X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Babasının kuzusuuuuu!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Babasının kuzusuuuuu!

  • Giriş Tarihi: 13.4.2014

Geleneksel babalığın miadı doldu. Farkında mısınız erkekler katılımcı babalığa doğru bir evrim geçiriyor. Artık babalar da anne titizliği ile çocuklarıyla ilgileniyor...

İki yıl önce yönetmen Fatih Akın ile söyleşi yaparken "Son yıllarda iddialı bir film neden çekmedin?" diye sormuştum. Akın tam da hayatın ortasından bir cevap vermişti: "Genel olarak babalık yapıyorum. İki çocuğum var. Birini okutuyorum, diğeri yeni doğdu. Hani analı babalı büyüsün derler ya, ben de bunun için uğraşıyorum. Çünkü o çocuklar büyüyünce 'Babam var ama sadece film yapıyor' demesin. 'Babalık yaptı bana' desin istiyorum." Babalık böyle bir şey. Her şeye rağmen birinci önceliği çocuğuna veriyorsun. Memleket sathında sorsan babalara, kimse buna itiraz etmez. Ama nedense pratikte farklı bir manzara vardır karşımızda. Malum genelde çocuk büyütme ve yetiştirme annenin omuzları üzerine yükleniyor. Baba da yardımcı erkek oyuncu kategorisinde kalıyor. Ama adının afişe büyük yazılmasını istiyor. Tamam eskiden geleneksel büyük aile, geleneksel baba modelini dayatırmış. Babalar da çocuklarını içten içe sevse bile bunu pek gösteremezmiş. Bunun için kaç çocuğun babasından şöyle cümleler işitmişliği vardır: "O zamanlar büyüklerin yanında çocuklar kucağa alınmazdı, ayıp kaçardı." Allah'tan o günler geride kaldı. Artık çocuklar kucaklara alınıyor, seviliyor, bu sevgi gösteriliyor. Peki geleneksel babalık modelini tamamen bıraktık mı? Bıraktık desek yanlış olur. Hâlâ izlerini görmek mümkün. Ama babaların eskiye göre çocuk yetiştirme ve büyütme konusunda önemli mesafeler kat ettiği de bir gerçek. Erkeklerin düşünsel bir evrim geçirdiği söylenebilir. Yani erkekler geleneksel babalıktan katılımcı babalığa doğru evriliyor. Ayıp olur diye çocuğunu kucağına almayan babaların yerine çocuklarının altını değiştiren babaların dönemini yaşıyoruz. Benzer bir evrim tüm dünyada da yaşanıyor. Habitus Yayınları'ndan yeni çıkan Radikal Baba kitabı bu sürecin dünyada nasıl yaşandığını, babaların deneyimleri üzerinden anlatıyor. Farklı cins ve sınıftan babalar etkileyici deneyimlerini paylaşıyorlar kitapta. Bu deneyimlerden şunu çıkartmak mümkün. Katılımcı babalık, babaların da anne titizliğinde çocukla ilgilenmesinin ilk şartı... Ya bizde... Aslında herkesin çevresinde bu tür babalar var. Ama malum babalar bu tür deneyimlerini paylaşma konusunda biraz ketum. Ama bu ketumluğu aştıkların da memleketteki babalık evriminin izlerini 'bizim babaların' deneyimlerinde de görmek mümkün.

EŞİMİN YANINDA YERİNE EŞİMLE BİRLİKTE DUYGUSU İÇSELLEŞTİRİLMELİ
Ahmet Katıksız yönetmen. atv'de yayınlanan Kara Para Aşk'ı çekiyor. Eşi de yönetmen. Köksüz filmini çeken Deniz Akçay Katıksız. Kızları Çiçek ile yoğun bir şekilde ilgileniyor. Çiçek de onun bu halinden pek memnun görünüyor. Katıksız "Kadınlar annelikle ilgili daha doğrusu kendilerini anne hissetmekle ilgili hormonlarından ciddi yardım alıyorlar. Erkekler bu yardımdan yoksun oldukları için baba olduğumuzu anlamak zaman alıyor" diyor. Katılımcı babalığın da hamilelik sürecinde başladığını düşünüyor: "Öyle ki hamilelikte ve doğumda eşimin yanında değil de eşimle beraber olmalıyım duygusunu içselleştirmek ilk basamak oldu galiba bende." Lakin bu durumu içselleştirmek için destek de almış. "Doğumdan önce bir hafta sonu doğal doğumla ilgili kursa gittik. Daha doğrusu kursa götürüldüm. Bu tip aktiviteleri gereksiz bulurdum. Hatta biraz üstten ve alaycı bir tavrım vardı. Kursa gitmek zor gelmişti bana ilk gün. Sonra hiç de düşündüğüm gibi olmadığını anladım." Kızı Çiçek'le yaşadıkları her baba gibi onun için de özel: "Kızımla paylaşımımız başladıktan sonra kendime 'vay be baba oldum' dediğim anlar arttı. Paylaşımdan kastım beraber oyun oynadığımız anlar ya da uyumadan önce üstünü örterken bana gülümsemesi ya da bir sebepten dolayı canı yandıktan sonra kollarını açarak 'Beni kucağına al' hareketi yapması gibi şeyler..." Ha Çiçek ilk doğduğunda zorlu bir süreç yaşamış Katıksız. "İlk üç ay uykusuz ve çok zor geçti. Nöbetleşe ve her an tetikte uyumak insanın sinirlerini çok yıpratıyor. Böyle zamanlarda geleneksel babalığa özenmedim dersem yalan olur" diyor. Bu itirafı yapsa da şimdi dönüp bakınca 'yanlış yola' sapmadığı için mutlu. Babalık onu da değiştirmiş tabii: "Artık daha toleranslıyım her şeye ve herkese karşı. Hayata daha fazla 'hayırlısı' gözüyle bakıyorum. Daha önceleri iş hayatımda her şeyi kontrol etmeye çalışma refleksim vardı. Kızım Çiçek'ten sonra bunun mümkün olmadığını anladım ve bu beni çok rahatlattı. Daha mutlu çalışan bir adam oldum."