X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 10 aydır gönüllü olarak parmaklıklar ardında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

10 aydır gönüllü olarak parmaklıklar ardında

  • Giriş Tarihi: 23.2.2014

Evinin icra yoluyla satılmasına engel olmaya çalışan Hanım Kavaklıoğlu tam 10 aydır dışarıya çıkmıyor, evini bekliyor. Evi havaya uçurmak için hazırladığı benzin ve tüp gazlar hep elinin altında. Dışarıya çıkmadığı gibi eve de kimseyi almayan Hanım yaşadığı süreci anlattı. Bu röportaj esnasında o içeride biz ise bahçedeydik

Hanım Kavaklıoğlu ve ailesini 10 ay önce tanıdık. Evleri icra yoluyla satışa çıkmıştı. Hanım Kavaklıoğlu ve dört çocuğu tahliyenin durdurulması için kendilerini evlerine kapattılar. İcra işlemi durdurulmasa kendileriyle birlikte evi havaya uçuracaklarını söylediler. Medya kamp kurdu Sultanbeyli'deki evin önünde, icra ekipleri geldi gitti ama Hanım evini terk etmedi, tam 10 aydır dışarıya tek bir adım atmadı, evini bekliyor. Hepsi öğrenci olan dört çocuk da annelerine eşlik etti tam üç ay boyunca. Şimdi onlar normal hayatlarına dönmeye çalışıyor, Hanım'ın nöbeti devam ediyor. Peki ne olmuştu? Kavaklıoğlu ailesi için dokuz yıl önce başladı karabasan. Hanım'ın kayınpederi Bulgaristan göçmeni Eyliman Bey, dört yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a göç ediyor. Sultanbeyli'de kök salıyor göçmen aile. Eyliman Bey büyüyüp evleniyor, çoluk çocuğa karışıyor ve devamında Almanya'ya gidiyor çalışmak için. Tüm kazancını Sultanbeyli'ye yatırıyor, ev, arsa, dükkan alıyor. 2004 yılında dükkanını Orhan Eraslan'a kiraya veriyor Eyliman Kavaklıoğlu. Eraslan üç ay sonra dükkanı kapatıp gidiyor. Aile uzun süre olanları fark etmiyor, ta ki icradan tüm mülkleri için satış kararı gelene kadar. Olayı araştırdıklarında görüyorlar ki, Orhan Eraslan'ın elinde 1.5 milyon tutarında senet var. Eraslan bu senetleri Hanım'ın kayınpederinin imzaladığını ve karşılığında ona para verdiğini iddia ediyor. Ve alacağına karşılık ailenin tüm malvarlığını istiyor.

BIÇAK KEMİĞE DAYANINCA
10 ay önce bıçak kemiğe dayanıyor ve Hanım mücadelesini evde sürdürme kararı alıyor. Aradan geçen zaman içinde şebeke mensupları polisin teknik takibine takılıyor, beş kişi cezaevine konuluyor. Son gelen bilgilere göre tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış içeride olanlar. Yani Kavaklıoğlu ailesinin sorunu henüz çözülmüş değil. Bu nedenle Hanım eylemine devam ediyor, evden çıkmıyor. İşin yasal boyutu hukuka aksetmiş durumda, süreç devam ediyor. "Bir anne çocuklarıyla birlikte neden ölmek ister?", "Bir insan tam 10 ay boyunca dışarıya tek bir adım dahi atmadan nasıl yaşar?", "Böyle bir hayat o aileye ne yapar?" sorularına yanıt aramak için Hanım Kavaklıoğlu'nun kapısını çaldık. Hanım dışarıya çıkmadığı gibi içeriye de kimseyi almıyor. Biz dışarıda, o içeride gerçekleştirdik röportajı. Biz sorduk, o yanıtladı, hiç durmadan ağladı... İşte Hanım ve dört çocuğunun inanılmaz hikayesi... Orhan Eraslan elindeki senetleri işleme koyarak, icra takibi başlatmış, hal böyle olunca aile yadigarı evi korumak Hanım ve çocuklarına kalmış... Evlerine icra memurlarının geldiği gün kendilerini eve kapattı Hanım ve dört çocuğu. İcra memurları gelmeden önce hazırladıkları gaz dolu şişeleri evin muhtelif yerlerine yerleştirdiler, sağdan soldan topladıkları tüm tüp gazların vanalarını açtılar. Akıllarından geçen, 'Ölmek var, evden çıkmak yok' kadar keskin bir düşünceydi. Evden çıkmayacak, gerekirse ev ile birlikte kendilerini havaya uçuracaklardı.

