X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Balıklar sessizlik istiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Balıklar sessizlik istiyor

  • Giriş Tarihi: 30.3.2014

Okyanusları küresel ısınma ve aşırı avlanmanın yanında yeni bir tehlike daha bekliyor. Her geçen gün risk oranı büyüyen yeni belanın adı: Gürültü kirliliği

Dünya yüzeyinin yüzde 71'ini kaplayan ve gezegenimizdeki suların yüzde 97'sini oluşturan okyanusları bekleyen tehditler hakkında şimdiye kadar birçok araştırma yapıldı. Mavilikleri tehdit eden en büyük riskler olarak küresel ısınma ve aşırı avlanma gösteriliyor. Geleceğimiz açısından kilit role sahip okyanusları şimdi bir de gürültü kirliliği tehdit ediyor. Okyanuslardaki sesler artık kalabalık bir şehirden farksız hale geldi. Bunun sebebi tabii ki insanlar. Okyanuslarda gürültü kirliliğine neden olan üç ana kaynak var. Birincisi; gemiler. Dünyada uluslararası ticari taşımacılığın yüzde 90'ı gemiler aracılığı ile gerçekleştiriliyor. Sularda durmadan ilerleyen ticari gemilerin motorlarından veya pervanelerinden yayılan ses dalgaları da derinliklere yayılıyor. Gürültü kirliliğine neden olan ikinci faktör; petrol ve doğalgaz aramaları. Sondajlarda kullanılan topların sesleri suları adeta savaş bölgelerine çeviriyor. Okyanuslar için diğer tehdit unsuru; askeri tatbikatlar. Donanmalar çevrelerindeki cisimleri tespit edebilmek için alçak ve orta frekanslı ses dalgalarını kullanıyor. Örneğin çevresinde bir denizaltı olup olmadığını kontrol etmek isteyen askeri gemi, 230 desibel yüksekliğinde bir ses dalgasını denize gönderiyor. Bu ses dalgası 100 saniye boyunca titreşim yaymaya devam ediyor.

BALIKLAR KARAYA VURUYOR
Bilim dünyası, özellikle son birkaç yıldır okyanuslardaki gürültü kirliliği üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Ancak yüzde 95'i hâlâ keşfedilemeyen okyanusların derinliklerinde ses kirliliğinin ne gibi zararlar bıraktığı tam olarak saptanamıyor. Deniz biyologlarının ilk tespitlerine göre gemiler, petrol aramaları ve askeri tatbikatlardan dolayı oluşan gürültüler en çok deniz memelilerine zarar veriyor. Balina veya yunusların hayatta kalmaları için işitme duyularını kullanmaları gerekiyor. Ancak maruz kaldıkları ses kirliliği, kafalarını karıştırıyor. Bu nedenle ne üremeleri için eşlerini, ne de hayatta kalabilmeleri için gerekli olan yiyecekleri bulabiliyorlar. Ayrıca balina veya yunus sürülerinin son yıllarda toplu halde karaya vurmalarının en büyük nedeninin yine ses kirliliği olduğu düşünülüyor. Uzmanlar, göç eden balıkların karşılaştıkları dev bir geminin yaydığı ses dalgaları yüzünden yönlerini şaşırarak sığ sularda sıkıştığını savunuyor. ABD merkezli Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) uzmanları şu uyarıda bulunuyor: "Okyanus gürültüsü farklı türde ses dalgalarının suda yayılıp çoğalmasından kaynaklanıyor. Bu ses dalgaları da kaybolmadan önce yüzlerce kilometrelik alana yayılabiliyor. Okyanuslardaki insan gürültüsü sürekli artarken, deniz memelilerinin çıkardığı ses azalıyor. Bu da yavrulama ve besin aramaya çıkma oranlarında düşüş anlamına geliyor. Veya ABD donanması kaynaklı patlamalar, her yıl yüzlerce deniz memelisini sağır bırakıyor." Doğal Kaynakları Koruma Konseyi ise okyanus gürültüsünün azaltılması için ABD Donanması'na dava açtı. Ancak hukuksal olarak bu konuda ne gibi yaptırımlar uygulanabileceği henüz netlik kazanmış değil.