X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yorgunum dostlarım yorgunum artık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yorgunum dostlarım yorgunum artık

  • Giriş Tarihi: 20.10.2013

Sürekli yorgun ve halsiz misiniz, zihniniz bir türlü dinlenemiyor mu? Her beş kişiden biri bu durumdan şikayetçi. Sorun, beynimizin aşırı uyarılması...

Fazla hızlı mı konuşuyorsunuz? Konsantrasyon sorunu mu yaşıyorsunuz? Unutkanlığınız nedeniyle Azheimer'e yakalandığınızdan mı şüpheleniyorsunuz? Beyninizin sürekli işlediğini hissediyorsunuz. Aklınız karmakarışık ve gerginsiniz... Sabahları, saatlerce uyuduğunuz halde kendinizi zerre kadar dinlenmiş hissetmiyorsunuz... Yalnız değilsiniz! 'Yorgunluk salgını'ndan mustarip olabilirsiniz. İngiltere'de geniş kapsamlı bir araştırma yapıldı: 38 bin 700 çalışana, sabah kendileri nasıl hissettikleri soruldu. Deneye katılanların sadece yüzde 15'i dinlenmiş olarak uyandıklarını söyledi. Araştırmacılar, her beş kişiden birinin kronik yorgunluktan mustarip olduğunu söylüyor. Dr. Cecilia d'Felice "Adeta küresel bir salgın söz konusu. Bu tarz vakalarla sürekli karşılaşıyorum" diyor ve ekliyor: "Fiziksel bir sebebi yok, sorun uykusuzluk değil. Mesele mod." Uzmanlara göre cep telefonu, tablet ve sosyal medya çağında beynimiz sürekli mesaj bombardımanına maruz kalıyor. Ya maillerimizi kontrol ediyor, ya atacağımız tweet'i düşünüyor ya da birilerini arıyoruz. Yani beynimize dinlenme zamanı tanımıyoruz. Londra'da, kronik yorgunluktan mustarip kişilerin tedavi edildiği klinik işleten fizyolog Dr. Nerina Ramlakhan "Beyin tüm bilgileri işlerken çok fazla efor sarf ediyor, bunu unutmamak gerek" diyor. Halsizlik çöktüğünde çoğumuz kahveye, çaya sarılıyoruz. İçince kendimizi zindeleşmiş hissediyoruz ama aslında yorgunluğumuz geçmiş olmuyor. "Sonuçta bir kısırdöngüye giriyoruz. Yorgun hissettiğimizde kafein tüketiyoruz. Akşam saatlerinde de kafeinin uyarıcı etkisini üstümüzden atıp uyuyabilmek için alkole ihtiyaç duyuyoruz. Alkol ise derin uyumamızı engelliyor ve bu yüzden de sabah yine yorgun uyanıyoruz." Gün içinde kendimizi son derece enerjik hissettiğimiz anlar da oluyor tabii. Ama aslında bu 'enerji patlamaları', yorgunluk, stres hormonları ve fazla miktarda kafeinden kaynaklanan aşırı uyarılma belirtisi. Sonuçları tatsız: Konsantrasyon sorunu ve unutkanlık... Son bilimsel araştırmalar, fazla yüklendiğimiz takdirde, beynimizin kimi bölümlerinin ara ara şalteri indirdiğine, yani 'şekerleme' yaptığına işaret ediyor; üstelik biz bunun farkına bile varmıyoruz, tüm beyin fonksiyonlarımızın görevini yerini getirdiğini sanıyoruz. Edinburgh Uyku Merkezi Direktörü Dr. Chris Idzikowski'ye göre, verilen yanlış kararların, yapılan hataların ve dağılan dikkatin altında hep bu 'kısmi şekerlemeler' yatıyor. Dr. Nerina Ramlakhan ise asıl sorunun uyku kalitesi olduğunu vurguluyor: "Aşırı derecede bilgi yüklenmesi olduğunda, beyin bunlar düzenlemekle meşgul olduğundan bir türlü derin uykuya geçilemiyor. Ki asıl derin uyku, asıl dinlendiren safha. Bu nedenle de dinlenmemiş olarak uyanıyoruz."

İLK YARIM SAAT ÖNEMLİ
Tabii beslenmeye dikkat etmek gerek. Kronik yorgunluk ve kilo arasında doğrudan bir ilişki olduğunu belirten Dr. Ramlakhan kahvaltının önemine dikkat çekiyor: "Uyandıktan sonra yarım saat içinde protein ve amino asitler açısından zengin kahvaltı etmek gerek. Böylece vücut gün içinde daha fazla melatonin üretecek ve gece daha iyi uyuyacaksınız." Dr. Ramlakhan'ın bir diğer tüyosu da, öğlene doğru ve akşamüzerleri 100-200 kalorilik atıştırmalıklar yemek. Spora gelince. Uzmanlar egzersizin oynadığı rol konusunda hemfikir, ancak zamanlamanın da önemli olduğunu vurguluyorlar. İşten eve gelince 10-15 dakika spor yapmak, zihni arındırıyor, fakat çok geç saate yapılan egzersiz, vücut ısısını fazla yükselttiğinden uykuya dalmayı geciktiriyor. Ve son bir uyarı! Uzmanlar, yapabileceğiniz en kötü şeyin sürekli yorgunluktan şikayet etmek olduğunu söylüyor. Çünkü aslında sorun yorgunluk değil, kendine yeterince zaman ayıramamak. Mesele de bunu nasıl yapacağınızı bulmak! (The Guardian'dan derleyen: Yeşim Kasap)

BIRAK O TELEFONU ELİNDEN!
Peki ne yapmalı? Öncelikle beyne dinlenmesi için zaman tanımak gerek. Maillerinizi kontrol etmeden önce düşünün, telefonla daha sağlıklı bir ilişki kurun. Elbette bunları yapmak o kadar kolay değil. Zira sosyal medyaya takılmak, e-maillere bakmak ya da sürekli telefonla meşgul olmak bağımlılık yaratıyor. Cihazlarımızdan gelen her uyarıya, her sese vücut dopamin salgılayarak tepki veriyor. Ve dopamin kendimizi canlı hissetmemizi sağlıyor. Biz de farkında olmadan sürekli dopamin salgılamanın peşindeyiz. Günde kaç saat bilgisayar veya cep telefonuyla uğraşmanın zararlı olduğuna dair kesin veriler bulunmadığını söyleyen Dr. Ramlakhan "Hastalarıma, yatağa gitmeden 1 veya 1,5 saat önce elektronik cihazları kapatmalarını öneriyorum. Ancak televizyon izleyebilirler. Böylece beyinleri de kendini kapatacak zamanı bulabilir, rahat ve derin uyurlar" diyor. Yapılacaklar bununla sınırlı değil. Meditasyon ve 'anı yaşamak' da dinlenmeye yardımcı oluyor. Stres Yönetimi Merkezi'nden Profesör Stephen Palmer'in önerisi ise yürüyüş. Gün içinde oturup 5 ila 20 dakika boyunca gözleri kapatmak da dinlendiriyor. Kimi araştırmalar da gün içinde 15 dakikalık bir şekerlemenin bir saatlik derin gece uykusuna denk oluğunu gösteriyor.