X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir evi dört dörtlük temizler kirleri imha ederim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir evi dört dörtlük temizler kirleri imha ederim

  • Giriş Tarihi: 28.9.2014

Esrarengiz Metin, bir erkek gündelikçi. Evini ona temizletmek isteyenler sıraya giriyor. "Dünyanın en mutlu insanıyım" diyor. Genç sinemacı Nesimi Yetik komşusu Metin Abi'nin bu mutluluğundan ilham alarak Toz Ruhu filmini çekti. Film Altın Koza'da En İyi Film seçildi

Jilet gibi ütülenmiş fuşya gömleğiyle hemen kendini fark ettiriyor. Hızlı konuşmasından enerjik bir insan olduğu belli. Yaklaşık 1.70 boylarında. 43 yaşında olmasına rağmen yaşını göstermiyor. Kendiyle barışık olduğu her halinden belli. Kemerine iliştirdiği radyoysa onun yaşam pili adeta. Basıyor tuşuna şarkı çalmaya başlıyor. İşte o zaman kim tutar Esrarengiz Metin'i... O, bir gündelikçi. Nevi şahsına münhasır insanlardan. Bir kere tanışıp da unutan yok onu. Renkli kişiliğiyle iz bırakıyor hafızalarda. Lakin sadece kişiliği, pozitif enerjisi, sürekli gülümsemesiyle değil, gittiği evlerde yaptığı temizlikle de imzasını atıyor. Kendi çapında bir şöhreti var. Belki de İstanbul'un en çok aranan gündelikçilerinden... Bizi Esrarengiz Metin'le tanıştıran, Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Film seçilen, genç sinemacı Nesimi Yetik'in Toz Ruhu filmi. Yetik filminde komşusu Esrarengiz Metin karakterinden yola çıkarak gündelikçi bir erkeğin yaşamına ortak ediyor bizi. Şarkı söylemeyi seven, kendiyle barışık, mutlu bir insanın portresini çiziyor. Tabii kurmaca kimi olaylar da ekliyor filme. Açıkçası son zamanlarda sinemamızdaki depresif karakterlerin yanında bu mutlu insan portresi insanın içini aydınlatıyor.

ÖLÜ DOĞDUM MÜZİK BENİ CANLANDIRDI
Esrarengiz Metin'in hikayesi gerçekten filmlik! Dobra dobra anlatıyor: "1987 yılının sekizinci ayının 24'ünde şarkıcı olmak için Kastamonu Tosya'dan İstanbul'a geldim. Baktım, bu işler öyle kolay işler değil. Ders aldım. Hocam Armağan Şenol'du. Ama sonra 'ha' deyince albüm çıkartılamayacağını gördüm. Restoranlarda, otellerde çalışmaya başladım. Sonra bir gün bir evi temizlemeye gittim. Çok beğendiler. Herkes birbirine tavsiye etmeye başladı. Böylece tamamen evlere gider gelir oldum." Şimdilik, onu İstanbul'a sürükleyen albüm yok ortada. Ama Metin Abi'nin hayatının her anında müzik var. "Müzik benim hayat enerjim" diyor. Lakin fantastik doğum hikayesini anlattığı zaman kelime oyunu yapmadığını anlıyoruz: "Annem hamileyken babam beni istememiş. Ölü doğmuşum. Sonra tef çalmaya başlamışlar. Müziğin sesiyle yavaş yavaş canlanmışım. Bunun için müzik benim hayat enerjim. Şarkı söylerken, müzik dinlerken mutlu oluyorum. Zaten temizlik yaparken de müzik dinliyorum. Oradan alıyorum enerjiyi ve sonrasında kimse beni tutamıyor."

