X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşimin, hayatımın önüne geçmesine izin vermiyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşimin, hayatımın önüne geçmesine izin vermiyorum

  • Giriş Tarihi: 9.3.2014

atv'de çarşamba akşamı saat 20.00'de ilk bölümü yayınlanacak Kara Para Aşk dizisiyle ekranlara dönen Tuba Büyüküstün'le, ikizlerini, oyuncu eşi Onur Saylak'la ilişkisini, Ortadoğu ve Balkanlar'da gördüğü yoğun ilgiyi konuştuk

Tuba Büyüküstün, dizi sektörünün en önemli kadın oyuncularından biri. Sadece Türkiye'de değil, Ortadoğu ve Balkanlar'da da büyük bir hayran kitlesine sahip. Bir yandan da tüm bu beğeni bombardımanı içinde oldukça sade yaşayan bir kadın. İki yıl önce dünyaya getirdiği ikizleri Toprak ve Maya'yı, oyuncu eşi Onur Saylak'la birlikte yetiştiriyor, dizi çekmediği sürece bakıcıya gereksinim duymuyor. Başarılı oyuncu, toplu taşıma araçlarını da sık sık kullanacak kadar sıradan bir yaşam sürüyor. Başarılı oyuncu, altı aydır uzak kaldığı ekranlara atv'de yayınlanacak Kara Para Aşk dizisiyle dönüyor. Engin Akyürek, Van Organize Suçlar Şubesi Komiseri Ömer'i, Tuba Büyüküstün varlıklı bir ailenin Roma'da yaşayan başarılı tasarımcı kızı Elif karakterini canlandırıyor. Tuba Büyüküstün'le bu çarşamba atv ekranlarında olacak yeni dizisi vesilesiyle buluştuk.

- Bir röportajınızda 'Başrol oyuncularının birbiriyle kimyası önemlidir' demişsiniz. Engin Akyürek'le o kimyayı tutturdunuz mu?
- Dizi için çekimlere başladıkları sırada ben daha projenin içinde değildim. O sırada Engin'in tüm sahneleri bitmişti. Bir süre sonra projeye dahil olunca sahnelerim çekilmeye başlandı. Yani yine uzun süre bir arada olamadık. Ama son iki haftadır ortak çekimlerimiz var. Şu an her şey gayet iyi gidiyor.

- Fragmanda o uyum yakalanmış gibi...
- Çok teşekkürler. Biz de öyle düşünüyor ve hissediyoruz.

- Yurtdışında oyuncu olarak bu kadar ilgi görmek nasıl bir duygu?
- Şaşırıyor insan. Ortadoğu'dan sonra mesela Sırp, Yunan, Azeri biri gelip fotoğraf çektirmek istediğinde ya da Pakistanlı 'Sizin çok büyük hayranınızım' dediğinde hoşuna gidiyor insanın.

- Korunaklı bir yapınız var, şan şöhretle işiniz yok gibi...
- Bu benim işim. İşimi de sevdiğim için yapıyorum. İşimin, hayatımın ve kişiliğimin önüne geçmesine olabildiğince izin vermiyorum.

- Yurtdışındaki seyirci ile bizim seyircimiz arasında ünlülere karşı davranış farkı var mı?
- Kıyaslayamam. Ama şöyle bir şey var; doğuya gittikçe davranışlar farklılaşıyor. Avrupalı sana daha çok alan tanırken, doğudaki insan daha sıcak; sarılmayı, dokunmayı seviyor.

- Ünlü olmaktan rahatsız olduğunuz zamanlar oluyor mu? Daha sakin ve daha sade olmak istediğiniz anlarda bu durum zorluyor mu?
- Zaten çok sakin ve sade bir hayat yaşıyorum. Yaşadığım hayat, yaşadığım bölge, yapmayı tercih ettiğim şeyler bana kendimi 'ünlüyüm' gibi hissettirmiyor.