X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Polislere polisi sevdiren adam: Komiser Cemil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Polislere polisi sevdiren adam: Komiser Cemil

  • Giriş Tarihi: 23.6.2013

Cüneyt Arkın'ın oynadığı Komiser Cemil, birçok polisin mesleğe başlamasının da nedeni. Polis şiddetinin tartışıldığı şu günlerde Komiser Cemil'in kriterlerini hatırlamanın tam zamanı değil mi?

Türk sinemasının bir klişesidir: Olaylar biter, Türk polisi olay mahalline iştirak eder ve suçluları adalete teslim etmek için tutuklar. Ama bu klişeyi ters yüz eden örneklerde var sinemamızda. Bizzat polisin suçlularla mücadelesine odaklanan filmlerden bahsediyoruz. En ünlüleri Cemil (1975) ve Cemil Dönüyor (1977). Melih Gülgen'in yönettiği ve Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı bu iki film aslında polisle olan ilişkide bir anahtar olabilir! Çünkü yaptığımız bir sohbette Cüneyt Arkın birçok polisin Cemil filmlerini izleyip mesleğe başladığını anlatmış, emniyet teşkilatı içerisinde Cemil'in rol modeli olduğunu söylemişti. Filmin 70'lerde çekildiği düşünülürse, Cemil'i rol modeli olarak kabul eden polis kuşağının büyük kısmı emekli olmuştur herhalde. Gezi Parkı olayları sırasında görev yapan polislerin ne kadarı Komiser Cemil'e aşina bilemiyoruz. Ama tanımaları önemli. Malum, olaylar sırasında polis orantısız güç kullanmakla eleştirildi. Bu eleştirileri haklı bulan devlet yetkilileri inceleme başlattı. Soruşturmalar sürüyor. Kimi polisler açığa da alındı. Öte yandan polislerle yapılan söyleşilerden ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerden anladığımız kadarıyla da polis kendisinin 'günah keçisi ilan edildiğini' düşünüyor. Onlar sadece emirleri uyguladıklarını belirtiyorlar. O zaman bu karmaşık durum için Komiser Cemil kriterlerini hatırlatmak gerek diye düşündük!

Polis nedir, ne değildir?
Cemil filmindeki bir sahnede Komiser Cemil "Polis nedir?" sorusuna cevap verir: "Politikacıların kendi emelleri için kullandığı bir sürü mü? Aylığı karşılığı, özgürlük isteyenleri kovalayan hükümet gücü mü? Yoksa emekçinin karşısında iktidarın memuru mu? O, bir bahtsızlık karşısında halkın suçladığı ilk bahtsız insandır. Aslında o halkın umududur, halkın adalet anlayışıdır. Halk onun kişiliğinde tüm devleti görür. Bir ülkede polis çirkin oldu mu, o ülkede hiçbir şey güzel olamaz."

Arkın: Modern Malkoçoğlu
İnatçı bir polistir Komiser Cemil, dik başlı oluşunun nedeni budur. Haksızlığa uğrayanın yanındadır, adalete güvenir. Ona verilen soruşturmaları sonuna kadar götürür. Karşısına çıkan uluslararası suç şebekelerine prim vermez. Zaman zaman umutsuzluğa düşse de, ne olursa olsun şebekenin en başındakine ulaşmaya çalışır. Suikasta uğrasa da ilkelerinden vazgeçmez. Korkusuz gibi görünür belki ama onun da korkuları vardır. Mesleğini layıkıyla yapamadığı, halkını koruyamadığı için insanların yüzüne bakamamaktan korkar. Komiser Cemil, Cüneyt Arkın'ın da sevdiği karakterlerden biridir. Arkın, modern Malkoçoğlu olarak görür onu. Malkoçoğlu ve Cemil'in benzer ilkelerle hareket ettiğini söyler.

CIA'e bile ayar verdi
Cüneyt Arkın, Malkoçoğlu, Kara Murat, Battagazi, Köroğlu gibi tarihi avantür filmlerdeki karakterleriyle nam salsa da filmografisinde bakınca hatırı sayılır sayıda polis olarak karşımıza çıktığını söylenebiliriz. 1970'lerden 1990'lara kadar olan dönemde 30'dan fazla filmde Arkın'ı polis olarak izelriz. Arkın, komiser olarak kah Türk polisini hakir gören CIA ajanlarına dersini verir, kah uyuşturucu ve silah tacirlerinin kökünü kurutur. Komiser Cemil, tüm bu polis karakterlerini temsil ettiği için emniyet teşkilatında fenomendir aslında. Bir kuşak küçükken "Ne olmak istiyorsun?" sorusuna "Polis," cevabını verdiyse Arkın'ın filmlerinin bunda etkili olmadığını kim söyleyebilir?

Neşeli Günler'deki Gezi
Duranadam eylemleri sonrasında medyada, ilk duran adamın Cüneyt Arkın'ın yönetip oynadığı Vatandaş Rıza olduğu yazıldı. Evet, bu filmde Rıza'yı canlandıran Arkın, evini yıkan zengin bir adamın cezalandırılmaması karşısında Taksim Anıtı'nın önünde sivil bir itaatsızlık eylemine başlar. Sonra bu eyleme ailesi de katılır. 1979'da çekilen bu filmden bir yıl önce vizyona giren, hani Adile Naşit ve Münir Özkul'un, turşuya limon mu sirke mi koyulacağı tartışmasını yaptıkları Neşeli Günler filminde de farklı bir protesto vardır. İnatları yüzünden anne babası bir araya gelmeyen çocuklar, başlattıkları açlık greviyle bu inadı kırmaya çalışır. Grevinin yapıldığı yer neresi dersiniz: Gezi Parkı.