X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralel vaizin matruşka devleti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralel vaizin matruşka devleti

  • Giriş Tarihi: 1.6.2014

Gezgin vaiz Grigori Rasputin, Çarlık Rusyası’nda sarayda muazzam bir güce erişmiş, bir tür paralel ya da matruşka devlet kurmuştu. Putin’in, otoriter yanını, milletinin güç ve iktidar sembolü Rasputin’den miras aldığını varsayabiliriz.

19. yüzyılın sonunda Batı Sibirya'nın Ural Dağları'na yakın kısmında okuma yazma bilmeyen bir gezgin vaizin şöhreti kulaktan kulağa dolaşmaya başladı. Rusya'nın uçsuz bucaksız topraklarında hüküm süren soğuk iklimle uyumlu sert karakteriyle nam salmış bu vaizin öyküsü belirli açılardan hâlâ gizemini koruyor.

Doğduğu Pokrovskoye kırsalının fukara halkından Saint Petersburg aristokrasisine herkesin 'yurodiviy' (Rusça'da meczup manasına geliyor) olarak gördüğü bu gizemli adam, Çarlık Rusyası'nın son demlerinde devlet içinde örgütlenmiş paralel, daha doğrusu matruşka devletin öncüsü ya da daha iddialı bir deyişle Rus devletinin metafizik lideriydi.

Grigori Yefimoviç Rasputin'den söz ediyorum. Hani şu popüler kültürde sadece Boney M. şarkısı ya da en fazla çapkınlığı ve öldürüldükten sonra kesilmiş üreme organlarına ilişkin efsanelerle bilinen Rus mistikten… Bu yazının amacı Rasputin'in çapkınlık öykülerini anlatmak değil elbette. Rus devlet geleneğindeki yerini anlamak ve bu sayede devlet içinde devlet yapılanmalarının akıbetini tarihten bir yabancı örnekle açıklamak.

Grigori Rasputin, 22 Ocak 1869'da Ural Dağları'na yakın Pokrovskoye köyünde doğdu. Çiftçi olan anne babası köyün varlıklı sayılabilecek ailelerindendi. Gelgelelim Rasputin'in, başından beri yerleşik düzenle arası iyi değildi ki çiftçilikten uzak durdu ve bir seyyah vaiz olarak ülkenin çeşitli diyarlarında dolaşıp vaazlar verdi.

Grigori Rasputin, ailesinde dokuz çocuğun beşincisi idi. Hiçbir zaman okula gitmedi. Zaten 1897'de yapılan nüfus sayımına göre onun köyünde kimse okuma yazma bilmiyordu.

Evlendikten sonra üç kızı olan Rasputin, kızları doğduktan sonra ansızın köyünü terk etti. Verkhoturye'da bir manastıra kapandı. Manastır eğitiminden sonra ülkenin çeşitli yerlerinde kırsal bölgelerde vaazlar vermeye ve insanları etkilemeye başladı. Ne var ki halk üzerindeki bu etkisi onu bir tarikat liderine dönüştürecek türden bir etki değildi. Zaten Ortodoks Kilisesi'nin hükümran olduğu Çarlık Rusyası'nda bir tarikat oluşturmak çok güçtü. Khlysty gibi gizli tarikatlar vardı, ama onlara üye olmak da devletin hışmına uğramak için yeterli sebepti.

Vaazları Rasputin'i bir tarikat lideri gibi etkili hale getirdi ve onun namını, yalnızca Çarlık Rusyası'nın değil, klasik Rus edebiyatının da başkenti olan Saint Petersburg'a kadar taşıdı. Anlaşılmaz bir Siberya lehçesiyle konuştuğu ve nadiren bir topluluğa hitap ettiği halde başrahip yapıldı. 1903'te Kiev'de piskoposlarla ve aristokrasiye mensup kişilerin dikkatini çekti. Zaten dikkat çekecek türden bir adamdı. Cüsseliydi, yakışıklı olmasa da Dostoyevski'ninkini andıran uzun saç ve sakallarıyla karizma sahibiydi. Yani bir tür 'Çirkin Kral'dı.

Rasputin, 1905'te Saint Petersburg'da din adamlarıyla tanıştı ve ilginç kişiliğiyle kent aristokrasisinin dikkatini cezbetmeye başladı. Ve böylece Çarlık döneminin Rus gizli servisi -KGB ve FSB'nin atası- Okrahna'nın radarına da girdi.

Ancak Rasputin'in tarih sahnesine asıl çıkışı, 1907'de Çar II. Nikola ve Aleksandra Feodorovna'nın hemofili hastası biricik oğlu Aleksey'i iyileştirmesinden sonrasına rastlar. Bir mistik şifacı olarak nam salan Rasputin, doktorların fazla ömür biçmediği çocuğa her nasılsa şifa verdi ve böylece Çar ve Çariçe'nin gözdesi haline geldi.

