaşamınız kötü müydü?
- Hayır, annemin ve babamın işi vardı. Ayağımıza ayakkabı alabiliyorduk! Demek istediğim, sahada başardıklarım hepsinin bir anlamı olsun istiyorum. Çocuklarım babalarının ne için, nasıl fedekarlık yaptığını anlasınlar.