X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Piyanonun başında 100 albümlük rekor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Piyanonun başında 100 albümlük rekor

  • Giriş Tarihi: 27.10.2013

Bu ay 100. albümü yayınlanan ünlü piyanist İdil Biret, konser temposunu da hiç azaltmıyor. Sanatçı 29 Ekim'deki konserinde, kendisine ithaf edilen eserleri de seslendirecek

Dört yaşından itibaren piyanonun başında geçen bir ömür, dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret'in yaşamı... Her yıl dünyanın birçok ülkesinde, birçok önemli konser salonunda sayısız konserler veren sanatçı, bu yıl 100. albümünü çıkartarak kendi alanında bir rekora da imza attı. 1935-1937 yılları arasında Ankara'ya da gelen çağdaş Alman besteci Paul Hindemith'in konçertolarından oluşan iki CD, geçtiğimiz günlerde Naxos'tan dünya piyasasına çıktı. Konser temposu yıllar içinde hiç azalmayan, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın eşliğinde Kayseri, Yozgat ve Nevşehir'de art arda üç konser veren İdil Biret'i bu yoğun temposunda eşi Şefik Büyükyüksel hiç yalnız bırakmıyor. Ünlü piyanistimiz 29 Ekim'de de Cumhuriyet'in 90. yılı nedeniyle İstanbul Saint Joseph Lisesi'nde özel bir konser verecek. Sanatçı bu konserde Beethoven'in bir sonatı ve Chopin'ın Andante Spianato ve Büyük Polonezi'nin yanı sıra Adnan Saygun ve Jean Françaix'nin kendisine ithaf ettiği eserleri de çalacak.

MODA'DA, ÇOCUKLUĞUMUN GEÇTİĞİ EVDE KALIYORUM

- Konserler için birçok ülkeye gidiyorsunuz. Kendinizi en çok nerede evinizde gibi hissediyorsunuz?
- Bulunduğum her yerde. Otellerde bile duvarlara yanımda götürdüğüm resimleri asar, yere şallar serer, ev havası veririm.
- Çocukluğunuzun da geçtiği Moda'daki evinizin sizin için duygusal bağları var mı hâlâ?
- Evet. Anne ve babamın çok sevdiği bu evimizde mümkün olduğu kadar çok kalıyoruz.
- İstanbul'da dolaşmaya vaktiniz oluyor mu? Yıllar içinde şehrin dokusunda nelerin değişmesi sizi etkiliyor?
- Evet, İstanbul'da olduğumuzda eşimle birlikte çok gezeriz. Eski, güzel iki-üç katlı evlerin, apartmanların yerine 20-30 katlı binaların yapılmasına üzülüyorum. Fransa'da ve İngiltere'de harp sonrasında yapılan benzer sosyal yapılar sonra dinamitle yıkılıp yerine dört beş katlı binalar inşa edildi. Yüksek binaların insanların ve ailelerin üzerinde yaptığı menfi sosyal etkileri iyi bilmek gerekir. Çok değerli bir mimarımız bir süre önce eşime 'Mimarlar olarak insanların sokakta yürürken yan taraflarında duvar olmasını istediklerini öğrendik' demişti. Şimdi ise bunun tersi yapılmaya devam ediliyor.
- Bu yıl da dostlarınızla Mavi Yolculuk yapabildiniz mi? En çok nerelerde denize girmeyi seviyorsunuz?
- Evet, her yaz olduğu gibi haziran ayında üç hafta denizdeydik. Fethiye'den guletle çıkıp Göcek ve çevresindeki koylarda kalıyoruz. Ben zaten fırsat buldukça yaz-kış yüzüyorum.