X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Biz okuyoruz fakat kardeşlerimiz okuyamıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Biz okuyoruz fakat kardeşlerimiz okuyamıyor

  • Giriş Tarihi: 16.3.2014

Oyunları, çizimleri, masalları hep savaşla ilgili... Onlar Suriyeli sığınmacı ailelerin çocukları... Savaşın dehşetine şahit olan çocukların çoğunun psikolojisi bozuk. Türkiye genelinde çeşitli atölyelerde ve okullarda psikolojik destek alıyorlar. 15 bin çocuğun eğitim gördüğü İstanbul'da, 17 okul bulunuyor. İstanbul Başakşehir'de de altı ay önce açılan El Aksa Okulu bu okullardan biri. Okul bir düğün salonunun üst katında yer alıyor. İstanbul'un çeşitli semtlerinden ve Başakşehir'deki Göçmen Konutları'nda kalan Suriyeli ailelerin çocukları haftanın dört günü okulda eğitim görüyor. Okulda Suriye'den kaçıp Türkiye'ye sığınan öğretmenler eğitim veriyor.

DOKTOR OLMAK İSTİYORLAR

İsmini vermeyen bir çocuk, Suriye'deki yaşıtlarını akıllarından hiç çıkarmadıklarını anlatıyor: "Savaştan dolayı okullar kapandı, hep evin içindeydik. Okuldaki arkadaşlarımın halini hiç bilmiyorum. Bu beni çok üzüyor" diyor. Sınıfları gezmeye başlıyoruz. Anasınıfı öğretmeni Sarah Karabela (21) bir yıl önce Şam'dan Türkiye'ye gelmiş. "Bazı çocuklar sorun yaşamıyor ama bazılarının psikolojileri bozuk. Savaşın dehşeti resimlerine de yansıyor. Oyunları, konuşmaları, birbirlerine anlattıkları hikayeler hep savaşla ilgili" diyor. Abdülcebbar Çelebi (38) 15 yıllık öğretmen. Bir yıldır Türkiye'de. Suriye'de eğitim yapılamadığını anlatıyor: "Bütün ülkede eğitim savaşın ikinci yılıyla birlikte kesildi. Binlerce çocuk savaşta katledildi. El Aksa'da o savaşı yaşayan ve aileleri ölen çok çocuk var. Bu çocukların ailelerinin kimi hapishanelerde kimi de bombardıman sırasında ölmüş. Tedirginler. Çoğu büyünce doktor olup Suriye'ye dönmek istiyor. Suriye'yi yeniden kurmak ise en büyük hayalleri."

Abir Suveyt dokuz yaşında. Üçüncü sınıfta okuyor. Bir yıldır Türkiye'de. Abir füzelerden, bomba seslerinden korktuğunu, evlerinin içinde korku içinde ölümü beklediklerini söylüyor. Dayısının ölümü ise onu çok etkilemiş. "Ülkemi çok özlüyorum. Büyüyünce doktor olacağım ki yaralılara yardım edebileyim" diyor.

Ömer El Eyyubi 13 yaşında. Humuslu. Üç aydır Türkiye'de. "Üç ay önce geldik. Füzeler Humus'u vurmaya başladığında evlerimizin alt katlarında saklanıyorduk. Ses kesildiği zaman çıkıyorduk. Dayım camide mermi sıkılarak, halam ve eşi ise evlerine yapılan baskında öldü. Suriye'de çocuk olmak erken büyümek demek."