X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Silahları susturmak yetmez
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Silahları susturmak yetmez

  • Giriş Tarihi: 17.11.2013

Mehmet Emin Dindar, demokratikleşme paketini, bölgede son 10 yıl içinde yaşanan değişimi, Barzani'nin Diyarbakır gezisini ve Dindar ailesinin yaşadığı trajediyi Pazar SABAH için değerlendirdi

Ali DEĞERMENCİ

Milletvekili Mehmet Emin Dindar altı kardeşinden dördünü kaybetti. Mehmet Dindar, yıllar önce Cizre-Nusaybin karayolunda katledildi. Diğer kardeş İhsan Dindar, evinde çıkan yangında, Selim Dindar 2009 yılında İstanbul'da Cizreliler Derneği'nin taranması sırasında, Ramazan Dindar da geçen yıl PKK'lılar tarafından öldürüldü. Aile bir taraftan eski soğuk devletin baskısına, diğer taraftan da PKK'nın bugün dahi devam eden tehdit ve baskılarına maruz kalmış. Mehmet Emin Dindar ile TBMM'deki odasında konuştuk. Bazen duygulandı, bazen ailesindeki ölümlere karşı metanetini korumaya çalıştı. Yılların birikmiş acılarını taşımaya çalışırken yarına ilişkin umudu ve heyecanı hep diri idi. "Doğu" derken "Batı" demeyi, "Kürtçe" derken, "Türkçe olmadan olmaz" demeyi ihmal etmiyordu. Emin Dindar dinini ve dilini serbestçe yaşamak istiyor.

- Demokratikleşme paketini, nasıl değerlendirdiniz?
- Kimdir anamız babamız, Adem ve Havva. Aynı anne ve babanın çocuklarıyız. Birlikte birbirimizi ötekileştirmeden nasıl güzel bir şekilde yaşayabiliriz? Önemli olan nokta bu. Paketin de, Kürt açılımının da amacı budur. Alevilik ve Sünnilik de bunu amaçlar. Kürt açılımı, demokratik açılım yeter mi? Hayır yetmiyor. Güzel mi? Çok güzel. Harika.
- 10 yıl önce Kürtler ne gibi taleplerde bulunuyordu?
- 10 sene önce bize 'Siz bir Kürt, bir bölge vekili, bir Şırnaklı olarak, ne istiyorsunuz?' diye sorsalardı, samimi olarak o halkımın yüzde 90'ından fazlası şöyle derdi: 'Yeter ki OHAL (Olağanüstü Hal) uygulamasını ortadan kaldırın. Bize bu kadar baskı yapılmasın. Başka hiçbir şey istemiyoruz.' Hamdolsun bugün OHAL kalktı. Başka bir dönemde bu soru sorulmuş olsaydı, diyeceklerdi ki 'JİTEM adı altında insanlar bizi evlerimizden alıp, öldürüp çöplere atmasın. İnsanlar kaybolmasın, başka bir şey istemeyiz' derdik.
- Bugün çıta neden yükseldi?
- Bugün dünya demokratikleşmeye doğru gidiyor. Türkiye dünyadan ayrı değil. Bugün insanların talepleri çoğaldı. O istek ve talepler karşılanmak zorunda. Doğu ve Güneydoğu'daki kardeşlerimizin olumlu, haklı isteklerini yerine getirmeye çalışırken, Batı'daki insanlarımızı da bilgilendirmek zorundayız. Aksi takdirde sıkıntı yaşarız.

