Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Oğlumu özgürlüğüme katacağım

Giriş Tarihi: 21.9.2014

Yaptığı her işle farklı bir portre çizen Nil Karaibrahimgil, 4,5 aydır anne. "Oğlumu özgürlüğüme katacağım" diyen Nil ile oğlu Aziz Arif'i ve anneliğini konuştuk

Bundan tam 14 yıl önce Özgür Kız kimliğiyle ortaya çıktığında duymuştuk adını. Yazdığı şarkı sözleri, besteleri ve reklam müziğiyle nevi şahsına mühnasır işler çıkardı. 14 yıla beş albüm sığdırdı. 2004 yılında çıkardığı ikinci albümü Nil FM'de "Kalamam hayatın köşesinde / O zaman neşesi neresinde / Koysalar önüme bariyer de / Çocuk da yaparım kariyer de" diye söylediği şarkı bir anlamda işini önceleyerek anneliğini erteleyen kadınlara ince bir göndermeydi. Çocuk yapma konusunda ikilem içinde kalan kadınlara cesaret veren bu sözlerinin üzerinden 10 yıl geçti. Ve Nil Karaibrahimgil kendisi için şarkı sözlerinde kalan bu önermesini nihayet hayata geçirdi. Serdar Erener ile evli olan Karaibrahimgil 4,5 ay önce Aziz Arif isimli bir erkek çocuğu dünyaya getirerek anne oldu. Her ne kadar "Çocuk da yaparım kariyer de" sözünü demesi kolaymış. Çocuk ve kariyer zor zanaatmış. Bir de hayata birinin sevgilisi olmaya devam etmek var." dese de annelik duygusunun besteciliğini geliştirdiği düşüncesinde. Oğlunun bir müzikalde yaşadığını söyleyen Nil Karaibrahimgil ile anneliğini ve oğlu Aziz Arif'i konuştuk. "Bedenimi hamilelik ve doğumda anladım, ondan önce bir kafaymışım." noktasına gelen Nil'den anne olan arkadaşları gibi biz de ninni albümü bekliyoruz. Adını buldum bile: Çocuklar İçin Nilliler...

- Çocuk da yaparım kariyer de şarkınız herkesin diline dolanmış ve anne olmaktan çekinen çalışan kadınlara bir umut ışığı olmuştunuz. Şimdi bu şarkının gereğini yerine getirdiniz Aziz Arif ile. Hangisi daha zormuş peki?
- Burada zor zanaat olan çocuk ve kariyer birlikteliği. Şimdi anlıyorum ki demesi kolaymış. Kadınlar parçalara bölünüyor sürekli ve bütünü korumaya çalışıyorlar. Sadece çocuk ve kariyer değil bir de birinin sevgilisi olmaya devam etmek var. Bir de sade kendin var ki arada kaynamamalı.

- Yol ayrımları hep kâbusunuz idi. Peki şimdi ikisinden birini tercih etme noktasında kalsanız, çocuğunuzu mu tercih edersiniz kariyerinizi mi?
- Mazhar Abi yıllar önce bir gün bahçede otururken, "Bütün bu müzik kariyeri bir döngü. Yeni albüm yaparsın, Açıkhava'da konser verirsin, turneye çıkarsın sonra yine albüm yaparsın yine Açıkhava yine turne... Hemen sorarlar 'yeni albüm ne zaman?' diye. Bu böyle gider demişti. O zaman o dairenin içinde dönüp durmayı istemediğimi düşünmüştüm. Yanlış anlamayın çok zevkli, çok eğlenceli. Hiç de kolay değil ama bir yerden sonra hep aynı. Beş albüm yaptım. Beklentilerim hep benzerdi. Sevilsin, satsın, konser getirsin.

HAMİLELİĞİM MUCİZELER DÜKKANI İDİ
- 3 Mayıs'ta hayatınız değişti aslında anne Nil olarak. Hayallerle dolu bir hamilelik mi geçirdiniz?
- Hamileliğimde mucizeler dükkanında gibiydim. Her hafta karnımın içinde olanları okuyor ve kendimi bilim kurgu filminde gibi hissediyordum. Şükran ve sevgi doluydum.

- Annelerin kabusu özellikle sizin gibi göz önünde olan birisi için hamilelikte alınan kilolardır. Bu dünyaya gelen çocuğunuzun gözlerine bakınca abartılacak bir kabus mudur? Siz nasıl baş ettiniz?
- Kilo aldım. Alıyorsun, sonra da veriyorsun. Bir insan dünyaya getirip beslemenin yanında kilolar alıp vermek nedir ki? Hiç bir gün kafama takmadım bile. Hayatımda hiç tartıya çıkmamıştım. Hamileyken de doktor kontrolu dışında hiç çıkmadım. Konum olmadı.

- Aziz Arif'le ilk karşılaştığınız anı anlatsanız...? O anı bir jingle'a dökseniz ne derdiniz?
- Aziz Arif doğduğunda odaya, ona yazdığım bir şarkıyla girdi. Şarkıyı babasıyla beraber söylüyoruz. Dayısı da ukalele (dört telli bir ensrüman) çalıyor.

ANELİK BESTECİLİĞİMİ GELİ ŞTİRDİ
- 14 yıl oldu Özgür Kız kimliğinizle insanların gündemine gireli. Buna şimdi sorumluluk gerektiren annelik kimliği eklendi. Müzisyenliğinize set mi vurur çocuk, başka bir yol ayrımına mı getirir? Nasıl besler sizi?
- Annelik besteciliğimi geliştirdi. Daha güzel sözler ve melodiler yazıyorum artık, daha güzel söylüyorum. Kanatlarım Var Ruhumda en sevilen şarkım oldu. Hamileyken ve anneyken yaptığım jinglelar da beğenildi. Müzikten vaz geçmek mümkün değil. O seçilmiyor. O da bir çocuk gibi içinden çıkıyor, içinden geliyor.

- Şarkılarınızda dillendirdiğiniz aşk başka bir boyuta geçti diyebilir miyiz?
- Aşkın binbir anlamı var. Bir tanesini daha keşfettim diyebiliriz.

- Hem siz hem de eşiniz Serdar Erener her şeyi abartarak yaşıyorsunuz. Çocuk sevgisinde abartınız var mı peki?
- Abartmadan yaşayamıyorum ben. Ama çocuk sevgisi deyince zaten abartısız yaşayanı yoktur bence. Kendisi olduğu gibi zaten çok abartılı bir şey.

DUYGULARIM YERE DÖKÜLEN SIVI BİR ŞEY
- Peki o halde abartmanın ne zararını gördünüz ki Aziz Arif'e 'abartma' diyeceksiniz ve abartmamayı öğütleyeceksiniz ona?
- Her şeyi ortalamaya getirmeye çalışarak geçti ömrüm. Duygularım da düşüncelerim de, yere dökülen sıvı bir şey gibi. Sınırlara hızla gidiyor. Aziz Arif'e 'abartma' diyeceğim çünkü anneler-babalar öyle der.

- Aynı zamanda anne ve babalar genelde kendilerindeki eksikleri çocuğunda tamamlamaya filan çalışırlar. Böyle bir duygu var mı sizde de?
- Şu an daha çok küçük Aziz Arif. Ve bir erkek olduğu için kendimle kıyaslamıyorum onu. Annesi dahil herkesin kusurlu olduğunu bilsin. Kendisini de eksikleriyle sevsin. Bu önemli bir şey çünkü.

- Serdar Erener nasıl bir baba? Çocuk hususunda anlaşamadığınız noktalar, rol çalmalar oluyor mu? Aziz Arif ile ilgili aranızda nasıl bir iş bölümü yaptınız?
- Serdar çocukları çok seven, zaten daha önce de baba olmuş biri. Aziz Arif'in her şeyiyle ilgileniyor ve severek yapıyor. İş bölümü yok aramızda, sevgi bölümü var.

- "Çünkü anneler sürekli inşallah der. Maşallah da der" diyorsunuz. Çocuğunuz için en çok neye inşallah, nesine maşallah diyorsunuz?
- Uçakta birisi Aziz Arif'i görüp, "İnşallah sevdiğinden çok sevilsin" dedi. "Ne güzel dedi" diye hep düşündüm. İnşallahım o olsun. Maşallahım da, sağlıklı mutlu oluşuna diyeyim her anne gibi.

