X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İlk kez camiye girdi, hayatı değişti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İlk kez camiye girdi, hayatı değişti

  • Giriş Tarihi: 31.3.2013

Gürcistanlı Maia Papidze, turist olarak geldiği İstanbul'da camiden etkilenince Müslüman olmaya karar verdi. Kuran kursunda da çok başarılı olunca, hocası onu yardımcısı yaptı

Karadeniz'deki sınır komşumuz Gürcistan'ın Batum şehrinde yaşayan Maia Papidze, eşi ve üç çocuğuyla birlikte ilk olarak üç yıl önce turist olarak İstanbul'a gelir. Maltepe'de yaşayan akrabalarının yanında kalırken, bir yandan da şehri tanımaya çalışır. İlk kez bir caminin içine girdiğinde gördüklerinden o kadar etkilenir ki akrabalarının okuduğu duaları öğrenmek, hatta Kuran'ı okumak ister. Türkçe bilmediği halde Maltepe'de Hacı Hüsniye Arat Camisi'ndeki kız Kuran kursuna yazılır. Papidze'nin eşi, birkaç yıl önce Gürcistan'daki işini kaybettiği için, öğrenci olan kızlarını, Batum'da yaşayan anne ve babalarına emanet edip, turist vizesiyle İstanbul'da kalma sürelerini uzatırlar. Kursta, hocası ve arkadaşları onu o kadar severler ki Maia yerine Meryem demeye başlarlar. Yeni ismine de alışan Papidze, hayatındaki bu değişimlerin nedenlerini heyecanla anlatıyor: "Batum'da daha önce hiç camiye girmemiştim. Zaten orada bir tane cami vardı. Türkçe de bilmiyordum. İstanbul'a ilk geldiğimizde bir Ramazan ayıydı ve her akşam akrabalarımdan birinin evinde toplanarak iftar sofralarında yemek yenilmesinden çok etkilendim. Bir camiyi gezdikten sonra da oradaki ışıklar, atmosfer beni çok etkiledi. Gürcistan'da hiç böyle şeyler görmemiştim. Sonra duaları öğrenmek istedim, Kuran'ı merak ettim. Burada yaşayan büyük amcam 'İstersen kursa başla, sonra karar verirsin,' dedi. Daha 22. günde Kuran okumaya başladım. Başka yabancı diller bildiğim için de Kuran'ı okumak bana zor gelmedi. Kurstaki hocam Mesude Kurt ve Türk arkadaşlarım bana çok yardımcı oldu. İki yıl sonra da hocam beni yardımcısı yaptı. İstanbul'da turist vizesiyle kaldığımız için resmi olarak çalışmıyorum, ama hocama yardım etmeyi çok seviyorum."

BABAA NNEMİN TÜRK OLDUĞUNU SAKLARDIK
Türkçeyi çok kolay öğrenen Papidze, Gürcücenin yanı sıra Rusça ve Almanca biliyor. Türk olan babaannesinin çocukken ona öğrettiği birkaç kelimeyi ise hiç unutmamış: "Babaannem Türktü ve ben 10 yaşıma gelene kadar yaşadı. Çocukken evde Türkçe konuşurdu, ben de ondan biraz öğrenmiştim. Ama o yıllarda Gürcistan'da 'Benim babaannem Türk,' diyemezdik, bu yasaktı. O yıllarda din hakkında konuşmak da yasaktı. Türkiye'ye gelince konuşulanları duydukça çocukken öğrendiklerimi de hatırlamaya başladım, ama İstanbul'da konuşulan Türkçe bana yabancı geldi. Çünkü ben çocukluğumda Rize'de konuşulan Türkçeyi öğrenmişim."

PAPAZA 'MÜSLÜMAN OLDUM,' DEDİM, BANA KIZDI
Biz Gürcistan'da Müslümanlığı yaşayamadığımız, camiye giremediğimiz için kiliseye gidiyorduk. Türkiye'de Müslümanlığı seçtikten sonra Batum'a dönünce, her zaman gittiğim kiliseye gidip, papaza 'Ben Müslüman oldum,' dedim. Bana kızdı. 'Sana ceza vereceğim,' dedi ve Hıristiyanlıktan vazgeçtiğimi anlatan dualar okumamı istedi. İlk başlarda kapanmak çok zor oldu, başımın üstünde bir yük taşıyormuşum gibi geldi. Ama mecburen kapanacaktım. Zamanla alıştım. Gürcistan'a gittiğimde de insanlar bana önce şaşkınlıkla bakıyorlardı, çünkü orada kimse kapalı değil. Ama artık yakın akrabalarım, arkadaşlarım alıştı. Müzik dinlemeyi, dans etmeyi çok severim. Evde müzik dinlediğimi duyunca büyük amcam bana kızıyor, ama ben kötü olduğunu düşünmüyorum. "Makyaj da yapıyorum."