'SAVAŞA GİRERSENİZ ÇARLIK ÇÖKER'
Sarayda giderek güçlendiğinden olsa gerek 1910 yılından itibaren Rasputin aleyhine bir kampanya başladı. Genç kadınlara düşkün olduğu konuşulur oldu mesela. Ama asıl tehlikelisi Rasputin'in gizli tarikat Khlysty'a üye olduğu iddiasının yayılması idi. Tapınakçıların bir tür Rus Ortodoks versiyonu olan Khlysty üyeliği, Saray'dakileri, hatta Çar ve eşini ürkütmek için yeterli bir gerekçeydi. Bunlara bir de Rasputin'in Alman ajanı olduğu tezviratı eklenince Rasputin tam anlamıyla bir politik hedef oldu.

Propagandaların başladığı tarihten dört yıl sonra Rasputin bir kadın tarafından bıçaklandı. Ağır yaralandı, iç organları dışarı çıktı, ancak bir ay sonra iyileşti.

İyileştikten sonra Balkan Savaşları'nın ardından Birinci Dünya Savaşı'nın yaklaşmakta olduğunu gördü ve Çar'a savaşa girmemesi yönünde tavsiyede bulundu. Hatta Çar'a, "Rusya savaşa girerse bu monarşinin, Romanovların ve Rusya kurumlarının çöküşü anlamına gelir" dedi.

Ama dönemin pek çok güçlü ülkesi gibi Rusya da savaştan uzak duramadı. Çar cepheye gitti, ancak Rasputin Çariçe üzerinden Saray'daki etkisini sürdürdü. Öyle ki çizeri bilinmeyen bir karikatürde Çar ve Çariçe, devasa boyutlardaki Rasputin'in kucağında resmedildi. Rusya'nın matruşka devleti, Çarlığın yıkılışı evresinde çıkmış ve devasa boyutlara erişmişti.

Ekim 1917 Devrimi'nden bir yıl önce, 17 Aralık 1916'da Rasputin, Çariçe'nin tek yeğeniyle evlenen Felix Yusupov'un evinde bir yemeğe katıldı. İddiaya göre yemeğine ve içeceğine siyanür konuldu, zehirlendi, ancak ölmedi. Bunun üzerine tabancayla defalarca ateş edilerek vuruldu. Üç mermi yedi, hatta bıçaklandı ancak yine ayağa kalktı ve zorlukla yürüyerek gittiği bahçeye çıktı. Arkasından dört el daha ateş edildi, iki mermi yedi ve bu kez karların üzerine yığıldı. Sonra genital organları kesilip alındı ve cesedi donmuş nehrin kenarına bırakıldı. Cesedi bulunduktan sonra yapılan otopside midesinde siyanür bulunmadı. Kanında alkol çıktı. Vücudunda mermi yarasının yanı sıra bıçak yarası da vardı.

GÜÇ VE İKTİDARIN SEMBOLÜ
Grogori Rasputin, öldüğü tarihe kadar Romanovların gözdesi olarak kaldı. Tam da bu yüzden onu hedef seçen ise başta Çariçe'nin tek yeğeniyle evlenen Prens Feliks Yusupov olmak üzere onu kendine rakip olarak gören Rus yönetici elitiydi.

Rasputin, oğullarına şifa verdikten sonra Çar Romanovların özel danışmanı olmuştu ve Ağustos 1915'den sonra aile üzerindeki etkisi artırmıştı. Ancak bu etkinin derecesine dair soru işaretleri bulunuyor. Kimi tarihçiler Rasputin faktörünün, Çar II. Nikola ve karısı Aleksandra'nın halk nezdinde gözden düşmesi ve Rus monarşisinin çöküşünde etkisi olduğunu ileri sürüyor. Ancak bu tezin, monarşinin yıkılışından sonra gelen tarihçiler tarafından ortaya atıldığını not düşmeli. Bu yazı için taranan kimi Rus kaynaklarında şu tez yer alıyor: Rasputin'in saray üzerinde sanıldığı kadar büyük bir etkisi yoktu, ne var ki Ekim Devrimi'nden sonra Lenin rejimi, Çarlık Rusyası'nı yönetsel acz içinde göstermek için Rasputin'in Romanovlar üzerindeki etkisini abartarak lanse etti. Ne var ki bu tez, Rasputin'in saraydaki görünür etkisini yok saymamızı gerektirecek kadar kuvvetli bir tez değil.

Rasputin'in ölümünden sonra genital organlarının kökten kesilmesinin, çapkınlığıyla bir ilgisi var mıdır bilinmez. Ama ona reva görülen bu cezayı, iktidarla kurduğu güç ilişkisinin bedeli olarak yorumlamak mümkün. Çünkü Rasputin, sarayda haddinden fazla güçlenmiş, bir tür paralel devlet, daha doğrusu bir mikro matruşka devlet kurmuştu. İktidarın asıl sahiplerinin bunu kabul etmesi mümkün değildi. Ki zaten etmediler de…

İsmi, şimdilerde Rusya'yı Çar gibi yöneten Putin'le fonetik açıdan çok benzeşen Rasputin, Putinvari bir liderin atası mıydı, bilinmez. Ancak Putin'in, otoriter yanını, milletinin güç ve iktidar sembolü, mikro matruşka devletin lideri Rasputin'den miras aldığını varsayabiliriz.