X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kardeşlerin işine karışılmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kardeşlerin işine karışılmaz

  • Giriş Tarihi: 17.11.2013

Kardeşler kavga ederken işlerine çok karışıp aralarındaki dengeyi bozmamak lazım. Kardeşinden dayak yiyen bir çocuk, o sırada hayatın zorluklarıyla baş etmeyi de öğreniyor

Bizim ikizler geldi bir buçuk yaşına. İlk altı ay ne çektiğimi siz biliyorsunuz sevgili okur. O dönemle kıyasladığımda bakımları çok daha insani bir hal aldı diyebilirim. Mesela Deniz artık gecede sadece bir kez uyanıyor, süt içip yatıyor. Mehmet üç-dört kez kalksa da tek bebek için uyanmak çok daha rahat oluyor. Ayrıca ikisi için de kucakta dolaşarak uyutma faslı bitti. Yanlarına oturuyorum, ellerine biberonu veriyorum, bir süre debelenip uyuyorlar. Fakaaat, gelin görün ki bu kez de başka sorunlar ortaya çıktı. Oğlanın fiziksel olarak daha çok geliştiğini söylemiştim daha önce size. Bu üstünlüğünü, özellikle bir oyuncağı paylaşamadıkları zaman kızı tartaklamak suretiyle pek güzel kullanıyor. Zaten erkek olduğu için daha sert bir mizacı var. Örneğin amcasını çok seviyor ve onunla vurmalı, boğuşmalı oyun oynamaya bayılıyor. Ondan sonra da o oyunları bizim üstümüzde tatbik ediyor. Geçen gün bir tokadını yedim, Allah sizi inandırsın yıldız saydım, eli öyle ağır.

EZİK Mİ OLACAK?

Bu vurmalar karşısında pek çok yöntem denedim. Güzellikle "Oğlum vurma, kardeşinin canı yanıyor, çok üzülüyor bak" dedim. Bu arada kız ağlamaktan komaya girmiş. Sanki inadıma yapar gibi gidip bir daha atladı kızın üstüne. Sert bir tonla "Mehmet, hayır!" deyip kızdan uzaklaştırdım. Bu sefer kendisi ağlama krizine girip Deniz'e "Ben senin icabına sonra bakarım" bakışı fırlattı. Baktım baş edemiyorum, tuttum pedagogun yolunu. Ağladım sızladım, "Bu oğlan kızı perişan etti, Deniz ezik bir çocuk mu olacak?" dedim. Tabii hemen uyarıyı aldım. E bu insanlar boşuna yıllarca eğitim alıp uzman olmuyor. Dedi ki Yeşim Kesgül Sercan: "Kendinizi böyle fikirlerle şartlamayın. Yoksa bu duyguları onlara da geçirirsiniz. Çocukların arasındaki doğal dengeyi bozmayın. Bir kere unutmayın ki Deniz çok küçük yaştan itibaren kendisine vuran biriyle baş etmeyi öğreniyor. Mehmet'in ise böyle bir tecrübesi hiç yok. Mehmet gibi evde aslan kesilip, okula başladığında her gün dayak yiyen çok çocuk gördüm." Ben durur muyum, başladım bu kez de oğlan için endişe etmeye... Diyorum size annelik paranoyaklık diye, inanmıyorsunuz! Bakın Yeşim Hanım bizimkilerle ilgili dikkat etmemiz gereken başka neler söyledi:
* Bir kere önce amcayla konuşun, çocuk vurmayı bir oyun, eğlence aracı olarak öğrenirse zaten buna engel olamazsınız. Agresif oyunlara son!
* Deniz'e vurduğu zaman sadece ondan uzaklaştırın ve hiçbir tepki vermeyin. Bazen 'Hayır' demek de çocuk tarafından ilgi görmek olarak algılanabilir.
* Bu yaştaki çocukların pek çok negatif davranışı aslında boşluktan kaynaklanır. Çocuğu boş bırakmayın. Onlarla sürekli oyunlar oynayın. Bir buçuk yaşındaki bir çocuğun kendi kendine oyalanması diye bir şey yok.
* Onlarla geçirilecek zamanı programlayın. Örneğin: Sabahtan öğlene kadar parka gidilecek, sonra yemek, banyo ve öğlen uykusu. Uyandıktan sonra bir süre zeka geliştirici oyuncaklarla oynanacak. Akşamüstü alışverişe gidilecek vs.
* Varsa yaşadığınız yerin bahçesine ya da balkona kum havuzu, bitki ekip biçebilecekleri geniş bir saksı ve kaydırak gibi dış mekan oyuncakları alın.
* Sorumluluk duygusu kazanmaları için onları ev işlerine katılımcı hale getirin. Örneğin masa kurulurken onlara tek tek peçeteleri taşıtın.
* İkizleri zaman zaman ayrı tutun. Mesela bir kişi biriyle bahçede oynarken diğer bir kişi kardeşiyle banyoda su oyunu oynayabilir.
* İki yaşından önce TV, bilgisayar ya da tablet yok.
* Başka çocuklarla sosyalleşebilecekleri ortamlara sokun.
* Çocukları çok fazla desteklemeyin. Bazı sıkıntılarla baş etmeyi öğrensinler. Düştüklerinde panik yapmayın. Eğer çocuk ağlamayacaksa bile sizin paniğinizi görüp korkuya kapılabilir.
* Çocuklarla ilgili kendinizi şartlamayın. Altı ay sonra her şey tamamen değişebilir.
* İkizleri karşılaştırmayın. Unutmayın, bunlar iki farklı çocuk.
* Ağlamalarından korkmayın. Ağlamayı kullanmayı öğretmeyin.