X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir doğru adam yeter...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir doğru adam yeter...

  • Giriş Tarihi: 27.10.2013

Gençlerin yeni idolü, Twitter'da en moda profil fotoğrafı... Dortmund'un hocası Klopp'u böyle popüler kılan sadece sportif başarı değil, doğruları hatırlatması

Doğru adam Jürgen Klopp... Sadece, hafta içinde bu sezonun en fiyakalı takımı Arsenal'i, üstelik de Londra'da, dize getirdiği için değil... Ya da 2005'te, Şampiyonlar Ligi'ni kazandıktan çok değil, sekiz sene sonra iflas noktasına gelmiş Borussia Dortmund'u, kendi deyimiyle 'Avrupa'nın en heyecan verici futbol projesi'ne dönüştürdüğü için de değil. En az taktik zekası kadar oyuna ve hayata bakışı, unutulan değerleri hatırlatması onu doğru adam yapan... Beş yıl önce işbaşı yaptığında, Almanya devi Dortmund tükenmenin eşiğindeydi. Eski Westfalen, yeni Signal Iduna Stadı'nı rakiplere dar eden 'sarı duvar' yıkılmak üzereydi.

GERİ DÖNÜŞÜN MİMARI
Ama o yılmadı. Alman ikinci liginden, altyapılardan oynarken verim, satarken para getirecek yetenekleri araştırıp buldu. Kendisi gibi başarıya aç, tutkulu ve genç adamlardan bir takım yarattı. Ve onlardan en iyisini çıkarmayı başardı. Nuri Şahin, 2011'de onunla Almanya'da yılın futbolcusu oldu. O, Real Madrid'in yolunu tutunca kimsenin adını sanını duymadığı bir başka gurbetçi, İlkay'la yerini doldurdu. Japon ikinci liginden 350 bin avroya aldığı Kagawa için iki sene sonra Manchester United'dan 16 milyon, geçen sezon da Götze için Bayern Münich'ten 37 milyon avroyu kasaya koydu. Yıkımın eşiğinden aldığı takımı, üçüncü sezonunda para babası B. Münich'in önünde şampiyonluğa taşıdı. Ertesi sezon hem ligi hem de kupayı kazanıp duble yaptı. Geçen sezonsa Şampiyonlar Ligi kupasını son dakika golüyle kaçırdı. Rakiplere sahayı dar eden Klopp patentli 'gegenpress'e (karşı pres) çare üretmek bir tarafa, tam tercüme bile bulamadılar İngilizler daha. Beş senede hem kulübün ekonomisini düzeltti hem de tekrar zirveye taşıdı. Hiç şüphe yoktu, futbol projesi için doğru adamdı...

KİMSENİN GÖZÜNE PARMAK SOKMADI
Ama onun yerinde kim olsa "Kulüp batıyor, kazanmalıyım" der, pragmatik davranır, bu uğurda her yola başvururdu. O öyle yapmadı. Mazeretlere sığınmadı. Başarıya gitmek için diğerlerini alaşağı etmeyi denemedi. "Milyonlar bu oyuna âşık. Onlara sıkıcı futbol seyrettirmeye hakkımız yok" dedi, talebelerine hızlı, ofansif futbol benimsetti. Dortmund'u izlemeyi keyif haline getirdi. Evet, kazanmayı çok seviyordu. Ama tüm hırsına rağmen kazanmak adına seviyesizleşmedi. Maçı kaybedince rakip antrenörün gözüne parmak sokmadı Mourinho gibi. Sadece kazandığı için değil, her yol mubah demediği için de doğru adam oldu. Bu sezonun ilk Şampiyonlar Ligi maçında, Napoli deplasmanında dördüncü hakeme kızıp üzerine yürüdü. Kırmızı kartı gördü. Ama bu coğrafyada alıştığımızın aksine hem güçlü hem mağdur rolüne soyunmadı. "Maymun gibi davrandım" diyecek kadar olgun kaldı, özür diledi. Onun başardıklarının yarısı bile, en sıradan adamın egosunu şişirmeye yeterdi. Ama o hep mütevazı kaldı. Tarzı, futbola ama daha önemlisi hayata bakışı tüm dünyada milyonlarca Dortmund sempatizanı yarattı.

SARI DUVARA YENİ TUĞLALAR EKLEDİ
Daha 46 yaşında ama şimdiden etli butlu bir kitabı doldurur veciz sözleri. Rakiplere sataşırken bile esprili. Misal B. Münich'i Bond filmlerindeki 'kötü adamlara' benzetti. Dev bütçeli rakiplere kaptırdığı yıldızların arkasından ağıt yakmak yerine "Başka anneler topa vurmayı becerebilen başka yakışıklı çocuklar doğuruyor" dedi. Halbuki kim olsa Klopp'un yerinde, hazır eline fırsat geçmişken olası başarısızlıklara kılıf örerdi. Dünyanın dört bir yanında insanlar Twitter'da, Facebook'ta profil fotoğrafı yapıyor artık bu muzip Alman'ı. Real Madrid, Manchester United değil, 'siyah-sarılar' oldu gençlerin favori PlayStation takımı. Futbol felsefesi, duruşu ve tarzıyla, artık 64'üne gelen Wenger'in halefi olarak geçiyor adı. Fakat sadece oynattığı oyun değil bu sempati tsunamisine yol açan. Başka şeyler var, Mourinho tarzı başarı reçetelerinden onu ayıran. Doğru adam Klopp... Doğru adam, çünkü öz eleştirinin karizmayı çizmediğinin, mütevazılığın apoletleri sökmediğinin, zafere giden yolun bel altına vurmaktan geçmediğinin kanıtı. Doğru adam, çünkü şişik egoların dünyasında hem sempatik hem hırslı olunabileceğinin fotoğrafı. Doğru adam çünkü futbol âşıklarına oyunu güzelleştirerek de zirveye çıkılabileceğini hatırlattı. Doğru adam çünkü Klopp gibiler varken biliyoruz ki her şeye rağmen bu oyun yanlış adamlara kalmadı.