X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir zamanlar Tarabya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir zamanlar Tarabya

  • Giriş Tarihi: 16.6.2013

Doğma büyüme Tarabyalı olan arşivci Serkan Kaya, tarihe ve yaşadığı semte olan ilgisiyle www.tarabyatarihi.com adlı bir site kurdu. Sitede semtin 1800'lü yıllardan itibaren tarihçesi yer alıyor

Yeşilçam filmlerinin favori seti, bir zamanların tavernalar semti Tarabya, aslında 1800'lü yıllarda Rumların yaşadığı, kendi halinde bir balıkçı köyüydü. Ta ki o yüzyılın yarısında Avrupa ülkelerinin sefaretleriyle zengin Rum bankerler tarafından keşfedilene dek... Tarabya ile ilgili bunun gibi pek çok ilginç bilgiyi, www.tarabyatarihi.com adresinden öğrenebiliyoruz. Sitenin kurucusu, atv arşiv sorumlusu Serkan Kaya. Kaya, bu siteyi, tarih merakıyla büyüdüğü semte duyduğu aşkı harmanlayarak hazırlamış.

- Sitede Tarabya'nın tarihi ne zamandan başlıyor?
- Fotoğraf olarak 1860'lara kadar gidiyor.

- Bilgi olarak?
- Bir genel tarih bölümü var. O da 1800'lerden başlıyor.

ADIYLA İLGİLİ İKİ RİVAYET VAR
- Tarabya adı nereden geliyor?
- İki rivayet var. Biri Bizans'tan, Rumca 'havası güzel' anlamına gelen terapia kelimesinden geliyor. Diğeri de, 2. Selim döneminden. 2. Selim, Tarabya'ya gelip balık yermiş, dinlenirmiş. Dinlenme yeri anlamına gelen tarabiyeden geliyor deniyor. 1950'lere kadar Tarabya'da Rumlar çoğunlukta. Sonra 1955'te 6-7 Eylül olayları oluyor. Bir kısmı Yunanistan'a göç ediyor.

- Nasıl bir yer o dönemde?
- 1800'lerin sonuna kadar balıkçı köyü. Rum balıkçılar var. Sonradan dönemin Rum banker zenginleri gelmeye başlıyor. Sayfiye yeri olarak kullanılıyor. Mesela Zarifiler, ünlü bir Rum aile. Kışın Fener'de oturuyor, yazın da Tarabya'ya geliyorlar. Bir köşk yaptırıyorlar Tarabya'da. Bu zengin bankerler, bugünün Koç, Sabancı aileleri gibi. Böylece Tarabya duyulmaya başlıyor, popüler oluyor. Popüler olmasında bir diğer unsur da konsolosluklar. Almanya, İtalya, İngiltere, Danimarka, Fransız, Amerikan konsoloslukları, sayfiye yeri olarak Tarabya'yı seçiyorlar. Fransız sefaretinde balolar, beş çayları düzenleniyor. O çaylarda ve balolarda, devletin o günkü gündemi de görüşülüyor. Bugün o baloların düzenlendiği koru hala Fransız sefaretine aittir. Düğün gibi organizasyonlara da açtılar orayı bugün. Tabii Rum zenginlerin semte gelmesinin sebeplerinden biri de sefaretlerin burada olması, yani birtakım bürokratlara yakın olma isteği.

- O dönemden enstantaneler var mı?
- Mesela Sultan 5. Murad akli sağlığı yerinde değil diye tahttan indirildikten sonra, o dönemin sadrazamı gelip İngiliz sefaretinde görüşmeler yapıyor, 'Sultan Abdülhamid'i getireceğiz,' diye. İngiltere o dönemin dünyadaki süper gücü. Onların da fikrini almak için görüşmeler yapılıyor. Yani bu tip diplomatik görüşmeler de yapılıyor Tarabya'da.

- Peki sonra?
- Sonra başkent Ankara olunca buradaki sefaretler önemini kaybediyor. Sosyal hayata bakınca da, 50'lerden sonra Rumlar yavaş yavaş gidiyor. 74 çıkarmasıyla birlikte Rumların çoğu tahliye oluyor. Çok az Rum kalıyor. Ben çocukluğumdan hatırlıyorum yaşlı Rumları. Muhtardan duyduğuma göre şu an 35 kişi kalmış. Benim çocukluğumda Kasap Miço vardı mesela, herkes ondan alışveriş yapardı. Bizim muhtar, Refet Üstün, 1930 Tarabya doğumlu. 1961'den beri hep o muhtar. Onun dedesi de Tarabya muhtarıymış. Ben Facebook sayesinde, zamanında yurtdışına göçmüş Tarabyalı Rumlarla da görüştüm. Bazıları da internetten benim sitemi görmüş, benimle irtibat kurdular. Bazıları hala 'Benim memleketim Tarabya,' diyor. Bir arkadaşım, karakolun orada eski bir ağacı öpen yaşlı bir Rum görmüş mesela.