ŞIRNAKLIYIM DİYEMEZDİM

- Pakette sizi en fazla etkileyen madde hangisiydi?
- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde okurken, 80'li yıllarda Şırnaklıyım demekten çekiniyor, imtina ediyordum. Doktor kimliğimi bir an önce elime almak için dua ediyordum. Çünkü suçum olmaksızın herhangi bir arama esnasında, nerdeyse potansiyel suçluyduk. Şimdi Şırnak'ta üniversitemiz var. Bu açılım değil de nedir? 1999'da Diyarbakır DGM'de (Devlet Güvenlik Mahkemesi) yargılanan biriyim. Suçum neydi biliyor musunuz? Cizre Belediye Başkan adayı olmuştum, hatta kazanmıştım da... O zamanın iktidar partisi belediye başkanlığı yetkisini elimden aldı ve mazbatayı kaymakama verdi. Kaymakam atanıyor ve ben DGM'de yargılanıyorum. Halkıma hitap ederken Kürtçe konuşmuş olduğum için. Eskiden iktidar partisine oy vermeyen kesim sıkıntıdaydı orada. Şimdi de iktidar partisine oy veren kesim sıkıntıda. Silopi'de bir arkadaşımız AK Parti'den aday olabileceğini söyleyince kaçırılarak Kandil'e götürüldü. Şu an Kandil'de.
- Demokratikleşme paketini bölge vatandaşları nasıl karşıladı?
- 'Benim dilime ve dinime hakaret edilmesin. Dilime de dinime de saygı istiyorum.' Bölge halkı dindardır. Siz o bölgede bir yere giderseniz, 'Valiniz, kaymakamınız nasıl?' diye sorarsanız, büyük bir çoğunluğu 'Geçenlerde Cuma'da gördüm çok iyi bir validir. Kaymakam namaz kılıyor, iyi bir kaymakamdır.' der. Halkımızı birleştirecek, yakınlaştıracak, bir bütün olarak yaşatacak şey inançtır. Biz etle tırnak gibi değiliz. Et ve kemiğiz.
- Yer isimlerinin değiştirilmesi bölgede nasıl yankı buldu?
- Becirman köyü bizim dedelerimizin geldiği köydür, yani Vergisiz köy. Hâlâ o köy mevcuttur. Peygamber sülalesinden gelen insanlar orada yaşadığı için onlardan vergi alınmıyordu. İsmi onun için Becirman (Vergisiz) köydü. Şimdi ismi Vergili köyü.
- Köyün ismi tekrar Becirman olsun diye başvurucak mısınız?
- En kısa zamanda başvurumuzu yapacağız.
- Andımız'ın kaldırılması bölgede nasıl karşılandı?
- Andın kaldırılması ne Kürtler'e ne de Türkler'e hakarettir. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra yazılmış ve uygulanmış bir iştir. Biz Türk değil, Türkiyeliyiz. Eğer Türkiyelilik ele alınırsa meseleler çözülür. Ben Türküm, sen Kürdsün denilerek bu hale geldik. Oysaki hepimiz aynı gemideyiz.
- Bir yıla yakındır silah sesi duyulmuyor. Silahın işi bitmiştir diyebilir miyiz?
- Hayır. Silahların susmasından değil, silahların bırakılmasından yanayız. Demokratik bir ortam içinde Kürtlerin tüm hak ve hukuklarını tartışabilir, gerek TBMM'de gerek her platformda bunları dile getirebiliriz, savunabiliriz ama silahı bırakmak gerekir, silahı susturmak değil.
- Demokratikleşme paketini BDP ve Kandil'in beğenmemesini, tepki vermesini nasıl yorumluyorsunuz?
- BDP bir örgüt partisidir. AK Parti halka yakın bir çalışmanın içinde. Halkın istekleri bizim için önemli. Halkımızın isteklerini paketin içinde gördük mü? Gördük. Halk olumlu tepki gösterdi. Halk beğendi mi? Beğendi.
- Barış karşıtlarının çok olduğu bir ortamda barışı nasıl sağlayacaksınız?
- Biz iç barışı sağlarsak, dış güçlerin etkisi olamaz. Biz iç barışı sağlamalıyız. Tüm bunlara rağmen barış olacak. Biz daha 80'li yıllarda yaşananları yargılıyoruz. Onları hâlâ sonuçlandıramadık. Hâlâ toprak altından kemikler çıkıyor. Asit kuyularına insanlarımızı atan el kimin?