X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Belediyecilik bizim işimiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Belediyecilik bizim işimiz

  • Giriş Tarihi: 17.3.2013

Tüm zamanların en sevilen oyun serilerinden SimCity, 10 yıllık aranın ardından tekrar karşımızda. "Benden âlâ belediye başkanı olmaz," diyorsanız, oyuna göz atmanızda fayda var

Efendim, bugün şehrimizde yaşanan olumluolumsuz her olay karşısında ahkam kesebiliyorsak, bunda ilk oyunu 1989'da piyasaya çıkan SimCity serisinin payı yadsınamaz. Zira seri sayesinde duble yol yapmayı da, kanalizasyon borusu döşemeyi de, bir kentin bütçesini nasıl idare edeceğimizi de detaylıca öğrenmişizdir. Yine de oyunu bilmeyenler için kısa bir özet geçelim: Tüm zamanların en çok satan oyunlarından SimCity, kendi şehrinizi kurup, A'dan Z'ye o şehrin her sorunuyla ilgilendiğiniz bir strateji-simülasyon oyunu. Peki Türkiye'de geçen cuma piyasaya çıkan yeni oyun, bize neler vaat ediyor?
Yeni SimCity'yi oynamak için internet bağlantısına sahip olmanız şart. Çünkü serinin önceki oyunlarından farklı olarak, şehriniz çevreden izole olmuyor, gerçek dünyada olduğu gibi bölgedeki diğer şehirlerle ticaret, doğal kaynak paylaşımı veya zor durumlara karşı polis, itfaiye gücü ortaklığı yapabiliyor. Mesela komşunuzda bir deprem olduğunda, derhal ambülanslarınızı oraya sevk edebiliyorsunuz. Ayrıca hem size hem de bölge şehirlerine fayda sağlayacak uluslararası havalimanı gibi ortak projeler inşa edebiliyorsunuz.
Oyunda iki seçeneğiniz var. Ya kendinize bir bölge alıp orada bir şehir kuruyorsunuz ya da başka bir oyuncunun almış olduğu bölgede bir şehirde başlıyorsunuz belediyeciliğe. İçerdiği şehir sayısı üç ile 16 arasında değişen bölgelerden her biri farklı coğrafi koşullara sahip. Şehirlerin sahip olduğu doğal kaynaklar da birbirinden farklı. Bu doğrultuda bir maden şehri yapmanız da, madeniniz yoksa deniz kenarındaki şehrinizi bir turizm cennetine dönüştürmeniz de mümkün.
İlk etapta "Duble yollarla ördüm şehri dört baştan," dememek, bütçe dengesini sağlayabilmeniz açısından önemli. Kısıtlı bir bütçeyle başladığınız için, şehri ucuz yolların etrafında kurmaya başlayın. Bu yolların çevresine inşa edeceğiniz binalardan alacağınız vergilerle, daha sonra yolları geliştirebiliyorsunuz. Zaten bir süre sonra şehri büyütmek için; yani basit evlerin gökdelenlere, atölyelerin fabrikalara dönüşmesi için altyapıyı geliştirmeniz gerekecek.

EĞİTİM ŞART!
Şehrinizin polis ve itfaiye teşkilatlarının yanı sıra yeterli kapasiteye sahip hastanelere, düzgün okullara, halkın nefes alabileceği parklara, tıkanmayan bir kanalizasyon sistemine, çöp arıtma sistemine sahip olmasından ve nüfus arttıkça bu hizmetlerin geliştirilmesinden de siz sorumlusunuz. Ve bir hatırlatma; siz siz olun toplu taşımayı ihmal etmeyin, halkı yollarda süründürmeyin.
Tabii pek çok zorlu tercihle de karşı karşıya kalacaksınız, çünkü verdiğiniz her karar Sim'lerin hayatını etkiliyor. İnsan boyutu önceki oyunlara göre çok daha ön planda. Örneğin benim gibi nükleer santrallere sıcak bakmayanlardansanız, elektrik için güneş enerjisine, yeşil teknolojilere yönelip Sim'lerinizin hayatını iyileştiriyor, ancak buna karşılık daha fazla mali yükle karşılaşıyorsunuz. Ağır sanayi yatırımı yaptığınızdaysa ekonominiz gelişiyor, ancak Sim'lerinizin sağlığının yayılan kirlilikten etkilendiğini görüyorsunuz. "Eğitim şart," diyip okul yapmadığınız taktirdeyse suç oranlarını düşüremiyorsunuz.
Oyunda kullanılan Glassbox motoru ile şehirler oldukça gerçekçi ve canlı bir his uyandırıyor. Gece gündüz değişimleri oldukça başarılı. Ayrıca sokaklara zoom yapıp her Sim'in üzerine tıklayabiliyor, mutlu veya şikayetçi olduğu konuları öğrenebiliyorsunuz. Yani halkın taleplerini birebir öğrenip bir doğrudan demokrasi ortamı yaratmanız mümkün.
Hangi bölgede çevre kirliliği daha fazla, hangi bölgede suç oranı yüksek, kimin elektriği, suyu yok? Yeni Sim- City'de şehre dair her türlü bilgiyi görebileceğiniz ayrıntılı haritalar adeta eliniz ayağınız oluyor. Bu arada unutmadan söylemek gerek; yer yer hesapta olmayan depremlerle, fırtınalarla veya başka afetlerle karşılaşıp, ellerinizle büyüttüğünüz şehri solar iken diriltmeniz gerekebiliyor.

SADECE İLK 24 SAATTE 38 MİLYON BİNA YAPILDI
Oyunun piyasaya çıkmasının ardından ilk 24 saatte 38 milyon bina ve 7.5 milyon kilometre yol yapılması, oyunseverlerin SimCity'yi ne kadar büyük merakla beklediklerinin göstergesi. Ancak özellikle ilk günler üretici firma EA açısından oldukça sorunlu geçti. Bu durumun sebebi, internet bağlantısı gerektiren oyunda tek oyuncu modunun olmaması. Sunucuların yükü kaldıramaması nedeniyle binlerce kişi oyuna saatlerce bağlamadı. EA ise yaşananlardan dolayı özür dileyerek sürekli yeni sunucular açmayı sürdürüyor. Oyunseverlerin canını sıkan bir başka konuysa, şehir alanlarının küçük olması. Belli ki, birden fazla şehri idare etmeye teşvik için böyle bir yol seçilmiş, ancak serinin önceki oyunlarına alışık olanalar için bu durum yine de rahatsız edici.
Sonuç olarak bu iki probleme rağmen yeni SimCity, tıpkı serinin önceki oyunları bağımlılık yapıcı etkiye sahip. Benim en çok hoşuma gidense, şehrin dinamizmi ve diğer şehirlerle işbirliği imkanı oldu. Kısacası 2003'te piyasaya çıkan SimCity 4'ten tam 10 sene sonra, yeni SimCity'nin beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. Türkiye'ye Aral Game tarafından getirilen SimCity'nin yeni versiyonunu edinmeniz şiddetle tavsiye olunur. Hem kim bilir belki komşu olur, iş konuşurken şöyle köpüklüsünden bir kahve içeriz!

İLİŞKİLİ HABERLER