X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kediler interneti nasıl fethetti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kediler interneti nasıl fethetti

  • Giriş Tarihi: 2.6.2013

Şahane manzaralar, siyasi paylaşımlar, yavru köpekler, türlü türlü espriler... Söz konusu internet olduğunda hepsi minik kedilere boyun eğiyor. Peki kedili fotoğraf ve videoların internetin paylaşım şampiyonu olmasının sırrı ne?

Efendim, yıllar içerisinde hepinizin hayatında olduğu gibi, benim hayatımda da pek çok şey değişti. Değişmeyen tek şeyse (değişimin kendisi?) kedilere duyduğum sevgiydi. Evet, belki kedim artık yaşamıyor. Ama bu sokakta adım başı durup diğer kedilerin başını okşamama, geceleri onlara balkondan yiyecek atmama engel değil. Ve evet, internette bir şeyler paylaşmaktan hiç ama hiç hoşlanmasam da, Instagram'da kedili hesapların bazılarını takip edip (favorim @catsofinstagram), beğendiklerimi sevgilime yolluyorum. Tıpkı dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca kişi gibi. Peki, herkesin kedilere benim kadar düşkün olmadığını göz önüne alınırsa, kedi fotoğraflarının ve videolarının internette bu kadar çok paylaşılmasının sebebi ne? Seveni de, sevmeyeni de neden karşı koyamıyor onlara? Facebook'ta, Twitter'da, Instagram'da ve 32 milyon kedi videosuna ev sahipliği yapan YouTube'da neden onlara özel açılmış bu kadar hesap, kanal var?

YOKSA İNTİKAM MI ALIYORUZ?
Bu durumun ilk sebebi, şüphesiz sevimli olmaları. Ama bebekler veya köpek yavruları da en az onlar kadar sevimli. Yani konuyu açıklamak için bize birkaç ipucu daha lazım. İnternetteki her tür ilginç içeriği bünyesinde toplayan BuzzFeed sitesinin yöneticilerinden Jack Shepherd, Mashable'a yaptığı açıklamada konuyla ilgili teorisini şöyle anlatıyor: "Köpekler ilginç şeyleri bilinçli olarak, dikkatinizi çekmek için yaparlar. Bu açıdan, hedef odaklı profesyonel reklam ajansları gibidirler. Kedilerse dikkat çekmeyi umursamadan, dünyanın en saçma şeyi de olsa, akıllarından o an ne geçiyorsa onu yapar. Doğaldırlar ve bir sonraki adımlarının ne olacağını bilmek imkansızdır. Bu yüzden 'profesyonel ajans'ların hedeflediği viralliğe neredeyse hiçbir çaba harcamadan, rahatça ulaşırlar. Under the Paw (Patinin Altında) kitabının dört kedi babası yazarı Tom Cox ise bu paylaşımların neden vazgeçilmez olduğunu şu sözlerle anlatıyor: Kediler o kadar vakurdur ki, o özgüvenli, burnu havada halleriyle başlarına gelen her şey olduğundan da komik hale gelir." İnternet kullanıcılarının büyük bölümünün kibirli kişilerin havasını söndürmeye ne kadar meraklı oldukları göz önüne alınırsa, Cox'un sözlerine hak vermemek mümkün değil.

ONLAR GİBİ OLMAK İSTİYORUZ
İnternetteki 'meme'lerin (Fenomen haline gelen her tür eğlenceli içeriği niteleyen, İngilizce bir kavram) paylaşıldığı The Cheezburger Network'ün CEO'su Ben Huh'ın da bu konuda ilginç bir fikri var. Popülariteyi kedilerin zengin mimik ve jestlere sahip olmasına bağlıyor ve şöyle diyor: "Bir kedinin fotoğrafını çektiğinizde, o fotoğrafa binbir tür insani duyguyu yakıştırabilirsiniz. İnsani duyguların kedi portreleriyle birleşimi ise gülme garantilidir." Başrolünde piyanist bir kedinin yer aldığı, milyonlarca kez izlenen Play Him Off, Keyboard Cat adlı videonun yaratıcısı yazar Brad O'Farrell'ın yorumu da ilgin: "Kedi besleyen herkes, onların bazen nasıl başbelası olduğunu bilir. Onlarla aramızda aşk-nefret karışımı bir ilişki var. Bu video ve fotoğrafları çekerek onları gülünç duruma düşürüyor ve farkında olmasak bile belki de başımıza açtıkları tüm dertler için onlardan intikam alıyoruz," diyor. Benim en çok katıldığım görüş ise bir başka piyanist kedi olan Nora'nın sahibi Burnell Yow'a ait: "Kediler kendileriyle çok barışıklar ve anın tadını çıkarmayı hepimizden iyi biliyorlar. Bu, biz insanların kaybettiği ve yeniden yakalamak için büyük çaba sarfettiği bir şey."

19. yüzyılda da popülerdi
Kedi fotoğrafları internetten önce de popülerdi. Bu işin öncüsüyse, 1870'lerde çektiği mizahi içerikli kedi fotoğrafları elden ele dolaşan kartpostallar haline getiren İngiliz fotoğrafçı Harry Pointer. Zamanla kedi beslemek yaygınlaştı (Hatta ABD'deki ev kedilerinin sayısı köpekleri geçti), cep telefonları sayesinde fotoğraf çekmek kolaylaştı ve Pointer'ın başlattığı akımın takipçileri sayesinde kediler internetin demirbaşı oldu.

Sanal alemin en ünlü kedileri
Grumpy Cat (Aksi Kedi): Huysuz, mutsuz ve hepimizden nefret ediyor. Onu tüm dünyanın sevgilisi haline getiren şey, somurtkan yüz ifadesi. Bu sayede henüz bir yaşında olsa da, kendi adını taşıyan bir giyim markası var. Facebook'ta 1 milyona yakın hayranı olan Grumpy Cat yakında bir filmde de rol alacak. www.grumpycats.com
Lil Bub (Minik Bub): Geçmişte pek çok sağlık problemi yaşamış olsa da, ABD'de yaşayan Lil Bub bugün kendi adını taşıyan bir giyim markasına kitaba ve filme sahip. Kısa süre önce Tribeca Film Festivali'nde bir araya geldiği Robert de Niro bile onun hayranları arasında. www.lilbub.com
Henri, le Chat Noir (Kara Kedi Henri): "Evimizi korumak için pençelerimi bilerken ben, nasıl olur da çizilen koltuğuna üzülürsün sen. Gün gelecek beni anlayacaksın ama, iş geçmiş olacak işten." Varoluşçu kedi Henri, videolarıyla, yaşamımızın karanlık noktalarına parmak (pati?) basıyor. www.henrilechatnoir.com
Colonel Meow (Miyav Albay): Kendisi kedigiller familyasının Aslan Kral'daki Scar'dan bu yana gördüğümüz en korkunç üyesi! Kalkık kaşları ve heybetli duruşuyla dikkat çeken Colonel Meow, sürekli güncellenen sitesinde gündeme ait görüşlerini açıklıyor. www.colonel-meow.com
Keyboard Cat (Piyanist kedi): O tam bir efsane. Neden mi? Çünkü 1987'de ölmesine rağmen, müzik yeteneği sayesinde 2013 yılında bile sayısız kişiyi kendine hayran bırakıyor. Lakabı da bir başka müzik efsanesine atıfla 'İnternet kedilerinin Elvis'i' olarak belirlenmiş. www.playhimoffkeyboardcat.com
Sam: Fotoğrafı gördüyseniz, fazla bir açıklama yapmamıza gerek kalmadı demektir. Evet efendim, Instagram'da 50 bin takipçisi olan bu kedinin, Küçük Emrah modeli 'kaşları' var! Acıların Çocuğu şarkısı eşliğinde, huşu içerisinde takip ediniz. Tabii kahkalarınıza hakim olabilirseniz. www.samhaseyebrows.com
Oskar: Görme engelli kedi Oskar, göremese de sesini duyduğu çıngıraklı toplarıyla gün boyu oynuyor. O oynadıkça bizim de yüzümüz gülüyor. www.blindoskar.com
Kedi Zihni: Bir de yerli fenomenimiz var elbette: Sosyal medya azmanı Kedi Zihni. Reklamcı bir babayla, senarist bir annenin oğlu kendisi. "Bazen her şeyi bırakıp çekip gitsem diyorum, sonra ıslak mama veriyorlar, yiyip uyuyorum," diyor ve zekasını şirinliğiyle birleştirip Twitter'daki 51 bin takipçisinin gönlünü fethediyor. twitter.com/KediZihni
Nyan Cat (Kedi Miyav): YouTube'da 97 milyon kez izlenmiş animasyon ürünü bir kediden bahsediyoruz! Bu kedinin hikayesiyse şöyle: Bilirsiniz, üzerine yağ sürülmüş bir ekmeğin hep yağlı tarafı yere temas edecek şekilde düştüğü iddia edilir. Kedilerin hep dört ayak üzerine düştüğü de malum. Dolayısıyla sırtına bir yağlı ekmek bağlanmış kedimiz, uzay boşluğunda düşmeden sonsuza dek ilerleyecek ve hepimizi hipnotize olmuş bir şekilde kendini izlemeye mahkum edecektir. www. youtube.com/channel/HCf_EJDq3yajY
Maru: Japonya'da yaşayan bu Scottish Fold'un tek isteği, başını sokacak 'kutu gibi' bir eve sahip olmak. Bu yüzden gördüğü her kutunun içine girmeye çalışıyor. Hatta bu kutu yalnızca patilerini alacak boyutta olsa bile. Videolarının tıklanma sayısı 200 milyonu geçen Maru'nun DVD'leri kapış kapış satılıyor, rol aldığı reklamlar, işverenlerinin marka değerini ikiye-üçe katlıyor. www. youtube.com/user/mugumogu