ANNELİKTEN ÖNCE BİR KA FAYMI ŞIM
- "Bu dünyaya çocuk getirilir mi?" felsefesine ne diyorsunuz artık? Çocuk özgürlüğü elinizden aldı mı yoksa başka bir boyuta mı taşındı?
- Bu dünyaya bebek... Espirisini Arog'da Mimi rolündeyken demiştim. Bana komik gelen bir replik. Dünyayı fekaketler zinciri olarak görmüyorum. Harikalar diyarı olarak görüyorum. Oğlumu özgürlüğüme katacağım. İkisini karşı karşıya getirmeyeceğim.

- Bir dönem nefes dersleri alıyordunuz? Şimdi çocuktan nefes almaya vaktiniz var mı?
- Şimdi onun nefesini dinliyorum, bu daha güzel.

- Basitliğinizi mi fark ettiniz çocuğunuz olunca? İçinizde başka bir iç olduğunu mu keşfettiniz?
- Hayatın büyülü yalınlığını, doğanın zaferini, içinden kendinden büyük bir şey çıkabileceğini keşfettim...

- Kendi bedeninizin yeni işlevlerini keşfetmek nasıl bir duygu? İnsan anne olmakla kalbinden ayak uçlarına kadar yeniden mi biçimlendiriyor bedenini?
- Beden diye bir şeyi ben hamilelikte ve doğumda anladım. Ondan önce bir kafaymışım.

- Bir matruşka gibi nitelendiriyorsunuz kendinizi. Annelik bir matruşka ise babalık nedir?
- Baba bir yaydır diyelim. Halil Cibran'ın şiiri gibi. Onu hayata fırlatır atar.

- Çocuğunuzun giysilerini yıkayıp asıyor ve instagramda paylaşıyorsunuz. Altında da bir not: "Yeni dünyamın bayrakları..." Bir yeryüzü cenneti coşkusu bu tanım. Bu kadar kutsal bir özgürlük dünyası mı çocuk?
- Evet, öyle hissediyorum. Hatta şu an sadece annelik üzerine bir röportaj veriyor olmam da bunun kanıtı. Bakın bu duyguyu da abartmışım.

SAHNEDEKİ NİL, SPOT IŞIĞIYLA BESLENEN VAHŞİ YANIM
- Hayatınız boyunca yapılacaklar listenizde bir dönem "Çocuk doğur, Tokyo'ya git, o şarkıyı yaz." vardı. Şimdi neler var? Sahneyi özlediniz mi?
- Hadi ya hatırlamıyorum. Tokyo'ya gidiş yine ileri attı desenize. Sahneyi çok özledim. Sahnedeki Nil'i çok seviyorum. O benim spot ışığıyla beslenen vahşi yanım. Kimbilir şu an nereye saklandı?

- Seyahate düşkün bir kişisiniz? Şimdi nasıl? Yolculuk yapmaya başladınız mı Aziz Arif ile?
- Evet, Aziz Arif'le iki ay denizin üstünde yaşadık.

- Muhtemelen Aziz Arif ile güldüğünüz an çoktur da en son ne zaman ağladınız mesela?
- Dün doğum doktoruma kontrole gittim. Kucağımda Aziz Arif vardı. Odadan içeri girip de onun ultrasonuna baktığımız ekranı görünce ağladım. Kalbinin minik bir kuş gibi attığı o ekrandan çıkıp, kucağıma geldiği için.

- Ne söylüyorsunuz Aziz Arif'i uyuturken? Kendi şarkılarınızı mı mırıldanıyorsunuz yoksa ninniler mi?
- Ninnileri var Aziz Arif'in. O bir müzikalde yaşıyor.

- Bir ninni albümü beklemeli miyiz sizden? Adını buldum bile. 'Çocuklar İçin Nilliler' olabilir mesela.
- Hahaha komikmiş. Olabilir. Anne olan arkadaşlarımdan ninni albümü için baskı büyük.

H. SALİH ZENGİN


BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Oğlumu özgürlüğüme katacağım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz