X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hatları 100 bin dolara satılıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hatları 100 bin dolara satılıyor

  • Giriş Tarihi: 31.8.2014

Geçmişi tekrar etmek yerine özgün eserler yaratıyorlar. Dünya çapında birçok koleksiyoner eserlerine sahip olmak için can atıyor. Eserleri 100 bin dolardan satılan yeni nesil hat sanatçılarıyla bir araya geldik

Geçmişte icazet sahibi ve sayıları hayli fazla olan hattatları günümüzde bulmak artık çok zor. Türkiye genelinde icazet sahibi hat sanatçısının sayısı 50'yi aşmıyor. Bunların içerisinde 'yeni nesil hattat' diyebileceğimiz, özgün eserler veren çağdaş hat sanatçıları da var. Türkiyeli 'yeni nesil hattat'lar son dokuz yılda hat sanatına yeni form ve tasarımlar kazandırıp üç boyutlu eserler üreterek dünya hat sanatını etkiliyor. Eserleri 100 bin doları aşan rakamlarla satılıyor. Koleksiyonerler de bu isimlerin eserlerine sahip olmak için adeta yarışıyor. Hat sanatına yeni açılımlar kazandıran yeni nesil hattatlarla konuştuk.

Aykırı olmayan hattat, aykırı olan yaratıcı hattat olur

Gürkan Pehlivan'ın (44) sahaflarda gördüğü hat levhalarıyla başlamış hattatlık serüveni. Profesyonel anlamda 15 yıldır hattatlık yapıyor, günde 12 saatini hat yazmaya ayırıyor. Hat sanatı, onun için öyle bir tutku ki bitirmediği bir eser olunca gece uykuları bile kaçıyor. Yurtdışındaki müzayedelerde eserleri satışa çıkan ilk hat sanatçılarından olan Pehlivan, hat sanatına getirdiği yenilikçi yorumla ilgili şunları söylüyor: "Biz, hat sanatında güncel sanatçılarız, günceli yazıyoruz. Eskiyi tekrar etmiyoruz. Klasik eğitimde edindiğimiz harflerde hiçbir bozulma olmadan, klasik harflerle bir hikaye anlatıyoruz. Örneğin yazıda harflerin yerlerini değiştirip bir ayet yerine beş-altı ayeti bir arada kullanıyorum. Ama başlangıçta yaptığımız hat, hat olarak görülmedi. Fakat zamanla insanlar buna alıştı. Hat sanatında güncelin önderleri olduk. Aykırı olmayan hattat olur, aykırı olan yaratıcı hattat olur." Pehlivan, son dönemde hat sanatına gençlerin ve devletin üst kademelerinde çalışanların da ilgi gösterdiğini söylüyor: "Başka ülkelerin başbakanlarına ya da bakanlara hediye edilenler genelde bizim eserlerimiz. Yeni ve özgün eserler yapmaya başlayınca koleksiyonerlerden de çok talep gördük. Dekoratif amaçlı alan insanlar da var. Sonuçta bu eserler Allah'ın ayeti, o insanlar ayetleri duvara astıklarında şerefleniyorlar." Gürkan Pehlivan'ın eserleri camilerde de yer alıyor. Fatih'teki Kambur Mustafa Paşa Camii onlardan biri. Güney yarım küredeki en büyük cami olan Nizamiye Camii ve medresesinde de eserleri var. "Bizi tanımasalar da insanların eserlerimi camide her daim görebilmesi büyük bir haz" diyor.

Türkiye'de hat sanatında bir çığır açıldı

Levent Karaduman (36) 20 yıldır hat sanatına kendini adamış bir isim. Hattatların harflerle arasında bir aşk olduğunu ve Mecnu'nun Leyla'sını sürekli görmesi gibi hattatların da sokakta, otobüste kısacası her yerde harfleri gördüğünü söylüyor. 2005'te de hat sanatında farklı bir yaklaşıma öncülük eden Karaduman, "İnsanların en çok sevdiği ve evinde bulundurmak istediği eser Hilye-i Şerif'ti. Ben de Hilye üzerinde bir yorum yaparak tabuları yıktım. Hat sanatını belirli sınırlar içerisinden çıkarmamız gerekiyordu ve bunu başardık" diyor. "Şu an Türkiye'de hat sanatında bir çığır açıldı ve herkes bu kulvarda ilerliyor" diyerek sözlerini sürdüren Karaduman, yurtdışında da İran, Suriye, Mısır, Irak, Dubai, Suudi Arabistan'ın hat sanatçılarının kendilerinden etkilendiğini ve benzer eserler üretmeye başladığını söylüyor. Karaduman'ın anlattığına göre hat sanatında geçen yıla kadar trend Hilye-i Şerif iken şu an yerini özgün kompozisyonlara ve tasarımlara bırakmış.

Hattatların dünyaya karşı sorumluluğu var

Mustafa Cemil Efe (35) 24 yaşında görüntü yönetmenliğini bırakıp hat sanatına yönelmiş. Bu sanatın inceliklerini öğrenmesi 4,5 yıl sürmüş. 12 yıldır günde sadece iki saat uykuyla çalışmalarını sürdürüyor. O da her hat sanatçısı gibi önce ustalarının yolundan ilerlemiş. Bir süre sonra ise yeni bir şeyler yapma ihtiyacı duymuş. Efe bu süreçte ortaya çıkardığı eserleri şöyle anlatıyor: "Klasik manada hat sanatındaki harflere hiçbir zaman zarar vermeden, eşyaya, metaya, doğaya bakarak 'Kim Allah'tan daha güzel boya vurabilir ki?' ayeti kerimesinin manasının altında durarak çalışıyoruz. Sanatımda harflerde değil, şekil olarak yenilik yaptım. Örneğin bir Selçuklu motifine bakıp tasarımla yazıda o motifi gösterebildim ya da Mimar Sinan'ın bir camisinden ilham alarak hilye yazabildim. Eserlerimi bitirdikten sonra karşısına geçtiğimde hissettiğim hazzı, hiçbir şeye değişmem." Dünyadaki sorunlara karşı tepkisini hat sanatıyla dile getiren Efe, "Bence hattatların dünyaya karşı bir sorumluluğu var" diyor. Efe'nin hayali açacağı sergide Arakan'dan Libya'ya, Afganistan'dan Filistin'e dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanların yaşadığı zulmü hat sanatıyla gösterebileceği bir çalışma yapmak.