GÖMLEKLERİM KİŞİLİĞİM GİBİ RENKLİ
Müzik kadar işini de çok seviyor Esrarengiz Metin. İddialı da "Benim yaptığım temizliği üç-beş kadın bir araya gelse yapamaz. Sildiğim bir camda, yağmur yağsa bile iz kalmaz" diyecek kadar hem de. Evlere temizliğe gittiği ilk günlerde erkek gündelikçiyi karşılarında gören kimi ev sahipleri şaşırmış, Metin Abi "Ama yaptığım işi görünce şaşkınlık, hayranlığa dönüştü" diyor ve ekliyor "Evleri baştan yaratıyorum adeta. Bir mimar gibi her detayı görürüm. Plan proje yaparım kafamda, başlarım işe. Gittiğim her eve Esrarengiz Metin diye imzamı atarım. İmha etmeden bırakmam." "İmha derken" diyoruz "Bir evi dört dörtlük temizleyince bütün kirleri imha etmiş oluyorum" diye açıklıyor. Giyim kuşamı konusunda da kendi tarzını oluşturmuş biri Esrarengiz Metin. Filmdeki gibi rengarenk gömlekleri olduğunu söylüyor Nesimi Yetik. Hatta bir tanesini de Yetik giymiş. Metin Abi "Renkli giyinmeyi severim. Çünkü renkli bir kişiliğim var. Öyle insanın içini sıkan renkte kıyafetler giymem. Ucuza ama güzel giyinirim. Rengarenk gömleklerim vardır. Zaten iş pahalı giyinmekte değil, zevk sahibi olmakta bitiyor" diyerek ufak bir moda dersi de veriyor bize. Nesimi Yetik ile Metin Abi komşu. Yetik "Aynı apartmanda oturuyoruz. Onun bu mutlu hali, kendisiyle barışık olması ilham verdi bize. Biz, gündelik hayatın sıkıntı telaşı ile uğraşırken, o evinde şen şakrak yaşıyor. Sonra şu soruyu sorduk: Biz ve bizim gibi insanlar neden mutlu olamıyor da aynı apartmanda yaşadığımız Metin Abi bu kadar mutlu olabiliyor? Bunu anlamaya çalışmak filmin çıkış noktası oldu" diyor. Senaryoyu yazıp güvendiği insanlara okutunca, 'Bu adam küçük bir hayat yaşıyor, evlere temizliğe gidiyor, nasıl bu kadar mutlu olabiliyor diye eleştiri gelmiş. İnandırıcı bulunmamış yani. Yetik "İnsanlarda evlere temizliğe gitmek bir mutsuzluk kaynağı gibi bir algı vardı. Hayır dedim böyle bir karakter var ve işini çok seviyor, kendi hayatıyla barışık ve mutlu diye direndim. Çünkü Metin Abi'yi canlı kanlı her gün görüyordum" diyerek bu mutlu insan portresini filme aktarmaktan vazgeçmediğini söylüyor.

HİÇBİR ŞEYİ KAFAMA TAKMAM
Aslında 2001'de Toz Ruhu adıyla bir kısa film çekiyor Nesimi Yetik. Metin Abi de oynuyor. Ama set ortamından sıkılmış Metin Abi. Yetik "Set iki gün sürmüştü. Metin Abi çok hareketli. Sette olmaktan sıkılmıştı. Bir de birinin direktifleriyle çalışmayı sevmiyor, onu gözlemledim" diyor. Lakin uzun metraj Toz Ruhu'nu çekerken Yetik yine Metin Abi'yi oynatmak istemiş. Metin Abi teklifi, çekimlere zaman ayıramayacağını düşündüğü için kabul etmemiş, "Müşterinin gelmesi gibi gitmesi de kolaydır. İş dünyasından kopmak istemedim" diyor. Metin karakterini filmde Tansu Biçer oynuyor. Filmdeki rolüyle Altın Koza'da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Biçer, işin ilginci Esrarengiz Metin ile tanışmamış. Yetik "Çünkü Tansu, Metin Abi ile tanışıp etkilenmek istemedi" diyor. Esrarengiz Metin de filmi daha görmemiş. Yetik "Galada izlersin artık Metin Abi" diyor. O da "İşim olmazsa gelirim, işim olursa maalesef gelemem" diyerek teklifin ucunu açık bırakıyor. Esrarengiz Metin'in, öyle ün şah şöhret düşkünlüğü, egosu yok. Eğlence olsun diye birkaç TV programına çıkmış. "Bazıları TV'ye çıkınca değişiyor. Ben de öyle şeyler olmuyor" diyor. Zaten Toz Ruhu ile gelen tanınır olma fırsatını da umursamıyor. "Ben mutlu ve huzurluyum. Dünyanın en mutlu insanıyım diyebilirim" diyerek hayatının ritminin bozulmasını istemediğini anlatıyor. "Peki Metin Abi mutluluğun sırrı nedir?" diyoruz. Cevap veriyor: "Hiçbir şeyi kafama takmam. Ne siyasetle ilgilenirim ne onunla ne bununla. Sorunlu, bunalımlı insanlarla görüşmem. Enerjimi düşürmem. Müzik dinlerim, işimi severek yaparım o kadar." Herkes neden Metin Abi gibi mutlu olamıyor? Nesimi Yetik cevaplıyor: "Belki de biz hayatı daha karmaşıklaştırıyoruz. Belki lüzumsuz birçok şeyi çok fazla hayatımıza sokuyoruz. Bir sürü şey aynı anda olsun istiyoruz. Bu endişeyi, endişe de mutsuzluğu doğruyor galiba."

