Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Benim aşk zamanım geçti ama...

Giriş Tarihi: 22.12.2013

Türkan Şoray'la aynı masanın etrafında buluştuk, her konuda dostça sohbet ettik. Söz aşktan açılınca biraz sıkıştırdık. Güldü, yeni aşklarını coşkuyla anlattı

Arjantinliler'in Maradona'sı, İngilizler'in Beatles'ı, Hintliler'in Amitabh Bachchan'ı varsa bizim de Türkan Şoray'ımız var. Ve Şoray bir akşam ansızın gazeteye gelebilir mi? Geldi, elinde pastası Sultan, SABAH Ekler ekibini ziyaret etti. Star ışığı diye bir şey var, tamam onu biliyoruz ama Şoray ışığı diye bambaşka bir şey daha var. Daha güçlü, etkisi daha uzun sürüyor, yüzünüzü aydınlatıyor, sizi zamandan ve mekandan koparıyor. Onu görünce üzerinizde ceket olmasa bile hemen elinizin düğme bölgesine gitmesi, yüzünüzde bir tebessüm belirmesi, şiddetli bir şekilde muhabbet etme isteğine rağmen ne diyeceğinizi bilememeniz bu yüzden... Türkan Hanım, SABAH'ın 6. katına geldiğinde hepimiz böyleydik. Ne yalan söyleyelim bu duyguları aynı anda pek çok kişiye yaşatan çok az insan vardır.

SULTAN'LA PAYLAŞILAN HER AN ÇOK ÖZELDİR
Türkan Şoray karşısında kim olduğunuzun çok da önemi yoktur aslında. O Sultan'dır, siz de hayran. Bunu festivallerde, söyleşilerde defalarca gözlemledim. Genç yaşlı, işçi profesör, kadın erkek fark etmiyor, o Şoray ışığına bile bile teslim olup o anı doya doya yaşamak istiyorsunuz. Türkan Hanım da hep bu anı özel kılacak bir sıcaklıkla ve samimiyetle yaklaşıyor insana. Ve sanki 40 yıllık tanış, arkadaş gibi hissettiriyor size. Ama bu sefer başka bir şey vardı. Türkan Hanım, daha sıcaktı, en insani haliyle karşımızdaydı, daha arkadaş canlısıydı. Bunun da sebebi, ziyaretin dostane duygular içerisinde olması. Belki de ortamda onu tedirgin edecek bir unsurun olmamasıydı... Türkan Hanım gelince Ekler ekibinin, Günaydın'daki arkadaşların heyecan dalgalanması gözle görülür haldeydi. Sevemedim Kara Gözlüm şarkısıyla karşılama hazırlamıştık ama sevinç nidaları şarkının sesini bastırdı. Sinema yazarı olmanın bir avantajı var, Sultan'ın dikkatini çekebiliyorsunuz. Ama Sinema ve Ben kitabını imzalaması için ortalığa çıkarmamla da kendimi garantiye aldım! İtiraf edeyim, rol çaldım alenen... Ama o Sultan işte, aurası böyle şeyler yaptırıyor insana. Yayın yönetmenimiz Şengül Balıksırtı'yla hukukları eskilere dayanıyor... Hal hatır sorma aile fertlerine kadar gidiyor, düşünün! Anılar, anılar... Atıf Yılmaz'lı, Kadir İnanır'lı, Hülya Koçyiğit'li... Türkan Hanım hiçbir ayrıntıyı unutmamış, valla bu hafızaya şapka çıkarılır. Şengül Hanım'ın bir sürprizi var, eski fotoğraflar çıkarıyor, zaman yolculuğu da başlıyor. O an Türkan Hanım konuşuyor, biz de ninni gibi dinliyoruz... Söz yönetmenlikten açılınca gözleri parlıyor. Merak edip soruyorum, 'Sahne çekilirken hangi komutu verirdiniz?' diye. "Kamera denir, öyle 'başla', 'motor' gibi lafları etmek ayıp" diyor. Yeşilçam setlerindeki kibarlığın önemini anlatıyor. Ya 'sert' karakterli yönetmenler? "Olmaz öyle şey, sertlik ne demek? Öyle setlerde hiç bulunmadım, bulunmam da" diyor... Yönetmenlikten bu kadar konuşmamızın sebebi elbette yakın zamanda kamera arkasına geçecek olması... Heyecanlı, "Artık eleştirirsin" diyerek gülümsüyor. 'Böyle isteğe can kurban' diye içimden geçiriyorum. Türkan Şoray, kadınlar konusunda çok duyarlı. Sohbet konusu değişse de final hep kadınların yaşadıklarıyla bitiyor. Kadın sorununun temelden çözülmesini canı gönülden istiyor. Sohbette her kesimden kadını çok iyi gözlemlediğini anlıyoruz. Tarlada çalışan kadınla, plazada çalışan kadının ruh halini anlatırken verdiği detaylar onun gözlem gücünü ortaya koyuyor. Kadın odaklı filmlerinde canlandırdığı karakterlerin hepsinin Türkan Hanım'da iz bıraktığını anlıyoruz.

