X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hazırı var Abidin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hazırı var Abidin!

  • Giriş Tarihi: 15.12.2013

F.Bahçe ve G.Saray'ın soyunma odalarından gelen galibiyet hatırası fotoğraflar spor sayfalarında albüm oldu. Biz sahada hayatın durduğu o anlara gidelim. Top filelerle buluştuğunda mutluluğun resmini çizen adamlar ve unutulmaz gol sevinçleri

Geride kalan haftada futbol dünyamızın en çok konuşulan iki fotoğrafı Fenerbahçe ve Galatasaray'ın amansız ezeli rekabetinden doğdu yine. Galatasaraylı futbolcuların attıkları bir golün ardından taraftarlara verdikleri selamı soyunma odasına taşıyan ve takım fotoğrafı veren Fenerbahçeliler'e cevap gecikmedi ve sarı-kırmızılı takım Juventus zaferinin ardından, "Orijinali budur!" diyerek pozu yeniledi. Galibiyet sevinçlerini son yıllarda kolbastı ile kutlayan Trabzonspor'dan sonra soyunma odasına taşan bu mutluluk tablolarını, futbol tarihimizin duvarlarına özenle asalım. Üç direğin arasından meşin yuvarlak filelerle buluştuğunda duran zamanı, yaşadıkları sevinçlerle ölümsüzleştiren futbolcularla bir tura çıkalım. Türk futbolunda klasikleşen bir gol sevinci arıyorsak, bir numara kesinlikle Bursaspor'un timsah yürüyüşü olmalı. 1995- 1997 yılları arasında yeşil-beyazlı formayı giyen Ugandalı futbolcunun takım arkadaşlarını peşine takıp yaptığı timsah yürüyüşü, o ayrıldıktan sonra da devam etti. Musisi, sekiz yıl önce hayatını genç yaşta kaybetti ama Bursaspor'un yeni stadı Timsah Arena'da hatırası hep yaşayacak. Fenerbahçe'de son dönemde Brezilyalı futbolcuların, David ve Roberto Carlos önderliğinde yaptıkları yengeç dansı, Cristian'ın rakiplere "Ağlamayın" jestini herkes hatırlar ama son 20 yılda iz bırakanların ilk üçünde Serhat Akın, Bülent Uygun ve Tuncay Şanlı yer alır. Kadıköy'ün Boğası lakabıyla anılan Serhat'ın iki elini boynuz yaptığı gol sevinci, Tuncay Şanlı'nın iyi zamanlarında, takımı mağlup bile olsa gol attığında rakip tribünlere yaptığı sus işareti ve Bülent Uygun'un asker selamı... Galatasaray cephesinde ise son dönemde Melo'nun, lakabının hakkını vermek için yaptığı buldog taklidi, Burak Yılmaz'ın Cristiano Ronaldo'yu hatırlatan dizlerinin üzerinde çimde kayışı ve Drogba'nın her biri poster olacak endamdaki heykel duruşları taraftarın gözdesi. Hakan Şükür'lü kadronun bir zamanlar golü atanın, 'takımın hatıra fotoğrafını çekme' taklidi de hafızalarda. Golü atan futbolcunun kramponlarını dizlerine alıp cilalayan takım arkadaşı ise figüranlı gol sevinçlerinin olmazsa olmazı.

ZURNANIN SON DELİĞİ!
Ülke sınırları dışına çıkalım, önce romantiklerle başlayalım. Gol sevinçleriyle eşine, sevgilisine olan aşkını tüm dünyaya ilan edenler arasında bir numara elbette ki Real Madrid'in efsane golcüsü Raul. Dört çocuğunun annesine attığı her golden sonra nikah yüzüğünü öperek mesaj yollayan Raul'un bir unutulmaz gol sevinci de, Camp Nou'da Barcelona'ya gol attıktan sonra 100 bin kişiye yaptığı sus işareti. Bu sezonun 100 milyon avroluk adamı Gareth Bale'in gol sevinci ise 10 parmağıyla yaptığı kalp işareti. Galli oyuncunun bu gol sevincinin patentini alması ise doğrusu futbol endüstrisinde zurnanın son deliği. Attıkları gollerin ardından sevgilisinin adının baş harfini parmaklarıyla işaret eden ve magazin sayfalarına da malzeme veren romantiklerden aile babalarına geçelim. Yeni doğan çocuğun ardından yaşanan gol sevinci denildiğinde akla Bebeto gelir. Hayali bir beşiği sallayan Brezilyalı golcünün bu gol sevinci uzun yıllar bir salgın haline gelmiş ve ülkemizde de baba olma sevinci yaşayan futbolcular bol bol beşik sallamıştı yeşil sahalarda. Baba olacağının müjdesini verenler dediğimizde akla ilk gelen isim Totti olmalı. Attığı golün ardından topu alıp formasının altına koyan ve "Eşim hamile" mesajı veren İtalyan usta, bir sonraki çocuğunun müjdesini de gol sevincini 'emzik'le vermişti. Totti'nin bir Roma derbisinde Lazio filelerini havalandırdıktan sonra kale arkasındaki canlı yayın kamerasını ele geçirip kendi tribününün sevincini kayıt etmesi de unutulmazlar arasındadır.

BALIKLAMA ATLAYANLAR
Nesilden nesle taşınan gol sevinçlerinde bir numara Klinsmann'ın gol sevincidir. Ceza sahasında kendini sürekli yere attığı suçlamalarına karşılık gol sevincini çimlere balıklama atlayarak yaşayan Alman yıldızın bu icadı yıllar sonra Liverpoollu Luis Suarez için de ilham kaynağı oldu. Uruguaylı, derbide attığı golden sonra maç öncesinde kendisini yerden yere vuran Everton'un hocası David Moyes'in ayağının dibine balıklama atlamayı tercih etmişti. Atletico Madrid'in unutulmaz golcüsü Kiko'nun okçu selamını devralan Güiza, Fenerbahçe formasıyla saç baş yoldursa da, bugün bile bu selamıyla hatırlanıyor. Gol sonrası takla atanların atası kesinlikle Real Madrid'in Meksikalı efsane golcüsü Hugo Sanchez'dir. En 'cool' gol sevinci denilince Manchester United formasıyla attığı bir golün ardından yerinden kıpırdamayan Eric Cantona'nın yüz ifadesi gelir akla. Robot dansı yapan, Peter Crouch da unutulmazdır ama dans o kadar kötüdür ki, bugün bile izlemesi kabus etkisi yaratır.

HERKES SEVGİLİSİ SANIYORDU AMA...
Sahalara veda eden İtalyan golcü Inzaghi'nin iki kolunu açıp San Siro tribünlerine koşarkenki coşkusu çokça Arjantin futbolunun izlerini aşar. Tangocular için gol sevinci demek, eski stadyumlarda tribünlerin tel örgülerine tırmanıp taraftara sarılmaktır da; bu, Avrupa futbolunda sarı kartla cezalandırılır. "Faşistim, ırkçı değilim" diyen Lazio'lu Di Canio'nun verdiği Hitler selamı; Pele başta olmak üzere, eski yıldızların şaşkın ördek gibi oldukları yerde zıpladıkları gol sevinçleri... Ne goller biter, ne sevinçleri. Bu gollü bu filmin sonunu David Silva ile yapalım. Gol atınca sol bileğindeki dövmeye öpen İspanyol oyuncunun uzun süre kız arkadaşına mesaj yolladığı sanıldı futbol dünyasında. Gerçek ise çok farklıydı. David Silva 15 yaşındayken, beş yaşındaki kuzeni Cynthia'yı kaybetmiş ve küçük kızın hatırasını sol bileğine yaptırdığı 'Cynthia' dövmesiyle yaşatıyordu... Hayat...