Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kongre avcılarına taviz vermeyin

Giriş Tarihi: 2.6.2013

İşadamı Erol Kaynar, Beşiktaş'ın başkanlık seçimleri öncesinde adayları uyardı: "Adaylardan daha çok listelerdeki isimler belirleyici olur"

Beşiktaş, çoğunluk sağlanırsa 9 Haziran'da, sağlanamazsa 16 Haziran'da seçime gidecek. Başkan Fikret Orman'ın yanı sıra Serdal Adalı da aday. Siyah beyazlı ekibi nasıl bir seçimin beklediğini konuşmak için Süleyman Seba ve Serdar Bilgili dönemlerinde yöneticilik yapan Erol Kaynar en ideal isimdi doğrusu. Camianın akil adamı olarak gösterilen Kaynar, her iki cephenin de yanında görmek istediği bir isim. Bu konuda bir espri de yapıyor Erol Kaynar: "Nişantaşı'ndaki dükkanlarda ayrı ayrı randevu veriyorum." Her iki tarafa tavsiye dışında katkı yapmadığını söyleyen ve "Yönetime girmeyi düşünmüyorum," diyen Kaynar'la tatil öncesi o iki dükkandan biri olan Cento Per Cento'da buluştuk. Bir dalış aşığı olan Kaynar, 28. kez Maldivlere gidiyormuş. "Bundan 25 yıl önce oraya gitmeye çalıştığımda deli diye bakmışlardı. O zaman üç aktarma vardı, şimdi direkt uçuş var. Su altında korkunç bir dayanışma oluyor. Dalınca bazen insanlığımdan utanıyorum," diyor Kaynar... Biz de soruyoruz:
- Peki Beşiktaş'taki dayanışma hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Beşiktaş'ta geçmişteki dayanışmadan bahsetmek imkansız. Artık seçim zamanı ortaya çıkan kongre avcıları var. Biri 'Bende 200 oy var,' diyor, diğeri 'Bende 300'. Hepsinin oylarını toplasan, kongre üyesi sayısının beş katı! Başkan adayları da maalesef bu insanlara taviz veriyor. Dirençleri kırılıyor, seçim kazanma hevesiyle belki bu gruplara sözler veriliyor. Bu yanlışlar daima tekrarlanıyor. Bu durumda hak etmediğin bir şey kazanıyorsun ya da hak ettiğin şeyi kazanamıyorsun! Her iki adaya da bunu söyledim. İkisi de taviz vermezse, hür iradenin sesi duyulacak.
güven veren isimler seçilmeli
- Adayların sizin bu tavsiyesine bakış açısı nasıl oldu?
- Ben bu tavsiyeyi tek başıma vermiyorum. Beşiktaş'a yıllarca hizmet etmiş arkadaşlarım da aynı sorunu tespit ediyor. Biz dilimizin döndüğünce bu sakat durumu anlattık. Gerisi başkan adaylarımızın bileceği iş.
- Seçimde başka hangi konular öne çıkıyor?
- Bu seçimde listeler çok önemli. Bir başkana seçimi kazandıracak ya da kaybettirecek kadar önemli listelerde kimlerin olacağı. Güçlü yönetim kurabilen aday kazanacaktır. Listede size güven veren isimler olmalı. İş hayatında, sosyal hayatında belli bir yere gelmiş insanlarda oluşan yönetim sempati toplar. Paralı insanlardan bahsetmiyorum. Beşiktaş kongre üyeleri, bu seçimde tüm isimleri dikkatlice inceleyecek.
- a Haber'deki 90'a programında seçim tarihini eleştirdiniz...
- Adaylardan Serdar Adalı diyor ki 'İcraat yapma, 15 gün sonra kozlarımızı paylaşırız.' Haklı. Orman ne diyor? 'Geleceğimizi şimdiden çizmeliyiz' O da haklı. Ben de Orman gibi yapabilirdim. Sonuçta sezona hızlı girmek lazım. İşin bir diğer yanı da Orman, yine doğal bulduğum bir şekilde seçime de yatırım yapıyor. Haksız rekabet diyebiliriz belki ama takdir kamuoyunun ve kongre üyelerinin olsun.
- Her iki adayın eski başkan Yıldırım Demirören'e hesap sorulması üzerinden girdiği tartışmayı nasıl yorumlarsınız?
- Yıldırım Demirören bir dolu hatası olan ve benim de sürekli tenkit ettiğim bir başkan. Ancak bana sorarsanız, bu hesap sorma olayının altı boş kaldı. Artık Yıldırım'a da büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Ya çıkıp belgelerle, rakamlarla şunu şunu yaptı desinler ya da konuyu kapatsınlar. Bu işi sulandırmanın anlamı yok. Şimdi çıksak, sizinle bir Beşiktaşlıya desek ki 'Yıldırım'dan hesap soracağız,', neyin hesabını soracağımızı bilmez!

TEHDİT EDENLER OLDU

- Konu Beşiktaş olduğu zaman doğru bildiğinizi söylemeyi seven birisiniz. Bu durum iş hayatında sizi zorladı mı?
- Senelerce Beşiktaş'a hizmet etmeye çalıştım. Kendimi anlatmama gerek yok. En saf şekilde eleştiri yapmaya çalışıyorum. Kimsenin kişiliğiyle ilgili sınırı aşmadım, ancak bu yüzden de çekmediğim sıkıntı kalmadı. Az önce Serdar Bilgili'yle yemek yerken dertleştim. İş hayatıma kadar ellerini uzatanlar oldu. Tehdit ettiler.
- Size karşı bu şekilde tavır gösteren insanlarla karşılaşıyor olmalısınız...
- 'Yılanın çiçeğe sarıldığı gibi sarılmak gibi' diye bir deyim vardır. Seçimlerde öyle olur. Ben bazen gülüp geçiyorum, bazen suratlarına söylüyorum. O yüzden bana karşı nasıl davranacaklarını onlar iyi biliyor. Bakın bir anımı anlatayım Serdar Bilgili zamanında basın sözcüsüyüm. Sanlı Sarıalioğlu bir yazı yazmış, yönetim kurulunda olay oldu. Aradım Sanlı kaptanı dedim ki 'Haklı olduğun noktalar var.' Kaptan da bana 'Erol, acayip gerildim senin telefonunu görünce. Bana bağırıp çağırcaksın sandım,' dedi.

YENİ STADYUMA YENİ PROJE

"İnönü Stadı'ndaki son maça gitmedim. Eskiden locam vardı, şimdi iki kombinem var, onları da insanlara veriyorum. Daha birinci dakikadan başlayan küfürlere, yaşını başını almış insanların alkollü hallerine tahammül edemiyorum. Bu yüzden Beşiktaş'a küsen bir sürü insan tanıyorum. Beşiktaş'a küsmek değil bu, ortamdan soğumak. Kültür seviyesi yüksek, Beşiktaş'a başka bir tutkuyla bağlı yönetici adayı gençleri kaybettik. Açık tribüne son parasını veren ve çok saydığım, benden daha iyi taraftar diye nitelediğim insanlara örnek olacak yöneticilerimiz kalmadı. Yeni stadyum yapılınca, ben bu durumu tersine döndürmek için ön ayak olacağım. Gerçek Beşiktaşlıları, kumandayla yürütülenleri değil hür iradeli olanları kulübümüze yeniden kazandıracağız. İnşallah seneye sana bu projede nereden nereye geldiğimizi yeniden sana anlatacağız."

HINCAL ULUÇ'TAN YILIN OLAYI

Kaynar, A Haber'de sezonun ikinci yarısında start alan 90'a programında da yorumculuk yaptı. Biliyorsunuz artık bir klasik olan programın ilk başında haftanın olayı konuşulur ve ilk söz Kaynar'ın yakın arkadaşı gazeteci Hıncal Uluç'a bırakılır. Olayın geri kalan kısmını Kaynar'a bırakalım: "Allah uzun ömürler versin annem 85 yaşında. Bir gün Hıncal Uluç'u görmüş 'Ya şu Erol bir sussa da sizi dinlesek,' demiş. Hıncal'ın çenesinin ne kadar kuvvetli olduğunu o da tüm dünya gibi biliyor ama ailemiz her zaman karşı tarafa saygı göstermeyi ön plana çıkarır! Şaka bir yana annem Hıncal'ı çok sever. Neyse Hıncal bu olaya bayıldı. Programa çıktık, sözü aldı ve 'Haftanın, ayın değil yılın olayı yaşandı,' dedi. Kendi kendime 'Ya bir şey mi atladım?' derken bu olayı anlattı. Hıncal'la uğraşılmaz, o çok özel biri."
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kongre avcılarına taviz vermeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz