İzleyip de boğazı düğümlenmeyen bizden değil

Giriş Tarihi: 7.4.2013

Vesikalı Yarim ömrüne ömür katacak. Çünkü kopyası 45 yıl sonra onarıldı. Peki, izleyen herkesi etkileyen filmin sırrı nedir? Lütfi Akad, Safa Önal, Türkan Şoray ve İzzet Günay anlatıyor

İzleyip etkilenmeyen var mıdır Vesikalı Yarim'i? Sabiha ile Halil'in umutsuz aşkı karşısında boğazı düğümlenmeyen çıkar mı? Çıkarsa bizden değil! Lütfi Akad'ın 45 yıl önce çektiği, başyapıtlarından Vesikalı Yarim ömrüne ömür katıyor. Çünkü, İstanbul Film Festivali'nin Groupama ile yaptığı işbirliği sonucu filmin kopyası onarıldı. Bu yoğun emek isteyen işi de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-Televizyon Merkezi üstlendi. Yenilenmiş kopyanın ilk gösterimi yarın yapılacak, halk gösterimiyse 11 Nisan'da Feriye Sineması'nda saat 21.30'da. İsmi Orhan Veli'nin bir dizesinden alınan, Sait Faik'in Menekşeli Vadi adlı öyküsünün esin kaynağı olduğu, Safa Önal'ın senaryosunu yazdığı film, gazete arşivlerinden anladığımız kadarıyla 31 Aralık 1968'de önce Ankara'da gösterilmiş. İstanbul'da ise 10 Mart 1969'dan itibaren vizyona girmiş. Türkan Şoray, İzzet Günay, Ayfer Feray, Semih Sezerli, Aydemir Akbaş'ın rol aldığı filmin daha sonra birçok taklidi yapılıyor. Ama hiçbiri Vesikalı Yarim'in kıyısından geçemiyor. Peki bu filmin sırrı ne? İç burkan diyalogları mı? Sade anlatımı mı? Oyuncuların performansı mı? Elbet bunların etkisi var, ama başka? Filmin yaratıcılarının (Lütfi Akad, Safa Önal, Türkan Şoray ve İzzet Günay) hatıratlarından ve söyleşilerinden filmin ortaya çıkış serüveninin izlerini sürdük ve sırrının ne olduğunu anlamaya çalıştık. Söz ustalarda.

Cambazlık yok, sade bir antatımı var
Lütfi Akad: "Sait Faik'in Menekşeli Vadi öyküsünü değişik bakımlardan seviyorum. (...) Şeref Gür de öyküyü beğeniyor, o zaman Safa Önal'ı buluyorum, kitabı veriyorum. 'Bak, bundan bana güzel bir film yapısı çıkar,' diyorum. (...) Verdiğim öykü Safa Önal'a başlangıç için bir esin kaynağı olmuş ancak. Şimdi elimde sevmesini, yaşamı ve ölümü bilen insanların yaşadığı, bir senaryo var. Adını Vesikalı Yarim koyuyoruz. (...) Çalışmalara hızlı ama dikkatle giriyorum. Oyuncularım usta ve bana zaman kaybettirmiyorlar. (...) Ayrıca bu filmde ilk defa çalıştığım ve bana çok faydalı olan bir yardımcım var. Adı Çetin İnanç." (Işıkla Karanlık Arasında kitabından) "Genel çalışma tarzımdan farklı bir şey değil. Yani cambazlık yok, sade bir anlatım var. (...) Vesikalı Yarim sevdiğim bir filmdir." (Çok Tuhaf Çok Tanıdık kitabından)

Yaşayan, yüreğe oturan bir 'şey' yapmak istedik
Safa Önal: "Daha çok, aşkı anlatmaya ve cinselliği öne almadan nasıl anlatırız diye düşünmeye çalıştık. Ben böyle düşünerek yazdım. (...) Farklı, ama çok inandırıcı, çok yaşayan, çok içe vuran, yüreğe oturan bir 'şey' yapmak istedik." (Ne Kadar Gamlı Bu Akşam Vakti kitabından)

Hayatın ritmi bu filme sirayet etti
İzzet Günay: "Benim en beğendiğim, en severek oynadığım filmimdir. Filmin zamana direnmesinin 'sırrı' ise hayat gibi olması... Mesela, film mutlu sonla bitmez. Çünkü hayatın ritmi bu filme sirayet etmiştir. Tabii bunda Safa Önal'ın senaryosunun ve Lütfi Ağabey'in rejisinin önemli rolü var. 40 yıldır bu filme sürekli atıfta bulunulması da bu yüzden sanırım. O dönem gevezelik eden filmler yapmak revaçtaydı. Ama Vesikalı Yarim çok konuşmaz. Az ama çok yerinde diyaloglar vardır. Ayrıca ilk defa bu filmde Lütfi Akad'la çalıştım. Türkan iyi oyuncudur, rolüne çabuk adapte olur. Onun için karşısındakini de besler. Biz bu filmde karşılıklı birbirimizi besledik."

En güzel aşk filmlerinden biri
Türkan Şoray: "Vesikalı Yarim benim en sevdiğim filmlerimden. (...) Lütfi Akad yine bir anlatım olgunluğu, yalın ve ölçülü sinema dili ile Türk sinema tarihinin en duyarlı, izleyicinin kalbine dokunan, en güzel aşk filmlerinden birini çekti. (...) İzzet Günay bu filmde yarattığı Manav Halil karakteriyle öylesine bütünleşti ki, bunun filmin gerçekçilik duygusuna büyük katkısı oldu. Ayfer Feray filmde çok başarılıydı. Vesikalı Yarim filmini her izlediğimde hâlâ boğazıma bir şeyler düğümlenir.İmkansız aşkı insanın içine işleyen bu film 50 yıl sonra da izlense aynı etkiyi yaratacaktır." (Türkan Şoray Sinemam ve Ben kitabından)
ARKADAŞINA GÖNDER
İzleyip de boğazı düğümlenmeyen bizden değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz