X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mahkumların 'umut ışığı' gazete
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mahkumların 'umut ışığı' gazete

  • Giriş Tarihi: 5.1.2014

Almanya'nın en büyük hapishanesinde el ele veren dört mahkum Lichtblick, 'umut ışığı' adında bir gazete çıkarıyor. Gazete hapishane duvarları dışında, hatta yurtdışında da okunuyor

Almanya'nın başkenti Berlin'deki Tegel ceza ve infaz evi. Ülkenin en büyük hapishanesi; burada 1300'den fazla mahkum ve tutuklu cezalarını çekiyor. Bizim hikayemiz de burada başlıyor. Çünkü dört mahkumun, Vito, Timo, Ralf ve Mesut'un yolları birkaç yıl önce burada kesişiyor. Vito muhasebeci, Timo sosyal bilimler okumuş, Ralf marangoz. Mesut'un ise mesleği yok. Bu dört adam birlikte gazete çıkarıyor. Gazetenin adı da manidar: Lichtblick (Umut ışığı). 60 sayfalık Lichtblick, Almanya'nın mahkumlarca çıkarılan tek gazetesi değil, belki, ama sansürlenmeyen yeganesi. Ayrıca en çok baskı yapanı. 8 bin adet basılıyor, yılda dört kez yayımlanıyor. Sadece Tegel'de de değil, başka cezaevlerinde de ücretsiz olarak dağıtılıyor; hatta konsolosluklar aracılığıyla ABD ve Yunanistan'daki hapishanelere bile ulaştırılıyor. Ayrıca eyalet (Berlin) mahkemelerine de yollanıyor. Yazıişlerinın çalışma ofisi, hapishanenin ücra bir köşesindeki kullanılmayan bir hücre. Gazetecilerin kendi baskı makineleri de burada duruyor. Hapishane yönetimi daha aydınlık ve havadar bir mekana taşınmalarını önermiş ama kabul etmemişler. Çünkü taşınmaları planlanan yeni ofiste baskı makinesini koyacak yer yok; çaresiz baskıyı, cezaevi yönetimine ait makinelerde yapmak zorunda kalacaklar. Gazeteciler bunun editoryal bağımsızlıklarına gölge düşüreceğinden endişe ediyor. Dört gazeteci günde 10-12 saat çalışıp karşılığında 14,55 avro yevmiye alıyor. Sokağa çıkamadıkları gibi, internette de birçok sayfa ve siteye giremiyorlar. Tek yapabildikleri hapishane binası içerisinde dolanıp, diğer tutuklu ve mahkumlardan, bazen de görevlilerden bilgi toplamak. Sonrasında demir parmaklıklar ardında olup bitenler, özgürlüğe kavuşunca neler yapabilecekleri hakkında yazılar kaleme alıyor; avukatların 'konuk yazar' sıfatıyla gönderdiklerini editliyorlar. Konsept basit: Mahkumlar mahkumlar için yazıyor... Tek bir sınırlamaları var, suçu öven haber ve yazılara yer veremiyorlar. Hakaret etmek de yasak. Ama cezaevi yönetimine eleştiri getirebiliyorlar... Gazete bütçesi de onlar tarafından yönetiliyor. Mahkum yakınlarının, avukatların, bazen de mahkumları yaptıkları bağışlarla çark dönüyor. Ama en önemli kalem 'Arkadaşlık' sayfasındaki ilan gelirleri. Sayfa, mahkum ve tutsaklarla ilişki kurmak isteyen kadınların ilanlarıyla dolu. Pek çok kadın, hapishanede beyaz atlı prensini bulmayı umuyor...