BABA DIŞARIDAN DESTEK VERİYOR
Bu arada evin babası Tuncay Bey dışarıdan desteklemiş ailesini. Onun dışarıda olma nedenini Hanım anlatıyor: "Almadım eşimi içeriye, biz çok kararlıydık, işin ucunda ölüm vardı. Bize bir şey olursa, o sağ kalsın ve hakkımızı arasın istedim." Kendi yağında kavrulan bir aile Kavaklıoğlu ailesi. Tuncay Bey kendisine ait olan kahvehaneyi işletiyormuş, icra yoluyla el koyulana kadar. Şu anda geçimlerini Tuncay Bey'in arkadaşlarının yardımları ve Sosyal Hizmetler'in çocuklara bağladığı aylıkla karşılıyorlar. Tuncay ve Hanım birbirlerine aşk ile bağlı. 20 yıldır evliler, tanıştıklarında Hanım 18 yaşındaymış. Yıldırım aşkı, hemen evlenmişler. Ama ta baştan beri sorunlar çifttin peşini bırakmamış. Henüz yeni evliyken, askere gitmiş Tuncay Bey, yıl 1995. 14 aylık askerken, görev yaptığı karakolu PKK basmış ve 15 arkadaşı gözlerinin önünde hayatını kaybetmiş. O bu konudan bahsetmeyi istemiyor, onun adına Hanım konuşuyor: "Trabzonluyum ben, eşimle İstanbul'da tanıştık. Tabii birbirimizi çok seviyoruz, yoksa dayanamazdık hayat koşullarına, çok zorluk yaşadık biz. Büyük kızım dokuz aylıktı, eşim 14 aylık askerdi. Bulunduğu karakola PKK saldırdı, arkadaşları gözünün önünde öldü. Eşim ve beş arkadaşını kuzey Irak'a kaçırdılar. Tam 19 ay gelmeyeceğini bile bile camda bekledim. Ve bir gün geri döndüğünde tanıyamadım, zayıflamıştı, topallıyordu, midesi küçülmüştü açlıktan, yemek yiyemiyordu. Hâlâ bacaklarında şarapnel parçaları var, çıkaramadılar." Nasıl böyle bir karar verdiklerini şöyle açıklıyor Hanım: "Kendi kendime dedim ki 'Ben haklıyım ama bunu ispat edemiyorum, bunun acısıyla da yaşayamıyorum. Ya evimi o namertlere vermeyeceğim ya da...' Haksızlar kadar haklıların sesi çıkmazsa hiçbir şey değişmiyor. Evde kalırsam bunun sonu ölmek ama evden çıkarsam benim için ölmekten daha beter olacaktı. Bizim şerefimizle oynanıyor."

ANNE VE ÇOCUKLARI NÖBETTE
Anne ve çocukları tam bir ekip gibi davranmış, icra memurları gelir de hazırlıksız yakalanırlar diye nöbet tutmuşlar. Geceleri çocuklar beklemiş, gündüz anne. Bütün bunlar olurken polisin teknik takibine takılan çete üyeleri tutuklanarak cezaevine konuldu. Kavaklıoğlu ailesinin canını yakanların 30 kişiyi daha benzer nedenlerle mağdur ettiği ortaya çıktı. Bu gelişme aileyi rahatlattı ama Hanım eylemi bitirmedi, o sonucu bilmek, savcının hazırladığı iddianameyi görmek istiyordu.