RUMLARDAN SONRA KARADENİZLİLER
- Rumlar gidince ne oluyor?
- Karadenizliler yerleşiyor. İstanbul'un genelinde nasıl 70'lerden sonra Anadolu göçü varsa, Tarabya da bu göçten nasibini alıyor. Tarabya sırtları 1970'e kadar boştur, fotoğraflarda görüyoruz. Ondan sonra yavaş yavaş gecekondular yapılıyor ve bir süre sonra da o gecekondular apartmanlara dönüşüyor. 1970'lerin başında 2-3 bin civarıyken, 80'li yıllarda 20 binlere çıkıyor Tarabya nüfusu. Benim babam da Ordulu. Arsa yatırımı olarak alıyor Tarabya'da bir yer. Tarabya'nın merkezinde şu an Rizeliler çoğunluktadır. Siyasi olarak da 12 Eylül öncesi Tarabya'nın merkezi Ülkücüdür. Tarabya Oteli'nin arkasına düşen Cumhuriyet mahallesi tarafı daha çok sol görüşlüdür. 12 Eylül'de Ülkücüler yukarıya çıkamazmış, yukarıdakiler de aşağıya inemezmiş. Derken 80 darbesi, sonra Özal dönemi... Göç devam ediyor bu sırada.

YEŞİLÇAM'DAKİ TARABYA
- Siz böyle bir siteyi neden kurdunuz?
- Ben 1971 doğumluyum. Babam o sene Tarabya'dan bir arsa alıp ev yapmış. Doğma büyüme Tarabyalıyım yani. İstanbul Üniversitesi Arşivcilik Bölümü mezunuyum. Tarihe çok meraklıyım. Bu ilgimi de yaşadığım yere yönelttim. Ve Tarabya için çok yönlü bir semt tarihi araştırması yapmaya çalıştım. Fotoğraf taraması yapıyorum bir kere. Gittigidiyor'da çok eski, ilginç fotoğraflar çıkıyor bazen. Onları satın alıyorum. Osmanlı arşivindeki belgeler var. Şu an mevcut katalogların hepsini taradım, Tarabya'yla ilgili bütün bilgileri aldım. Onun dışında Yeşilçam arşivini taradım. atv'de yüzlerce Türk filmi var, onların hepsini taradım. 50'li, 60'lı yılların görüntüleri var hep onlarda. Yeşilçam filmleri deyip geçmemek lazım. İstanbul'un görsel tarihi var onlarda. Yeşilçam filmlerinde Tarabya oldukça fazla kullanılmış. Mesela Canikom filminde Cüneyt Arkın, Gülşen Bubikoğlu'yla Tarabya sahilinde buluşur. Sahilde birbirlerine doğru koşarlar, arka fonda da Tarabya Oteli vardır. Afili Delikanlı filminde de bir kavga sahnesi vardır.

- Yurtdışında yaşayan Tarabyalı Rumlar da sizin için iyi bir kaynak olmuş.
- Evet, özellikle Atina'daki Rumlar bana birçok fotoğraf gönderdi. Mesela birinin eniştesi, hem Tarabya Oteli'nde hem de daha öncesinde yanan Tokatlıyan Oteli'nde çalışmış bir şef garson. Onun fotoğraflarını yolladı bana.

CADDEYİ GEÇEN RUM GARSONLAR
- Eskiden Tarabya'da sosyal hayat nasıldı?
- Eskiden sahilde sadece balık lokantaları varmış. Hatta kaldırım üzerinde bu lokantaların yazlık çardakları varmış. Rum garsonlar, caddede karşıdan karşıya geçerek oradaki masalara servis yaparmış. Ben bunların görüntülerine rastladım. Mesela yılmaz Güney'in bazı filmlerinde var. Canikom filminde var. 80'lerde de tavernalar öne çıkıyor. O dönem Tarabya Oteli de çok popüler. İnsanlar balolara, beş çayına geliyor buraya. Sonra Tarabya Oteli kapandı. 11 sene kapalı kaldı. O dönemde taverna kültürü de bitti. Şu an bazı balık lokantaları var. Onun dışında Big Chef's açıldı son dönemde. Otelin de tekrar açılmasıyla Tarabya yeniden canlanıyor diyebiliriz.