X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hepimiz Sibel Can'ız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hepimiz Sibel Can'ız

  • Giriş Tarihi: 20.1.2013

Ülker Kadınlar Matinesi'nde eskiden olduğu gibi zeytinyağlılar, börekler yoktu ama istisnasız her kadın çok eğlendi. Mehmet Ali Erbil'in esprileriyle ısınan hanımlar Nükhet Duru ve Sibel Can'la coştu

Televizyonda kadın kuşağının olmadığı yıllarda, birçok kadının yolu kadınlar matinesine katılmak üzere bir gazinoya düşmüştür. Ama televizyon evlere girdi, gazinolar unutuldu... Bu minvaldeki cümleleri Hürriyet gazetesine geçtiğimiz haftalarda röportaj veren Nükhet Duru da kurdu: "Hayatımıza giren televizyon hem yeni bir şey olması sebebiyle cazip hem de çok daha ekonomik geldi insanlara. Eskiden gazinolarda sadece program yapılmaz, konserler de verilirdi. Zeki Müren, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Gönül Yazar hem şıklık hem sanat hem de ifade biçimi bakımından çok önemli isimlerdi." Öyleydiler elbette üstelik bu isimleri izlemek için ailecek gazinolara gidilir, gazinolarda pazarları aile matineleri, çarşambaları kadınlar matinesi düzenlenirdi. Kadınlar matinesinde kadınlar toplanır, zeytinyağlılar, çörekler, börekler hazırlanır mümkünse bol bol fiziksel temas halinde sahnedeki sanatçı izlenirdi... Hayatında hiç kadınlar matinesine katılmamış, kadınlar matinesi tecrübesi ve birikimi eski Türk filmlerindeki sahneleri hatırlamaktan öteye gitmeyen ben, Türk tarihinin gördüğü en kalabalık kadınlar matinesine katıldım, sene 2013! Börek, çörek, zeytinyağlı yoktu ama kadınlar takmış takıştırmış, en güzel kıyafetleriyle Ülker Sports Arena'yı doldurmuştu. Bu kadar çok kadını en son cezalı maçlardan birinde sadece kadın taraftara açılan Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda gördüğümü hatırladım birden. Oradaki kadın taraftarların çığlık çığlığa futbolculara tezahürat yapması ne kadar 'ceza' tadındaysa, buradaki kadınları izlemek bir o kadar mükafat oldu. İçimden 'Kadın olmak ne kadar güzel şey,' diye geçti. Şöyle ki, biz kadınlar, eğer hemcinslerimizle eğlenmek amacıyla bir araya gelmişsek eğlenme eyleminin hakkını vermeyi kendimize misyon ediniyoruz. Ülker Kadınlar Matinesi'ndeki durum da aynen böyleydi. 6 bin kadının her birinin hikayeleri belki birbirinden farklıydı ama ortak bir özellikleri ve amaçları vardı: O salonda eğlenmek! Eğlendiler de... Araştırmalar gösteriyor ki, dünyanın en çabuk endorfin salgılatan aktivitesi dans etmek. Bu nedenle o gün orada olan binlerce kadının bol bol endorfin salgılayarak, eve mutlu döndüğünü söylemek yanlış olmaz.

KADINLAR MALİ'Yİ SEVİYOR
Gelelim işin çıkış noktasına; Ülker Kurumsal İlişkiler Müdürü Zuhal Şeker, müşteriler arasında yapalın anketlerin kendilerine ilham verdiğini anlatıyor: "Son bir buçuk senedir hedef kitleyi dinliyoruz. Anketlerden anladık ki, özellikle evkadınları kendilerini yemek pişirerek ifade ediyor. Onları mutlu eden şey yemekleri üzerinden eşleri, çocukları tarafından iltifat almak. Yani mutlulukları bir başka şahsın mutluluğuyla bağlantılı. Kendilerini mutlu edecek bir şey olmamasından mustariptiler. Biz onlara, sadece kendileri için mutlu olacakları bir zaman dilimi yaratmak için yola çıktık. Ve biraz geriye dönünce, kadınların bir arada matinelere katıldığı ve çok eğlendikleri zamanları hatırladık.'

MATİNE RUHU BAŞKA BİR ŞEY
Kadınlar matinesi için akla gelen birçok isim olmuş ama Mehmet Ali Erbil, Sibel Can ve Nükhet Duru'da karar kılınmış. Ve 15 TL'lik Ülker ürünü alan her kadına bir matine bileti dağıltılmaya başlanmış. Geçtiğimiz salı günü düzenlenen matinede, nostaljik gazino şeklinde dekore edilmiş sahneye Mehmet Ali Erbil çıktığında, kadınlar çığlık çığlığaydı. Mehmet Ali Erbil'in kadınlarla kurduğu farklı ve özel bir iletişim var. Ve kadınların Mehmet Ali Erbil'i sevdikleri kesin! Sahneye çıkıp, "Malicimmmm," diye cilve yapanlar da vardı, Erbil'i dokunmaya çalışanlar da... Mehmet Ali Erbil durumdan memnun, o da gidip gidip birilerinin kucağına atıyor kendini... Mehmet Ali Erbil'in yaptığı espiriler, şarkı söylemek için sahneye çıkan kadınların yaptığı bazı esprilerin yanında emin olun çok masum kalıyordu. Sanırım kadınlar matinesi ruhu da böyle bir şey, ayıplayan, engellemeye çalışan, kısıtlayan yok! Kadınlar içlerinden geldiği gibi hareket edebiliyor ve bunu seviyorlar. Nükhet Duru sahneye çıktığında, salonu dolduran kadınlar da kıvrak ezgilerle yavaş yavaş dans etmeye başladı. Nükhet Duru'nun ardından sahneye şahane, kırmızı bir kostümle Sibel Can çıktı. Sahnede önündeki iki vantilatör marifetiyle, saçları ve elbisesi uçuşan Can, oradaki kadınların hayranlık dolu bakışları arasında şarkıları söylemeye başladı. Ben de dahil, o salonu dolduran tüm kadınlar o sahnede, o elbisenin içinde ve vantilatörün önünde hayal ettik kendimizi... Sibel Can, bu matine için biçilmiş kaftandı.

KADINLAR KENDİSİNİ RAHAT HİSEDİYOR
Sibel Can coştu, kadınlar coştu. Matineyi birlikte izlediğim isimlerden biri de spor yazarı Feryal Pele'ydi. Yıllar önce Ankara'da bir kadınlar matinesine katıldığını söyleyen Pele, "Kadınların kendilerini en rahat hissettiği ortam bu," diyor. Bu özel günü organize eden Most Production'ın sahibi Mustafa Oğuz ise "Birlikte eğlenebilmek çok keyif veriyor kadınlara. Erkekler matinesi yapmaya gerek yok, çünkü onlar bu ortamı bulabiliyor ama kadınlar bulamıyor," diyerek bu projeye imza atmaktan mutululuk duyduğunu belirtiyor.