X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Everton'da İskoçyalı bir Noel Baba...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Everton'da İskoçyalı bir Noel Baba...

  • Giriş Tarihi: 7.9.2014

Everton'ın İskoçyalı yıldızı Naismith, bir yandan evsizlere ve kendisi gibi disleksi hastası çocuklara yardım elini uzatıyor, bir yandan da işsiz taraftarlara maç bileti hediye ederek 90 dakika için bile olsa yüzlerini güldürüyor.

Roberto Martinez'in Everton'ı, geçen sezonu 72 puanla 5'inci sırada bitirdiğinde sadece kulüp tarihinin puan rekorunu kırmakla kalmadı. Aynı zamanda futbolda para ile başarı arasındaki acımasız ilişkiye de meydan okudu. Zira İngiltere tarihinde hiçbir takım, oyuncularına lig ortalaması veya altında ücret verip bu kadar puan toplamamış, ligi de 5'incilikten daha iyi bir sırada tamamlamamıştı.
Tıpkı Wigan'la olduğu gibi Everton'da da bütçesinden ve "elindeki parçaların toplamından daha büyük vuruş gücüne" ulaşmayı başardı İspanyol menajer ilk yılında. Fakat takım iyi başlayamadı bu sezona. Özellikle defans hattının "facia" performansı onları ilk 3 maçta 2 puanda bıraktı. Dahası geçen sezon yedikleri toplam golün (39) yüzde 25'inden fazlasını 3 maçta kalelerinde gördüler bile (10).
Ancak şu sıralar takımın saha içi sorunlarından çok, o söz konusu "parçalardan" birinin saha dışı performansı çıkıyor manşeterlere.

TV'DE KENDİSİNİ GÖRÜNCE...

2 yıl önce İskoç Glasgow Rangers'tan bedelsiz olarak geldiğinde, hocası dışında pek kimseler Steven Naismith'in bu denli katkı sağlayacağını düşünmüyordu muhtemelen. Fakat İskoç forvet sürati, enerjisi, çok yönlülüğü ve golleriyle gönüllerde taht kurdu çok geçmeden. Onu özel ve böylesine popüler kılansa performansından çok şu sıralar yürüttüğü alçak gönüllü bir kampanya…

Naismith sezon öncesi tatil için gittiği Dubai'de otelin spor salonundaki TV'de takımının bir maçını görünce, aslında ne kadar şanslı bir azınlığın parçası olduğunu düşündü. Evinden binlerce kilometre uzakta dahi kendisini seyredebiliyordu. İşte o an aklına, bu oyunu ve Everton'ı çok sevdiği halde, bilet parası bulamadığı için maça dahi gidemeyen, pek çokları için sıradan görünen bu zevkten mahrum kalan insanlar geldi... Ve karar verdi, işsizlere kendi sahalarındaki her maç için bilet hediye edecekti. Hem doğduğu yer olan Ayrshire'da hem de yıllarını geçirdiği Glasgow'ta işsizliğin nasıl birşey olduğunu görmüştü. O insanların hislerini, yaşadıklarını çok iyi biliyordu.

Bu organizasyon için kentteki iş bulma merkezleriyle temasa geçti Naismith. Tek bir şartı vardı: Biletler, istediği, aradığı halde iş bulamayanlara yani gerçekten ihtiyacı olanlara verilecekti.

ÖNCE OKULDA SAVAŞTI ŞİMDİ DE SAHADA...

Üstelik bu ilk hayır işi değil Naismith'in soyunduğu... Hem ülkesindeki hem de yeni evi Liverpool'daki evsizlere de her fırsatta yardıma koşuyor 27 yaşındaki forvet. Evsizlere ve de kendisi gibi disleksi hastalarına...

Zihinsel, görme ya da işitme engeli olmadığı halde okuma-yazma ve öğrenme güçlüğüne yol açan bir nörolojik hastalık olarak tarif edilen disleksi, Naismith'in hayatına ve kariyerine de yön verdi. IQ düzeyiyle ilgisi olmayan hatta tam aksine Da Vinci, Einstein gibi dahilerde de görülen bu hastalık nedeniyle, okul yıllarında çok zorluk çekti. Sınıf arkadaşlarından geri kalmamak için hep daha fazla çalışması gerekti. Pes etmemeyi, her maçta kanıtladığı "tuttuğunu koparma" özelliğini de çocuk yaşta bu hastalık yüzünden ya da belki daha doğrusu bu hastalık sayesinde öğrendi.


Naismith artık sahada devam ediyor diğerlerinden geri kalmamak için savaşmaya... "Futbolcu olmanın sağladığı ayrıcalıkların farkındayım. Ve bütün bunları her an kaybedebileceğimi bilerek yaşıyorum" diyor. Zaten bu yüzden de yıllar önce formasını giydiği Stewarton Annick takımına sponsor olmuş. Onun desteğiyle tek bir gencin bile olsa hayatının değişmesi, kendisiyle aynı şansı yakalaması için çabalıyor. Tıpkı disleksi hastası bir çocuğa, evsizlere ya da işsizlere teselli olabilmek için uğraştığı gibi...

Savaşçı İskoç'un hediye bilet seferberliği çoğu insana fazla küçük bir jest gibi görünebilir. Ancak Naismith, futbolun, sevgilisinden ayrılan bir genç için terapi, yakını kaybetmiş biri için bir teselli, hasta bir çocuk için tedavi, işsizliğin örselediği bir ruh içinse gıda olan gücünü biliyor.

İŞSİZ BİR BABAYI MUTLU ETMEK LİVERPOOL'A GOL ATMAYA BEDEL

Bir tutam mutluluğa hasret o insanlar için 15 günde bir Goodison Park'ta sevdikleri takımı seyredebilmenin anlamını çok iyi biliyor. Evde, eşinden ve çocuklarından bakışlarını kaçıran işsiz bir babanın yüzüne, oğluyla tribünde maç izlerkenki o gülümsemeyi yerleştirmenin, en az Liverpool derbisinde gol atmak kadar "kutsal" olduğunu biliyor. Bir 90 dakika için bile olsa o insanlara unutulmadıklarını, hayatta iyi şeyler de olduğunu hatırlatmanın verdiği hazzın, hiçbir kupayla ölçülemeyeceğini biliyor.

Evet, belki sahile vuran her bir deniz yıldızını kurtaramıyor Naismith. Ama en azından elinden geleni yapıyor. Ve topu, deniz yıldızlarını görüp de kafasını çevirenlerin, kayıtsız kalanların, velhasıl hepimizin önüne yuvarlıyor. Golü atıp atmamaksa artık bize kalmış...