X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bira deyip geçmeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bira deyip geçmeyin

  • Giriş Tarihi: 19.5.2013

Danimarka'nın Kopenhag şehri, iki önemli bira markasına ev sahipliği yapıyor: Carlsberg ve Tuborg. Bu iki rakip firma birbirlerini hep desteklemiş ve 1970'de Carlsberg grup çatısı altında birleşmişler

Oldukça küçük ölçekte bira üretimi yapan bir ailenin çocuğu olan, bugünkü Carlsberg grubun kurucusu J.C Jacobsen, bira üretimini daha geniş kitlelere yaymak ve büyük bir endüstri haline getirmek idealiyle yola çıkıyor. 19. yüzyılın ortalarında suyun en bol ve en lezzetli olduğu yerde, kentin en yüksek tepesinde oğlu Carl'ın adını verdiği ve anlamı Carl'ın tepesi olan Carlsberg şirketini kuruyor. Bira üretimi üzerine geniş ideallere sahip olan J.C Jacobsen, bu uğurda çeşitli araştırmalar yapmaya ve farklı bira çeşitlerini de öğrenip, işini geliştirmeye çalışıyor. İlk durağı olan Almanya'nın Bavyera bölgesinde, lager tipi biraları inceliyor ve yapım süreçlerini öğreniyor. Bu yolculuk dönüşünde de yanında lager tipi biralarda kullanılan bira mayasını getiriyor. Macera olarak nitelendirilebilecek uzun bir yolculuk neticesinde canlı organizmalardan oluşan mayayı bir şapka kutusu içinde, ara ara soğuk suyla canlı tutarak Kopenhag'a getirmeyi başarıyor. Oğlu Carl'ın da bu işin eğitimini almasını sağlayan J.C Jacobsen, ilerleyen yıllarda kurduğu laboratuvarda dönemin en ünlü ve konusunda uzman olan bilim adamlarıyla birlikte çalışıyor. Bilimsel çalışmalar sürerken ortaya çıkan ilk meyvelerden birisi Emil Hansen adlı bir uzman tarafından keşfediliyor. O güne kadar kontrol altına alınamayan ve biranın bozulmasına yol açarak büyük zarar yaratan kötü maya sporlarını mikroskop altında ayıklayarak, saf maya sporlarını ayrıştırmayı başarıyor. Böylece dünyanın ilk saf bira mayası 'Saccharomyces Carlsbergensis' ortaya çıkıyor. O döneme kadar çoğu ağır, buruk ve okside olduğu için tadı bayatlamış ve hastalık içeren biralar bu sayede tarihe karışıyor.

İLK PASTÖRİZE BİRA ÜRETİMİ 1974'TE
Bira dünyasında bir devrim niteliği taşıyan bu mayayı patent altına almayı öneren Emil Hansen'in aksine, J.C. Jacobsen, servetine servet katmak gibi bir fırsatı geri çevirip, bu mayayı hem kentteki hem de dünyanın diğer bölgelerinde bira üretimi yapan üreticiler ile hiçbir karşılık beklemeden paylaşıyor. Günümüzde de dünya üzerinde lager tipi bira üretimi yapan firmalar, Saccharomyces Carlsbergensis üzerinden çeşitlendirilen mayaları kullanmayı sürdürüyor. J.C. Jacobsen'in kurduğu laboratuvarda, bugün dünyadaki lager tipi biralarda kullanılan mayanın atası sayılan ilk saf bira mayası Saccharomyces Carlsbergensis'in geliştirilmesinde katkı sağlayan bir diğer kişi ise Fransız bilim adamı Louis Pasteur. Adını verdiği pastörize işlemini bulan bilim adamı sayesinde ilk pastörize bira üretimi 1974 yılında Carlsberg tarafından gerçekleştiriliyor. Carlsberg laboratuvarında özerk bir şekilde bilimsel çalışmalar yapılabilmesi ve bira dünyasına sağlanan katkıların sürdürülmesi adına J.C Jacobsen, Carlsberg vakfını kurmuş ve laboratuvarın yönetimini bu vakfa bırakmış. İçinde bulunduğu dönemde alışılmadık kararlara ve çalışmalara imza atan J.C Jacobsen'in ölümünden sonra oğlu Carl tarafından kurulan bir başka Carlsberg vakfı ise şirketin yönetimini üstlenmiş. 160 yılı aşkın bir süredir Danimarka'nın en büyük şirketlerinden biri olan Carlsberg, ticari faaliyetleri dışında da Kopenhag ve dolayısıyla Danimarka'nın kültür ve sanat hayatına büyük katkılar sağlamış. Hem J.C. Jacobsen hem de oğlu Carl Jacobsen'in kültür, sanat ve yardım faaliyetlerine olan ilgisi vakıf tarafından hayata geçirilen çeşitli projeler ile de devam etmiş. Bugün kârının büyük bir bölümünü bilimsel araştırmalara, kültürel faaliyetlere ayıran şirket, kurucusunun koyduğu ilkeleri titizlikle takip ediyor. Dünyanın dördüncü büyük bira üreticisi olan Carlsberg, 50'den fazla ülkede yer alan fabrikaları ile yaklaşık 500 marka adı altında bira üretiyor ve 140'tan fazla ülkede satılıyor. İlk Carlsberg fabrikasının kurulduğu kompleks bugün, müze, kültür merkezi, restoran ve bilim insanlarının çalışmalarına hizmet eden bir merkez olarak varlığını sürdürüyor. Yapıldığı dönemde, Hint inanışına göre uğur getirdiğine inanılan fil heykelleri Carlsberg fabrikasının girişinde gelenleri karşılıyor. Dört adet fil ise J.C Jacobsen'in dört çocuğunu simgeliyor. Carlsberg bünyesinde yer alan üretim faaliyetleri ise kentin farklı bölgelerinde kurulan yeni tesislere yayılmış şekilde devam ediyor.