X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadınları hormonlar yönetir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadınları hormonlar yönetir

  • Giriş Tarihi: 18.8.2013

Dünya, Kate Moss'un aldığı kiloları ve ayva göbeğini konuşa dursun, İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan bir makale, modellerin yaşadığı acı gerçeği tekrar gündeme getirdi. Konu, modanın çirkin yüzü; zayıflık!

Şimdiye kadar, modellere zayıf olmaları yönünde yapılan dayatmalar bir dönem bu mesleği yapan birkaç kadın tarafından konu edilse de anlatılan hikayeler hep bir şehir efsanesi olarak kalıyordu. Sektörde saygı duyulan tasarımcı, editör ya da fotoğrafçılar ellerini taşın altına koymuyor, herkes olaya uzaktan bakmakla yetiniyordu. Yukarıda bahsini ettiğim makalenin yazarı Vogue Avusturalya eski yayın yönetmeni Kirstie Clements, modanın dayattığı zayıflık takıntısını detayları ile anlatan ilk endüstri profesyoneli olması açısından önemli. Clements'in yakın zamanda piyasaya çıkan The Vogue Fact (Vogue Gerçeği) adlı kitabından alıntılar yaparak yazdığı makale, modellerin açlığa zorlanmasına ilişkin pek çok yaşanmış hikayeyi birinci ağızdan veriyor, bugün de pek çok genç kızın hayatını tehdit eden zorlamalara ışık tutuyor.

AÇLIKTAN BAYILAN MODELLER
Clements "Dergi editörleri modellere uygulanan incelik baskısı konusunda suçlu bulunabilir, bu suçlamalar haksız da sayılmaz ama baskıların asıl nedeni tasarımcıların kıyafetlerini daha güzel gösterme arzusu," diyor. Geçmişte 36 ile 38 beden arasında kıyafetler hazırlayan dev tasarımcıların, aradan geçen zamanda 34 beden kıyafetleri bile daha küçük ebatlarda üretmeye başladığının altını çiziyor. Moda dünyasında isim yapma hayali kuran küçük yaştaki kızların, bu kıyafetlerin içine girebilmek için yemek yemekten tamamıyla vazgeçtiğini anlatan Clements'in karşılaştığı çok sayıda üzücü örnek var. Pek çok modelin açlıktan hastaneye kaldırıldığını anlatan Clements, "Bir defasında bizim için çekime gelen bir kızın dizlerindeki yaraları gördüm. Bu yaraların nedenini sorduğumda, aldığım cevap korkunçtu. Henüz 16 yaşında olan model, açlıktan günde birkaç kez bayıldığını gururla söyledi," diyor. Tabii bayılmalar tabii Clements'in karşılaştığı tek sorun değil. Model ajanslarına bağlı pek çok kızın sık sık hastaneye kaldırıldığını ve beden fonksiyonlarını tekrar kazanmak için serum aldığını, bunların uzun süreler sadece diyet kola ve sigarayla yaşadığına yıllar içinde pek çok kez şahit oluyor Clements. Birkaç yıl önce bir modelin hayatını kaybetmesine sebep olan, tokluk hissi için pamuk yutma hikayelerinin çok yaygın olduğuna dikkat çeken eski Vogue çalışanı, Paris'teki en iyi haute couture evlerinde modellik yapan kızların durumlarının en kötüsü olduğunu, çünkü bu markaların en ince modelleri istediğini anlatıyor. Clements, 'Fit model adı verilen ve couture markaların provalarına katılan modellerin anoreksiya ile olan savaşı en zoru. Çünkü onlar vücutlarında deri ve kemikten başka hiçbir şey kabul edilmeyen iskeletler olmak zorunda,' diyor. Bu modellerin de bir adı var: Paris thin (Paris zayıfı).

İŞİM YEMEK YEMEMEK
"Küçük yaştaki modeller, diyet yaparak göğüslerini küçültemiyorsa ameliyat oluyor, istenen beden ölçüsüne ulaştıklarında ise daha fazla kilo verirlerse daha çok iş alacaklarını düşünüyor. Sıfır bedenin de altına düşmek için bilerek ve isteyerek anoreksik olan kızlara kimse dur demiyor," diye anlatıyor Clements. Ve bu işin sonu ölüm! Modellere yemeleri için telkinde bulunduğunu da söyleyen Clements, açlıktan ayakta duramayan kızlara çekimlerin sonunda yatarak poz verdirmek zorunda kalıyor. Modellere yemek sunduğunda aldığı cevap hep aynı: "Benim işim yemek yememek." Konuya Kate Moss'un ayva göbeği ile başlamıştım, yine bu lanet incelik modasını dünyaya kazandıran Moss'la bitireyim. Dünyada milyonlarca kızın stil ikonu olarak gördüğü, pek çoklarının da kameraların önünde yaşadığı pırıltılı hayat nedeniyle örnek aldığı Kate Moss'un açlıkla ilgili bir özlü sözü var: "Yemek lezzetli ama ince olmanın tadı gibisi yok." İnsan düşünmeden edemiyor, moda için ölmeye değer mi?