ORTAK AŞKIMIZ SİNEMA
Bu ziyaretin sonrasında şunu söyleyebiliriz: Sinema ve Ben kitabından sonra birçok proje var önünde. Üstelik de farklı alanlarda. O, boş oturamayan kuşaktan, illa bir üretimin içinde olması gerek. Üretme aşkına teslim olmuş. Hınzırlık yapıp gerçek aşktan söz açıyoruz, "Benim aşk zamanım geçti" diyor gülerek. Eee, Selvi Boylum'ları izleyen bizler için Türkan Şoray ve aşk hiç biter mi? Zaten kitabını da "Ortak aşkımız sinema" diye imzalamış...

2014 SULTAN'IN YILI OLACAK!
Türkan Hanım 2014'e heyecanlı giriyor. Çekmecesinde iki film projesi var. Birini biliyoruz, yıllar sonra yönetmenlik yapacağı Erendiz Atasü'nün öyküsünün sinema uyarlaması Kadınlar da Vardır. İkincisi ise Osman Şahin'in yazdığı, Sultan'ın oynayacağı Mor Cepken filmi. Ama projeleri sadece sinemayla sınırlı değil. Hazırladığı albüm de 14 Şubat'ta yayınlanacak. Albümde filmlerinde söylediği şarkılar değil, sevdiği, içine dokunan şarkılar olacak. Mesela Tarkan'dan Asla, Ayten Alpman'dan Tek Başına, Orhan Gencebay'dan Dertler Benim Olsun gibi parçalar yer alacak. Sürprizi sona saklayalım. Türkan Hanım 2014'te resimleriyle de karşımıza çıkacak. Bu konuda ser verip sır vermiyor ama şimdiden 18 resim yapmış. Bu kadar farklı alanda projelere soyunmasının nedeni aslında üretme aşkı. "Bir şeyler yaratmak, üretmek bana iyi geliyor" diyor. Bu gözle görülüyor zaten, enerjisi yükselmiş.

BİR TELEFON KADAR YAKIN!
Türkan Hanım'ın ziyareti nasıl gerçekleşti derseniz? Geçen haftalarda Necla Bayraktar'ın Nazar Şoray'la yaptığı söyleşisinin sayfası tasarlanırken yayın yönetmenimiz Şengül Balıksırtı uzandı telefona, çevirdi bir numara (hani hep telesekreter çıkan numara) ve başladı konuşmaya: "Nasılsınız Türkan Hanım?" Bu konuşma şöyle bitti: "Buyrun gelin Türkan Hanım." Sultan da bir akşam geldi. Gazetelere birileri gelir, birileri gider. Ama Türkan Hanım'ın gelişi bu gelişlerden değildi. Başka bir şeydi. Birkaç saatliğine bizi gündemin telaşından uzaklaştırdı.

FİLM İZLER GİBİ...
Görsel yönetmenimiz Şebnem Çetinoğlu (solda), Türkan Şoray'ı, kanlı canlı görünce çığlık atıp koşarak ona sarılacak kadar seviyor onu. Ece Ulusum (sağda) ise SABAH Ekler ekibinin en genç üyesi. Ama nasıl dinliyorlar Türkan Hanım'ı?

SİZLERİ TANIDIM MUTLU OLDUM
Tatlı tatlı konuşurken, Türkan Hanım getirdiği pastayı hatırlatıyor. Dalmışız ekipçe... Eklerin haber sorumlusu Necla Bayraktar "Profiterollü yaş pasta, bildiğim kadarıyla en sevdiğiniz pasta" diyor. Türkan Hanım göz kırpıyor, tatlı ikramı başlıyor. Ayrıca akıllı telefonlar da çalışıyor. Fotoğrafçı arkadaşımız Cenk Ertekin'in eli de devamlı deklanşörde. Türkan Hanım, sürekli "Sizin çalışmanızı bölmüyorum değil mi?" diye soruyor. Bu tatlı sohbetin sonunda da "Sizleri tanıdığıma çok mutlu oldum" diyerek veda ediyor.

GİTME ZAMANI
"Ziyaret uzun olmaz çocuklar" diyor. Hani törenlerde, finalde toplu fotoğraf seramonisi olur ya... Biz de günün anısına toplu fotoğraf çektiriyoruz... Şimdiden söyleyelim; bu buluşmalar sürpriz isimlerle devam edecek.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Benim aşk zamanım geçti ama...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz