X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Hayal etmeyi bırak,' diyenlere inanmayın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Hayal etmeyi bırak,' diyenlere inanmayın

  • Giriş Tarihi: 13.1.2013

Türkan Kanbur, 250 kadın arasından kadınlara yönelik karaoke kafe projesiyle ipi göğüsledi. İki çocuk annesi Kanbur, öyküsünü ve projesini Pazar SABAH'a anlattı

Tam 106 kadın, istisnasız hepsi çok heyecanlı. Kimi genç, kimi daha yaşlı. Bazısı hayatında hiç çalışmamış, bazısı emekli, kimi boşanmış, kimi hiç evlenmemiş. İçlerinde yaprak gibi titreyenler var. İşleri hiç kolay değil aslında. Karşılarında üniversite hocaları, iş dünyasının güçlü isimlerinden oluşan bir jüri var. Onlarsa bu zorlu ekibe hayallerindeki işi anlatacak ve onlardan destek isteyecekler. Tek tek jürinin karşısına çıkıp, belki de hayatlarında ilk kez hayallerini anlatıyorlar. O gün orada titreyenlerden, hayalindeki işi anlatırken gözlerini kaldırıp karşısındakine bakamayanlardan biri de iki çocuk annesi, 37 yaşındaki Türkan Kanbur'du. Bugün gözlerinden ışık saçan Türkan Hanım'la, o gün karşısındakilerin gözlerine bakamayan Türkan Hanım'ın aynı insan olduğuna inanmak zor. Türkan Hanım'ın gözlerindeki bu ışıltının bir nedeni var elbette... İstanbul Ticaret Odası (İTO), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu (İKGK) ve Coca-Cola, kadınların çalışma hayatına katılmasını sağlayacak ve diğer kadınlara örnek teşkil edecek Fikrim Artık İşim adlı projede güç birliği yaptı. Proje kapsamında 250 kadına ulaşıldı, elemeler sonucu bu kadınlardan 60'ı, KOSGEB'de (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) girişimcilik eğitimi almaya hak kazandı. Finanstan muhasebeye birçok konuda ders aldılar, ürün maliyetini çıkarmayı öğrendiler.

MACERA SÜRÜYOR
Bazen yoruldular, korktular, özellikle finans derslerinden sonra umutsuzluğa kapıldılar, ama destek oldular birbirlerine, devam etme gücü buldular. Aslına bakarsanız, tüm zorluklara rağmen, çocuklar gibi şendiler. Bir proje oluşturmak ve bunu hayata geçirmek için gereken her konuda ders aldı bu hanımlar. Üstelik dersleri konularında uzman akademisyenler, iş dünyasında bilinen isimler verdi. Hatta kendi aralarında eşlerine hava atanlar oldu. İşi kurmuş, fakat sonra batırmış bir eşe şöyle seslendi hanımlardan biri: "Ben İTO'da ders alıyorum. Sen önünden geçsen tanımazsın!" Bu işin esprisi elbette, ama gerçekliği de var doğrusu. Eğitime katılan 60 kadın da başarılı oldu, şimdi hepsinin bir girişimcilik diploması var. Projelerini hazırlayıp KOSGEB'den hem 30 bin liralık hibe yardımı hem 70 bin liralık kredi isteme hakları var. Belki bu haklarını hiç kullanmayacaklar, fakat artık hepsi bir iş yerinin projesini hazırlayıp, onu işletecek bilgi birikimine sahip ve bunu bilmenin güveni içindeler. Bu ekipten 10 kişi için macera biraz daha devam etti, 10 kadın bu kez tamamen Coca-Cola'nın organize ettiği bir eğitime daha katıldı. Bu eğitimin sonucunda üç kadın ve projeleri, şirket tarafından da desteklenmeye hak kazandı. Bu hanımlardan biri eğitimi bırakmak zorunda kaldı, Selnur Aysever ve Türkan Kanbur ise heyecanla projelerini hayata geçirmeye çalışıyor... Şimdi isterseniz ipi göğüsleyenlerden Türkan Kanbur'a tekrar dönelim. Çünkü onun hikayesi, örnek olacak cinsten. Türkan Hanım'ın projesi ilginç. O, Ümraniye'de kadınlara yönelik bir karaoke kafe açmak istiyor. Çünkü özellikle muhafazakar kadınların rahatça eğlenebileceği bir mekanlarının olmasını istiyor. Ve baştan söyleyelim, projesine çok güveniyor. Konuşmaya başlar başlamaz da hemcinslerine mesaj veriyor: "Bize hep 'Çok hayal kurma,' derler. Oysa hayal kurmak başarmanın yarısı, lütfen hayal kurun."

ALMANYA'DA DOĞDU
Türkan Kanbur, Almancı bir ailenin çocuğu, Almanya'da doğmuş... Aile çocuklar Türk kültüründen uzakta büyümesin diye okul çağı gelince, Türkan'ı ve ablasını Ordu'ya, anneannelerinin yanına göndermiş. Ailenin planı yurda kesin dönüş yapmakmış, fakat olaylar farklı gelişince Türkan Hanım ve kardeşi tekrar Almanya'ya dönmek durumunda kalmışlar. Dışarıdan bakınca Almanya'da yaşamak insana daha güzel görünüyor ama Türkan Kanbur pek öyle düşünmüyor. Eskiden de öyle düşünüyormuş, bugün de. Aklı Türkiye'de olunca, henüz 20 yaşındayken gelen evlenme teklifini kabul etmiş ve teyzesinin oğluyla evlenerek İstanbul'a yerleşmiş. "Bütün arkadaşlarım, akrabalarım buradaydı, o yüzden bana iyi geldi Türkiye'de. Ama kısa süre sonra pişman oldum, hata yaptığımı anladım. Almanya'ya gitmek istedim, ama eşim istemedi, mecburen burada kaldım," diyor ve ekliyor: "Ben hep şanssızdım zaten." Türkan Kanbur anlatmaya devam ediyor: "Çok kapalı bir çevrede yaşamaya başladım. Sosyal hayatım neredeyse hiç yoktu. Çalışmak istedim ama eşim 'Benim karım çalışamaz,' fikrindeydi, olmadı. Oysa Almanya'da lise dengi okulu bitirmiştim, Almanca biliyordum..."

BOŞANINCA HAYATI DEĞİŞTİ
Tam 11 yıl evliliğini sürdürüyor Türkan Kanbur, çocuklarını büyütüyor. Ama öyle bir yer geliyor ki "Bu iş böyle gitmez," diyor kendi kendine. Önce eşinin tüm engellemelerine rağmen kendisini bundan sonraki hayatına hazırlamaya çalışıyor, bilgisayar, muhasebe, diksiyon gibi aklına gelen her konuda kurslara gidiyor. Ve günün birinde ailelere boşanmak istediklerini söylüyorlar. Önce kıyamet kopuyor elbette, sonra herkes kabullenmek zorunda kalıyor, boşanıyor karı koca. Çocuklar Türkan Hanım'a kalıyor. Ve boşandıktan bir hafta sonra hayatının ilk işine giriyor, bir dernekte çalışmaya başlıyor. Bize talı tatlı hayat hikayesini anlatırken tam bu noktada yine şanssızlığını anıyor: "Ben şanssızım, ama o dönem şansım yanımdaymış demek ki..." Türkan Hanım'ın çocukları Almanya'ya gitmeyi istemez, hal böyle olunca, hayat mücadelesi İstanbul'da devam eder. Evin annesi çalışır, çocuklar okula gider. Tam yedi yıl böyle geçiyor, bir yandan çocuklar büyüyor. Sonra Fikrim Artık İşim projesini anlatan afişler görmeye başlıyor sağda solda. Bir gün belediyede çalışan bilgisayar öğretmeninden bir telefon geliyor: "Türkan, bir proje var, girişimci kadınlara destek veriyor, katılmanı istiyorum."

ÜNİVERSİTE HOCALARINDAN DERS ALDILAR
"Belediyeye gittim, bu çalışmaya katılmak istediğimi söyledim. Kadınlara yönelik bir karaoke bar açmak istiyordum ve projemle ilk elemeyi geçtim. 60 kadın arkadaşımla birlikte İTO'da düzenlenen girişimcilik derslerine katıldım, başarıyla KOSGEB'den girişimci sertifikası aldık. Finans, muhasebe gibi dersler aldık. Düşünebiliyor musunuz, üniversite hocaları bize ders verdi! Hayalini bile kuramayacağım insanlarla tanıştım. Öğrendiklerimizin çerçevesinde projelerimizi oluşturduk, sunduk. İnanamadım ama bu kez ilk 10'a girdim. Vallahi şanssız biriyim, ama oldu bunlar, projeme güveniyordum, fakat inanın ben de şaşırıyordum..." diye anlatıyor girişimci olmak için aldığı eğitimleri Türkan Kanbur.

MUCİZE DEVAM EDİYOR
Bütün bunlar olurken yavaş yavaş kendine güveni yerine geliyor. Hele Coca-Cola'da aldığı eğitim günlerini hiç unutamıyor: "Ben hayal bile edemeyeceğim şeyler yaşadım, değiştim elbette. Eğitimimiz bitince projelerimizi elden geçirdik, sözlü bir sunum hazırladık. Sunumuma hazırlandım, evde prova yaptım. Beş dakika projemi anlatacağım, iki dakika da soru cevap kısmı var. Ben başladım anlatmaya, önümde kronometre var. Bitirdim, nefes aldım, bir baktım, her şeyi iki dakikada anlatmışım! Vallahi nasıl başladım, nasıl bitirdim, hiçbir şey hatırlamıyorum. Sonra oradan çıktım, otobüsle eve geliyordum, telefonum çaldı. Bana 'Sizin projeniz kazandı,' dediler. Otobüste ağlamaya başladım. Yollarda ağladım, güldüm... Herkes bana baktı ama umurumda değildi," diyor ve "Bana piyango vurmuş gibi oldu, hani hep şanssızım diyorum ya, olanları böyle anlatınca fark ettim, ben şanssız değilmişim galiba, değil mi?" diye sorarak şansına iadeiitibar yapıyor Türkan Hanım ve biliyor ki yaşadığı bir peri masalı değil; mücadele henüz yeni başladı, ama şans yanında. Darısı diğer kadınların başına...