200'E YAKIN MÜŞTERİM VAR
HERKESE GİDEMİYORUM: "İlk zamanlar 20-30 yere gidiyordum. Şimdi 150-200 müşterim var. Bazen şehir dışına da çıkıyorum. Çok talep var ama herkese gidemiyorum. Bir takvimin var. Çağıranı sıraya koyuyorum. Mesela Nesimi'lere hiç gidemedim. Sıra gelmedi, kısmet olmadı."
ŞARKI ENERJİ VERMİYORSA SEVMEM: "Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Yunus Bülbül, İbrahim Tatlıses'i dinlerim. Sadece müziğin sözlerine bakmam, ritmi enerji vermezse dinlemem."
DİREKTİF VERENLERE BİR DAHA GİTMEM: "İnsanlar fikirlerini, ne istediklerini söyleyebilir, onları dinlerim ama iş yaparken başımda dururlarsa sıkılıyorum. Ben zaten eve girince her şeyi görüyorum. Nereleri nasıl temizleyeceğimi hemen çözerim. Açarım müziğimi işe başlarım. Eğer şunu şöyle yap falan derlerse üç katı para versinler bir daha gitmem o eve."
İŞİMİ YAPAR, İMZAMI ATARIM: "İnsanlarla fazla konuşmam, dedikodu yapmam. İşimi yapar, imzamı atar, işi bitiririm. İnsanlar bana güvenir. Yüzlerce evin anahtarı vardır bende."
BİR MÜŞTERİ BİN MÜŞTERİ: "Kadınlar viledayla yerleri siler. Ben bezle, elimle silerim. Sildiğim bir camda, yağmur yağsa bile iz kalmaz. Parke kenarları vardır. Eve gidin bakın tozludur. Kadınlar şöyle bir elden geçirir. Ben uzun uzun elimle silerim. Bir ütü yaparım jilet gibi. Sonuçta ben imzamı atıyorum. Bir müşteri bin müşteri demektir. Geçen gün Nişantaşı'nda cam silerken karşıdaki kadınlar oturmuş beni izliyordu. Hayran kaldılar."

NESİMİ LETİK: FİLM HAYAT DENEYİMİYLE OLUŞUYOR
"Werner Herzog, film çekmek istiyorsanız hayatın içinde olun, hayat tecrübesi edinin demiş. Doğru aslında. Bir film hayat deneyimiyle oluşuyor. Ben Metin Abi'yi görmeden, onun hayatını dikkate almadan onu anlamaya çalışmadan bu filmi yapamazdım. İnsan kafasındaki entelektüel konularla ilgili bir film yapılabilir ama ben onu tercih etmiyorum. Hayatın içinden çıksın isterim. Böyle olunca da Toz Ruhu ortaya çıktı."