Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ömür uzadı, nörolojik hastalıklar su yüzüne çıktı

Giriş Tarihi: 13.7.2014

Beyin nasıl işliyor? Beynimizi korumayı becerebiliyor muyuz? Beyinde gelişen hastalıklar neden tedavi edilemiyor? Bu soruları Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Dağ'a yönelttik. Dağ ile beynin antiaging'inin mümkün olup olmadığını konuştuk

Yaşam süresinin uzaması, teknolojik gelişmeler, modern hayat, günümüzde nörolojik hastalıkların görülme oranını arttırdı. Alzheimer, MS, ALS, epilepsi aşina olduğumuz kavramlar arasında yerini aldı. Bir dönem kanser nasıl 'gündem'se, şimdi de nörolojik hastalıklar öyle. Son örnek Serdar Ortaç. MS hastası olduğunu öğrenen Ortaç, nörolojik hastalıkların, dolayısıyla beynin hayatımızın nasıl merkezinde olduğunu bir kez daha hatırlattı. Biz de Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Dağ'ın kıpısını çaldık, konuyu masaya yatırdık.

- Beyin tıp dünyası için bir muamma mı?
- Beyin hakkında en az şey bildiğimiz yer.

- En önemli nörolojik hastalık hangisi?
- Çağın kanseri olarak bilinen demans en önemli nörolojik hastalık. Demans bunamadır. Aslında eskiden beri olan bir hastalık. Ama tedavisi mümkün değil. Alzheimer'sa, demansın bir bölümü. Beyindeki hücre yıkımı nedeniyle oluşur, sebebini bilmiyoruz. Tedavisini yapamıyoruz.

- Alzheimer ya da demans çağın hastalığı mı?
- Hayır. Ömür uzadığı için ortaya çıkan hastalıklar. Eskiden 60 yaşında biri öldüğünde, 'Allah rahmet eylesin, yaşamış' denirdi. 60-65 yaş ölümü, ihtiyar ölümdü. Dünya Sağlık Örgütü artık 45-65 yaşı orta yaş olarak kabul ediyor, ihtiyarlık 65'ten sonra başlıyor. Haliyle 60 yaşından sonra görülen bu hastalıklar çok insan yaşamadığı için bilinmiyordu. 'Yaşlı, çapkın erkek sendromu' denirdi, 'azgın teke' olarak da anıldı bu durumlar. Çok konuşan, hiperaktif, çapkın... Oysa bunlar da demansın birer bulgusu. Özellikle erkeklerde yaş ilerledikçe, kontrol mekanizması zayıflıyor. Kontrol mekanizmasının zayıflaması, kimi kişide huysuzluk olarak beliriyor, ona 'uyuz ihtiyar' deniyor. Kiminde böyle hiperaktivite, kadınlara karşı ilgi olarak beliriyor, bu da 'azgın teke sendromu' oluyor.

- Herkes bir gün demans olacak mı?
- Herkes tabii ki demans olmayacak. Genetik ve çevresel faktörler, en önemlisi vücudun kendi kendini tedavi etme sisteminin sağlamlığıyla ilgili.

- ALS nörolojik hastalıklar arasından en zor olanı diyebilir miyiz?
- Eskiden ALS diye bir şey bilinmezdi. ALS, daha çok orta yaşta kadınlarda görülen, hem beyni hem de kasları etkileyen, yaşam süresi ortalama üç-dört yıl olan, son zamanlarda gençleri de etkileyen ölümcül bir hastalık. ALS'ye kas kanseri diyebiliriz. Bir kişide ortaya çıkışı tamamen piyango... Ne yaparsanız yapın, önüne geçemiyorsunuz. Kaslar erimeye başlıyor.

- Peki ya MS?
-
MS, tedavisi kısmi yapılabilen bir hastalık, beynin romatizması diyebiliriz. Beyne dışarıdan mikrop ya da kimyasal bir madde girdiği zaman, vücut hücreleriyle savaşmaya başlıyor. Beyinde plaklar oluşuyor ve plağın oluştuğu yere göre hasarlar meydana geliyor. MS, hücreler savaş halindeyken aktif olur, değilse aktif olmaz. Genç hastalığıdır, 40-50 yaştan sonra etkisini azaltır. 100 vakadan bir kişi ne yaparsanız yapın kötüye gider, gerisi iyileşir. MS korkulacak bir hastalık değil.

- Epilepsi gençlerde bile var...
- Epilepsi toplumda en çok görülen nörolojik hastalıklar arasında. Beyin hücresinin anormal uyarılmasıyla ortaya çıkar. Bunlar şifayla sonuçlanan hastalıklardır.

ARKADAŞINA GÖNDER
Ömür uzadı, nörolojik hastalıklar su yüzüne çıktı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz