X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tunç ölüme karşı korkusuzdur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tunç ölüme karşı korkusuzdur

  • Giriş Tarihi: 21.7.2013

Dünyanın en yüksek dağlarına çıkan Tunç Fındık'ın eşi olmak, sabır istiyor. Geçen ay Pakistan'da Taliban'ın saldırısından kurtulan milli dağcının eşi Nurcan Fındık "Tunç eve sağlam dönmesi gerektiğini bilir," diyor

Milli dağcımız Tunç Fındık, Türkiye'de 8 bin metre yüksekliğe en fazla tırmanan kişi. 41 yaşındaki Fındık, dağcılıkta '14x8 bin' olarak tanımlanan, dünyanın en yüksek 14 dağından dokuzunun zirvesine çıkmayı başardı. Dünyada bunu gerçekleştirebilen 32 dağcıdan biri. Geçen ay ise Pakistan'ın en yüksek dağı Nanga Parbat'a tırmanırken, Taliban'ın ana kampa yaptığı saldırı anında başka bir kampta bulunması, onu mutlak bir ölümden kurtardı. Trajik olayda 11 dağcı öldürüldü. Biz de dünyaya hep en tepeden bakmaya tutkulu bir dağcının eşini merak ettik. Makine mühendisi Nurcan Fındık, eşinin her tırmanıştan dönüşünü nasıl sakince bekliyorsa, sorularımızı da aynı soğukkanlılıkla yanıtladı.
- Nasıl tanıştınız? Sizin dağcılığa ilginiz var mıydı?
- Üniversite yıllarımdan beri dağcılıkla ilgileniyorum. Türkiye'de Ağrı dahil, hemen hemen bütün dağlara çıktım. Tunç'la ilk 1998'de Demirkazık dönüşünde, Aladağlar'da tanıştık, ama 2006'da tekrar karşılaştık. Arkadaşlarımla Tunç'un Cho Oyu'ya yaptığı tırmanışın gösterisini izlemeye gitmiştim. İki yıl beraberlikten sonra da 2008'de evlendik.
- Eşiniz zorlu zirvelere tırmanırken, sakince beklemek kolay mı?
- Tunç'u sevdiğim için onun mutlu olabileceği bir modelde yaşaması, benim için de mutluluk verici. O istediğini yaptıktan sonra o mutluluğu paylaşmak çok daha anlamlı. Zor anlar oluyor, ama bu da onun işi.
- Onu yolcu ederken, birbirinize nasıl moral veriyorsunuz?
- Tunç'u bütün tırmanışlara ben yolcu eder, yine ben karşılarım. Çığ riski yüzünden dünyanın en tehlikeli tırmanışı olan Annapurna'ya giderken de onu yine ben yolcu ettim. Gerçi çığ düştüğü için Annapurna tırmanışını bıraktı. O yola çıkmak üzereyken İrtifa 8000-Yüksek Macera adlı kitabı da yeni yayımlanmıştı, bana da bir şeyler yazıp vermesini istedim. Kitabın kapağına 'Bütün güzel enerjiler seninle olacak,' yazmıştı. Sanki 'Ben olmasam bile enerjiler seninle olacak,' duygusunu bana vermişti.
- Saldırıyı nasıl duydunuz?
- Tunç, her hareketinde uydudan telefon eder, haber verir. 'Bugün ikinci kampa çıkıyoruz, yarın hiç arayamayacağım,' der. Her şeyi planlı olduğu için ben de rahatlıyorum. O olayın akşamı cep telefonumu kapatmıştım. Pazar sabahı 04.25'te ev telefonu çalınca telaşla açtım. Karşımda Tunç vardı ve 'Tatlım burada çok kötü bir şey oldu,' dedi. Olanları duyunca da büyük şok yaşadım.

İNSANLARIN SEVGİSİ ONU KORUYORDUR
- Eşiniz bu olaydan etkilememiş gibi devam edebilir mi sizce?
- Tunç ölüm karşısında korkusuzdur; ölümün hayatın bir parçası olduğunu ve çok güvenli yaşamanın da insanı ölümden uzak tutmanın garantisi olmadığını düşünür. Bir gün bana 'Belki de ölüm, o kadar korkunç değil,' dedi. Tunç zorlu dağlara çok kolay çıktığı için belli sıkıntıları yansıtmaz, abartmaz. Pakistan'da da kurtulmasında pozitif düşünmesinin ve temiz yüreğinin etkisi olduğunu düşünüyorum. Tunç'u seven o kadar çok insan var ki, bu sevgi mutlaka onu koruyordur.
- Onun dönememe ihtimaliyle nasıl başa çıkıyorsunuz?
- O risk hep hissedilen, ama konuşulmayan bir duygu. Ancak Tunç 'Zirveye çıkmak opsiyonel, ama eve sağ sağ salim dönmek zaruridir,' düsturunu benimsemiştir.
- Yanına size ait şeyler alır mı?
- Tunç, benim, evin ve kedimizin fotoğrafını yanına alır. Çadırına asıyor, onlara bakınca da mutlaka evine dönmesi gerektiğini hatırlıyor.

TUNÇ FINDIK:
Dağda tüm hayatı geride bırakıyorum
- Eşiinizi geride bırakırken neler hissediyorsunuz?
- Sadece eşimi değil, her şeyi, tüm yaşamı geride bırakıyorum, ancak gittiğim yer muazzam. Bu tamamen farklı dünyaya giderken içimde hüzün değil, daima coşku olur. Ancak 8 binlik bir dağa, mesela yeryüzündeki en zorlu tırmanışlardan olan K2'ye giderken, yüzde 50 ihtimalle evinize geri dönemeyeceğiniz ihtimali var. Bu nedenle biraz da kararlı ve soğukkanlı olmak gerek.
- Eşiniz sizi yolcu ederken, ne söylemesi, sizi rahatlatır?
- Sadece 'Seni seviyorum,' demesi bana yeter.
- Pakistan'daki olaydan sonra ilk kime haber verdiniz?
- Önce eşimi aradım, çünkü boş yere endişe etmesini, bu türde trajik bir haberin benden önce ona varmasını istemedim.
- Eşiniz 'Artık yeter, daha fazla korkuyla beklemek istemiyorum,' derse, tırmanışı bırakır mısınız?
- Hayır, asla. Ama zaten Nurcan da öyle biri değil. Bu tür sahte duygusallıklardan uzağız ikimiz de.