Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Boşanamıyoruz evi ikiye bölelim!

Giriş Tarihi: 15.12.2013

Avrupa'da ekonomik kriz boşanmaları da vurdu: Boşanan çiftler ya aynı evi paylaşmaya devam ediyor ya da evi ikiye bölüyor

Eşinizle boşanma kararı aldığınızda, evinizi satamadığınızı, yeni bir ev alamadığınızı, borçlarınızı ödeyemediğinizi, nafakada anlaşamadığınızı ve avukat ücretini karşılayamadığınızı düşünün... Avrupa'da çiftlerin büyük bir kısmının son yıllarda karşılaştığı manzara bu aslında. Çiftler ekonomik kriz nedeniyle boşanamaz hale geldi. Örneğin İspanya'da bu yıl boşanma oranları yüzde 30 oranında düştü. Belçika'da boşanma oranı geçtiğimiz yıl son beş yılın en düşük seviyesine geriledi. İngiltere ve İtalya'da da kriz nedeniyle çiftler boşanamıyor. Boşanma sürecinde ekonomik krize takılan çiftler için de alternatif çözümler üretilmeye başlandı. En yaygını da aynı evi paylaşmaya devam etmek. İspanyol boşanma avukatı Antonio Prada'nın "Birbirine söyleyecek bir şeyi kalmayan çiftler, zoraki bir şekilde aynı çatı altında yaşıyor. Bu, yeni bir yaşam stili artık" sözleriyle durumu özetliyor. Boşanma kararı verdikten sonra iki yıl eşiyle aynı evi paylaşmaya devam eden 45 yaşındaki Esther Fernandez "Kendimi kapana kısılmış gibi hissediyordum" diyor.

DURUMDAN MEMNUN OLANLAR DA VAR
Bir diğer çözüm de evi bölmek. Özellikle İspanyol çiftler, evlerini bantlarla veya perdelerle ikiye bölüyor. Hatta Sevilla'da bir hakim, boşanma masraflarını karşılayamadıklarından dolayı ayrılamayan iki çocuklu bir çiftin 250 metrekarelik evinin ikiye bölünmesine hükmetti. Öte yandan boşanmaları azalttığı için krizden memnun olanlar da var. İspanya'da boşanma kanununun yazılmasına katkı sağlayan avukat Julian M. Valon, New York Times gazetesine şöyle konuştu: "İspanyol aileleri bir arada tutuyorsa, kriz kötü bir şey değildir."

CEZAEVİNE SAHTE İKİZLERİNİ GÖNDERİYORLAR
'Çakma'üstadı Çinliler, artık kendilerini bile kopyalamaya başladı. Ancak bu, tıbbi bir başarı değil. Suça karışan zenginler veya siyasiler, kendileri yerine hapse girecek sahte ikizlerini kiralıyor. Suçu işleyen kişiye birebir benzeyen dublör bulunamadığı zaman da devreye estetik operasyon giriyor. Hatta bu alanda uzmanlaşmış cerrahlar bile var. Sahte ikiz mahkemeye çıkıyor. Kesilen cezanın ardından cezaevine giriyor. Suçu işleyen gerçek kişi de bunun karşılığında hem 'ikizine' hem de 'yeni ailesi'ne bakıyor. Örneğin 2010'da ehliyetsiz olmasına rağmen ölümcül trafik kazasına karışan bir kişi, 8 bin dolar karşılığında kazayı üstlenecek birini kiraladı. Bir şirket yöneticisi de evsiz dublörüne hapiste geçirdiği gün için 31 dolar ödedi.

ÖZEL TERİM BİLE ÜRETİLDİ
Çin mahkemelerinde DNA testleri gibi kimlik doğrulama yöntemlerine başvurulmadığı için sistemi aldatmak kolay. Çinli muhalif blogger'lara göre de hakimler 'sahte ikizleri' yargıladıklarını anlasalar da rüşvet ile ağızları kapatılıyor. Sahte ikizler için 'ding zui' terimi bile üretildi. Ding 'yedek', 'zui' de suçlu demek. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, dokuz ay önce göreve geldiğinde yolsuzluğa karşı savaş başlattı. Üst düzey siyasiler ve komutanlar adım adım izleniyor. Ancak yönetimin ding zui'lere karşı savaşta işi hiç de kolay değil...
ARKADAŞINA GÖNDER
Boşanamıyoruz evi ikiye bölelim!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz