X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Koskoca bir toplumu alkımın altından geçirmeye çalıştılar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Koskoca bir toplumu alkımın altından geçirmeye çalıştılar

  • Giriş Tarihi: 5.5.2013

Kafirun adlı ilk romanında biri İnönü olan iki İsmet ile biri Kıvılcımlı olan iki Hikmet'in hikayesini anlatan Ahmet Tezcan: "İsmetler şiddetle şehveti, Hikmetler uhuvvetle muhabbeti temsil ediyor. Uhuvvet yani kardeşlik şiddeti, muhabbet şehveti öldürür. Bu ikisi birbirinin panzehiridir."

"Kırşehir'in abdal ozanlarına bir yenisi eklendi. Çerkes Ahmet, Çekiç Ali'yle, Muharrem Ertaş'la ve Neşet'le aşık atacak kabiliyette bir âşık olduğunu gösterdi. Kırşehir'den bir Neşet çıkmıştı, şimdi bir de Ahmet çıktı. Biri tezenesini kullandı, diğeri kalemini. Biri insanın varoluş meselesini dile getirdi, diğeri ona toplumsal bir boyut ekledi."
Bu satırları yazmış Tahsin Sami, gazeteci Ahmet Tezcan'ın 40 yıl içinde sakladığı, 12 yılda yazdığı Kafirûn romanının arka sayfasına. Kafirûn Arapça'da 'kafirler' demek. "Hangi çılgın kitabına böyle bir ad koyabilir?" diye şaşırıyorsunuz önce. Ve romanı okuyunca anlıyorsunuz işin içinde işler olduğunu. Hem de ne işler...
Roman kabaca iki İsmet'le iki Hikmet'in hikayesini anlatıyor. İlk bölümde perde bir yangın sahnesiyle açılıyor ve önce Dabakların gelini 'fingirdek' İsmet'le tanışıyoruz. Kendisini kırığıyla bastılar zannedip evi ateşe veren, uçarı ve hayalperest yeni gelin... Yazar o yangını hatırlıyor, kadınların İsmet hakkında söylediklerini de. "O zamanlar beş yaşımda olmalıyım. Yüzüme vuran alevler, kulağıma dolan kelimeler aklımda. Bazı şeyleri okuyucuya ters gelecek açıklıkta yazdım. Gerçekten öyle miydi bilmiyorum. Zaten neticede bir roman bu." İkinci İsmet, olayların arka planında güçlü bir figür olarak varlığı hissedilen İsmet Paşa'dır. "İki İsmet şehveti ve şiddeti temsil ediyor," diyor Ahmet Tezcan. "Dozu artınca şiddete dönüşen şehveti ve şiddetlendikçe şehvete dönüşen şiddeti."
İkinci bölüm, yani iki Hikmet'in hikayesi, bunun panzehiri niteliğinde. Hikmetlerden biri yazarın babasıdır. Kamyon şoförü Çerkes Hikmet Usta... Dokuz çocuklu bir ailenin babası. Mahallenin sevilen insanı... Yolculukları sırasında Said Nursi'yle tanışmış ve ona kalpten bağlanmıştır. Onun kitaplarını okumuş ve sistemin ona taktığı isimle Nurcu Hikmet olmuştur. İkinci Hikmet, Türk siyasi düşünce tarihinde özgün bir yere sahip olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı'dır. Komünist, romandaki adıyla 'Gomunis doktor'dur. Hayatının 22 yılını hapishanede geçirmiş ve nihayet 1971 muhtırasından sonra yurt dışına kaçmıştır.
Peki nedir bu ikisini bir araya getiren? Yazar Ahmet Tezcan'ın babasının vefatından sonra ailenin diğer fertlerinden duyduğu bir hikayedir. Gomunis doktor dokuz yıllık en uzun tutukluluk süresini Kırşehir'de geçirir. Annesi Münire Hanım da oğluna yakın olmak için Kırşehir'e gelir. Fakat zengin bir kadın değildir. Nurcu Hikmet Usta, uzun seyahatlerinden birinden dönüşünde sokaklarda yiyecek ararken rastladığı kadını alıp evine getirir. Münire Hanım tam iki buçuk yıl o evde kalır. Yaşanmış bir hikaye...
Nurcu Hikmet, annesinin emin ellerde olduğunu ifade etmek için komünist Hikmet'le tanışır ve aralarında ilginç bir diyalog başlar. Konuşarak sürdürülen bir diyalog değildir bu. Şoför Hikmet, komünist Hikmet'e gönderdiği bazlamaların içine Üstad'ının risalelerinden bölümler koyar. Kömünist Hikmet, yıkanması için gönderdiği çamaşırların ceplerine kendi eserlerinden pasajlar... "Babanız size hiç Dr. Hikmet Kıvılcımlı ile olan tanışıklığından söz etmiş miydi?" diye soruyorum. "Etmedi. Sadece bir kez, o da Kıvılcımlı yurt dışına kaçtığında haberleri birlikte dinlerken 'Türkiye'deki en dürüst komünist bu adamdır,' demişti. Babam övünmeyi sevmezdi. Ama ablam Münire Hanım'ın kendisine Rumeli ağzıyla ilahiler öğrettiğini hatırlıyor: Âşık oldum ben Allah'ın adına/ Doyamadım lezzetine tadına."
İki İsmet'ten yayılan şehvet ve şiddetin karşısına iki Hikmet'in sergilediği uhuvvet ve muhabbeti koymuş Ahmet Tezcan. "Uhuvvet yani kardeşlik şiddeti, muhabbet şehveti öldürür. Bunlar birbirinin panzehiridir."