X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antik parfümün izinde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antik parfümün izinde

  • Giriş Tarihi: 1.9.2013

Antalya'daki Phaselis antik kentinde yapılan arkeolojik araştırmaların sonucunda 2 bin 500 yıldır yetişen kırmızı zambaklarla parfüm, güllerden de yağ üretilecek

Antalya'nın Kemer ilçesinin yakınlarındaki Phaselis antik kentinde geçen yıl başlatılan yüzey araştırmalarının bu yıl ikincisi gerçekleştiriliyor. Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Murat Arslan'ın başkanlığında yürütülen araştırmaların sonucunda, flora, biyoloji ve kimya gruplarıyla işbirliği yapılarak antik çağda Phaselis'te çok ünlü olan gül ve zambaklardan arkeolojik parfüm ve yağlar üretilecek.

GÜL YAĞI ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞIYDI
Prof. Dr. Arslan "Phaselis gülünün ünü, antik dönemde Uzakdoğu'ya kadar yayılmıştı," diyor ve ekliyor: "Antik kaynaklara göre Phaselis'te yetişen güllerden yapılan gül yağı o kadar beğeniliyor ki ünü Nepal, Capua ve Praeneste'ye kadar ulaşıyor. Kırmızı zambaklar da Antiokheia ve Suriye'deki Laodikeia zambaklarından sonra antikçağda en çok beğenilen zambaklar. Bir kilo gül yağı elde etmek için, 2 milyon gül yaprağı, yani 4-5 ton gülün işlemden geçirildiği gerçeği göz önüne alındığında, kentteki güllerin çok büyük bir alan kapladığı düşünülmelidir. Gül yetiştiriciliğinin böylesi geniş bir sahaya yayılması ve ünlü sofist ve kültür tarihçisi Athenaios ile doğa bilimci Plinius'un aktardığı bilgiler, Phaselis'te gül yetiştiriciliğinin antikçağ ölçeğinde ihraç ürünleri olarak ön sıralarda geldiğini gösteriyor. Ayrıca bu güllerin yine Phaselis'te işlenerek ticari bir ürün haline getirildiğine işaret ediyor. Günümüzde gül yağı hammaddesinin kilosu yaklaşık 6 bin avro. Bu maddenin antikçağdaki değeri düşünüldüğünde, gülün Phaselis'e sağladığı gelir azımsanmayacak gibi. Zambaklar da muhtemelen parfüm ve ilaç yapımında kullanılıyordu."

ARKEOLOGLAR BAL DA YAPIYOR, ŞARAP DA
Günümüz dünyasında arkeolojik araştırmaların, salt kazı çalışmalarının ötesine geçerek disiplinler arası yöntemler ve ekip çalışmalarına yöneldiğini belirten Prof. Dr. Arslan, buna hem Türkiye'den hem de dünyadan örnekler veriyor: "Antikçağda yapıldığı gibi zeytinyağı üretiminin Klazomenai'da deneyi yapıldı. Sagalassos kazılarında da antik suyolu onarılarak artık antik çeşmeden su akıtılıyor. Amphoraların içinde bal üretimleri, deneysel olarak halen yapılmaya devam ediyor. Ayrıca İtalya'da da antik usullerle yetiştirilen bağlardan elde edilen üzümlerle antik yöntemlerle şarap üretimi gerçekleştiriliyor."

ARKEOLOJİK YÖNTEMLE PARFÜM ÜRETİLECEK
Prof. Dr. Murat Arslan, bitkilerin bir kısmının tespitinin, ekibin flora grubu tarafından yapıldığını anlatıyor: "Antikçağdaki bilinen ürünlerin yerinde tespit ve kayıt çalışmaları devam ediyor. Çünkü bu bitkilerin çiçek açma mevsimleri değişiyor. Ekibimiz bitkilerin tespitine, bilimsel tanıtımına ve kenti ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin açıklayıcı tabelalar aracılığıyla bilgilendirilmesine odaklanıyor. Ancak ileriki safhalarda üniversitemiz kimya bölümünün de katkılarıyla söz konusu koku ve yağların elde edilmesine, analizine ve deneysel arkeolojik yöntemlerle üretilmesine çalışılacak."