X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mutsuzluğun adı 1938
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mutsuzluğun adı 1938

  • Giriş Tarihi: 20.4.2014

Türkiye'nin en mutsuz ili çıkan Tunceli'nin ruhu Dersim olaylarında kalmış. Şehirde yaşayan psikolog Özkan Uç bunu şöyle özetliyor: Acısı fazla neşesi azdır türkülerin. Acı, toplumsal bilinçaltıyla bir sonraki kuşağa aktarılmış.

TEKİN TÜRKEL (Mazgirt Belediye Başkanı)

Çocuklar şimdi çoook uzaktalar
1975'lerde 150 bin nüfus yaşarmış Dersim'de, şimdi sadece 80 bin insan nefes alıp veriyor. Tuncelililer'in çoğu, 'damgalı' oldukları için başka şehirlerde de tutunamamış ve ilk fırsatta kendilerini yurt dışına atmış. Mazgirt'in ÖDP'li Belediye Başkanı Tekin Türkel, nüfusun hızla azalmasının nedeninin köylerin silah zoruyla boşaltılması olduğunu söyledi. 1994'te bölgede binlerce köyün boşaltıldığını ve insanlar dönmesin diye evlerin yakılıp yıkıldığını belirten Türkel, çok sayıda Mazgirtli'nin Avrupa, Kanada, ABD gibi ülkelere gidip yerleştiğini, sadece yaşlıların kaldığını anlattı. "Köylerdeki ihtiyarların yüzü, yılın sadece 10-15 gününde gülüyor. Yaz oluyor ve çok uzaklardaki çocukları ve torunları geliyor o vakitler. Onun dışında gam ve keder taşıyorlar" diyen Türkel, diğerleri gibi işsizlik sorununun altını çiziyor.

ÖZKAN UÇ (Psikolog)

Travma hiç bitmiyor
Tunceli'de Sağlık Emekçileri Sendikası Şube Sekreterliğini de yapan Psikolog Özkan Uç'la da görüştük. O da travma ve post-travma meselesinin altını çizdi. Bir travmanın yaşanmasının ardından belirli bir süre yas ve tedavi dönemine ihtiyaç olduğunu belirten Uç bu konuda şunları söyledi: "Burası dağlarla çevrili bir sığınak gibi. Memleketin başka yerlerinde beylere, paşalara, ağalara isyan etmiş olanlar tarih boyunca Dersim'e sığınmış. Dersim onları hep korumuş. Ama kendini pek koruyamamış. 1800'lü yıllardan itibaren üst üste gelen isyanlar ve ardından gelen katliamlarla karşılaşmış bu şehir. Travmanın biri bitmeden diğeri başlamış. Burada her 10 türküden 8'i ağıttır. Acısı fazla neşesi azdır türkülerin. Dedeler ve nineler durmadan anlatmış çocuklarına, torunlarına. Acı, toplumsal bilinçaltıyla bir sonraki kuşağa aktarılmış. Bazen bir kuşak üç beş ayrı travmayla yüzleşmek zorunda kalmış. Bundan olsa gerek son yıllarda yaşlı intiharlarında patlama yaşanıyor."