X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dokuz gündür yemek yemiyor 'Beni öldürün' diyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dokuz gündür yemek yemiyor 'Beni öldürün' diyor

  • Giriş Tarihi: 11.5.2014

Adana'da küçük Gizem'i öldüren Süleyman Akdeniz için çevresi "Sessiz sakin biriydi" diyor. Onun bir çocuğu öldüreceğine kimse ihtimal vermemiş. Süleyman şimdi vicdan azabı çekiyor. Dokuz gündür yemek yemiyor, polislere "Beni öldürün" diyor

İnsanlık dışı bir cinayete kurban giden Gizem Akdeniz (5) cinayetinin sırrını çözmek için Adana'ya gittim ama duyduklarım karşısında çözülen ben oldum. Minik Gizem'in dedesi, dayıları, amcaları, babası ve annesiyle görüştüm. Katili yakalayan polislerle bir araya geldim. Korkunç şeyler anlattılar. Katilin soğukkanlılığı karşısında donup kaldıklarını ifade ettiler. Gizem'in katil zanlısı Süleyman Akdeniz, minik kızın babasının amcasının oğlu. Evleri birbirine çapraz bakıyor. Aralarında 20 metre var yok. Katille maktulün sokaklarında dolaştım. Komşularıyla konuştum ama görünürde hiçbir hikayesi olmayan katilin detaylı bir portresini çıkaramadım. Çünkü silik, kimsenin dikkatini çekmeyen biri... Gizem'in dedesi Alihan Akdeniz bundan 51 yıl önce Siirt'ten Adana'ya göçüyor. Kardeşi Osman da bir müddet sonra yanına geliyor. Şu anda oturdukları sokakta bir gecekondu inşa ediyor. Osman da tam çaprazında bir başka gecekondu yapıp oturmaya başlıyor. Alihan Akdeniz'in dokuz, kardeşi Osman'ın ise 10 çocuğu oluyor. Gizemi öldüren Süleyman bu 10 kardeşten biri işte.

SİLİK VE SOĞUK BİR KİŞİLİK
Alihan Akdeniz. "Yüreğimizi serinletecek tek ceza vardır ki o da onun asılmasıdır. Yoksa oğullarımız arasında kan davası olmasından korkarım" dedikten sonra da düşünmeye başlıyor. Çünkü katil Süleyman'ın babası olan kardeşi Osman da fakir ve çaresiz bir adam. Trafik kazası geçirmiş. Yatalak, biçare. Üstelik dünürü. Etle tırnak misali iç içe geçmişler. Sonra söylenmeye başlıyor: "Osman 'o artık benim oğlum değildir' dedi. Annesi de 'sütümü helal etmiyorum, bu kapılar artık ona kapanmıştır, Allah onun belasını versin' diye intizar etti. Bu biraz içimizde yanan ateşi hafifletti. Ya devlet bu canavarı idam etsin ya da kendi kendine sönüp gitsin bu cani." Süleyman'ın ailesi olaydan sonra apar topar taşınmış mahalleden, sonra da Adana'dan gitmişler. Kimse nerede olduklarını bilmiyor. Evlerindeki perdeleri bile sökmeye vakit bulamamışlar. Süleyman 1989'da Seyhan'da doğmuş. 2009'da Seyhan Çukurova Lisesi'nden mezun olmuş. Mahallede lise döneminden arkadaşı var mıdır diye merak edip soruşturduk. Bir genç onu okul döneminden tanıyormuş, "Pek kimseyle konuşmazdı. Mesafeli ve soğuktu" diye tarif ediyor. Mahalledeki diğer insanlar da aynı görüşte. Herkes "Önceleri okuldan eve, evden okula gider gelirdi. Sonra da işten eve" diye anlatıyor. İnsanlarla zoraki selamlaşırmış. Ama kibar ve ölçülüymüş. Amcası yani Gizem'in dedesi Alihan Akdeniz "İçimize pek karışmazdı, soğuktu" diyor. Kasım 2010'da özel güvenlik görevlisi olabilmek için devlet hastanesine sağlık raporu almak için başvurmuş. Sağlık kurullarına girmiş, psikiyatri kliniğinde testlerden geçirilmiş. Sağlıklı ve aklı başında bulunmuş ve kendisine 'Silahlı güvenlik görevlisi olur" diye rapor verilmiş. İşe başlamış. İşini hiç aksatmazmış. Mesaiden 15 dakika önce gelir beklermiş. Cinayetin işlendiği gün apartman görevlisinin de bir işi varmış. Bu yüzden Süleyman'a iki saat kadar erken gelmesini söylemiş. Sözleştikleri saatte gelmeyince de aramaya başlamış. Birkaç aramadan sonra Süleyman ona dönmüş ve "Abi bugün çok halsizim, hastayım, gelemeyeceğim" demiş. Ailenin ve işyerinin dışında da bir sosyal hayatı yokmuş Süleyman'ın. Adana Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek, Asayiş Şube Müdürü Levent Yüksel ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Türkoğlu'nun başında olduğu karma bir ekip kurmuş. Çocuğun son görüldüğü yer olan bakkalın etrafındaki herkesle tek tek konuşulmuş. Ve Gizem'in en son Süleyman'ın arabasında görüldüğünü saptamışlar. Zanlıyı gözaltına almışlar. Sorguda "Biraz dolaştırıp eve bıraktım" demiş. İlk sorgudan bir sonuca ulaşamayan ekip Süleyman'ı serbest bırakmış. Asayiş Müdürü Levent Yüksel, "Düzgün bir tipe benziyordu. Böyle çocuk kaçırma hadiselerine falan girecek suçlulara benzemiyordu. Sabıkası yoktu. Kusursuz cümleler kuruyor ve mantıklı cevaplar veriyordu" diye anlatıyor ilk izlenimlerini. Tam bu noktada İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Türkoğlu devreye girip "Tipik bir çift kişilik hadisesi" diye katilin şahsiyetine dair ipuçlarını verdi.