X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Boğaz'da Çeçen çıkmazı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Boğaz'da Çeçen çıkmazı

  • Giriş Tarihi: 28.9.2014

İstanbul'da işlenen Çeçen cinayetlerini, tek şüpheli olarak cezaevinde tutulan Zona mı işledi, yoksa karanlık bir el suçları onun üzerine mi yıktı? SABAH soruşturmanın ve cinayetlerin izini sürdü. Ortaya polisiye filmleri aratmayan şaibeli ilişkiler çıktı!

Çeçen hareketi içinde yer alan altı kişi, geçen altı yılda peş peşe İstanbul'da öldürüldü. Kanlı infazlar akıllara Rusya'yı getirdi ancak somut deliller bulunamayınca soruşturma sessizliğe büründü. Sessizliği bozan ise yıllar sonra e-postayla gelen bir ihbar mektubu oldu. İhbar mektubunda altı Çeçen cinayetinin beşinin katil zanlısı olarak Rus ajanı olduğu söylenen Zona kod adlı Temur Makhauri gözaltına alındı. Zona cinayetleri kabul etmedi ama bir yandan ajanlık diğer yandan cinayet soruşturması yürütüldü. Hatta davaya hangi mahkemenin bakacağı tartışması da çıktı. Fakat, Çeçen cinayetlerinin üzerindeki esrar perdesi bir türlü aralanamadı. Acaba kanlı infazları, tek şüpheli olarak cezaevinde tutulan Zona mı işlemişti, yoksa karanlık bir el suçları onun üzerine mi yıkıyordu. SABAH, Zona'nın izini sürdü. Gürcistan'daki ailesi ve arkadaşları ile görüştü. Dava tutanaklarını tekrar elden geçirdi. Ortaya polisiye filmleri aratmayan bir hikaye çıktı.

BEŞ YIL SONRA KAYITLAR SİLİNDİ
Savcılık sorgusundaki ifadesine göre Zona, başta Ali Osayev cinayeti olmak üzere tüm Çeçen cinayetlerinin üzerine yıkılmak istendiğini düşünüyordu. Kendisini savunabileceği tek nokta, Osayev'in Fatih Camii'ndeki cenazede görüntülenen kişinin kendisi olmadığını söylemesiydi. Zona, 28 Şubat 2009'da Türkiye'ye gelmiş ancak Atatürk Havalimanı'ndan Gürcistan'a geri gönderilmişti. İlk duruşma bu tarihten beş yıl sonra görüldü. Duruşmada, Zona'nın Ali Osayev'in cenazesi için Türkiye'ye gelip gelmediğinin araştırılması istendi. Ancak ilgili mevzuatlar gereği yolcu bilgileri beş yıl saklanıyor ve daha sonra imha ediliyordu. THY yolcu bilgilerini veremedi. Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürk Havalimanı'ndaki belge arşivinde uzun süre belgeler arandı. En sonunda Emniyet tarafından 28 Şubat 2009'da Fatih Camii'nde cenazede olduğu öne sürülen Zona'nın o saatlerde THY'nin tarifeli uçağı ile Tiflis'e gitmek için uçakta olduğunu gösteren belge bulundu ve mahkemeye gönderildi. Zona, belgeyi mahkemeye sunduktan sonra tahliye edilmeyi bekliyordu ancak tahliye edilmedi. İlk davanın görülmesinden sonra dava dosyasına basın da ulaştı. '

PARALEL'İN PERUK İDDİASI
Dava dosyasındaki deliller daha sonra 'paralel yapı' soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan Ömer Köse yönetimindeki İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından toplanmıştı. Dosyada, Serdar Güldalı'nın yönetiminde İstanbul Emniyet İstihbarat Dairesi'nin verdiği ilginç istihbarat bilgileri de vardı. Bu bilgilere göre Zona, saçını ense kısmından uzatıyor, uzun saçlı peruklar kullanarak Gürcistan/Çeçenistan bölgesinde cinayetler işliyor ve bu bilgiler de Gürcistan'dan Türkiye'ye intikal ediyordu. Bu garip dosyanın izini sürmek için Gürcistan'a gittiğimizde Türkiye'de anlatılan Zona hikayesinin tam tersiyle karşılaştık. Cinayetlerin işlendiği dönemlerde Gürcistan istihbaratı için çalışan ve dönemin Kontra- Terör Daire Başkanı olan Giorgi Lortkipanidze'ye göre Zona'nın Gürcistan'da peruk kullandığı iddiası ancak 'uydurulmuş' olabilirdi. Çünkü Gürcistan'da Zona ile ilgili her şeyi bilen tek kişi kendisiydi. Ona göre mesele, Ali Osayev'i öldüren kişinin peruklu olmasıydı ve cinayeti Zona'ya yıkmak isteyenler Zona'ya 'peruk' taktıracak kadar zeki olmalıydı! Lortkipanidze'ye göre Zona'nın Rus istihbaratı için çalışması imkansızdı. Çünkü Ruslarla bütün görüşmelerini Gürcü istihbaratının bilgisiyle yapmış ve kayıtları da Gürcü istihbaratına vermişti. Zona'nın, Rus istihbaratı ajanı Beşir Kuştov'la yaptığı görüşme kayıtlarının Türkiye'deki dava dosyasına nasıl girdiğini ise bilmiyordu. Kendisine Zona davasına bakan polis, savcı ve hakimlerin paralel yapıyla ilişkili olduğu iddiaları bulunduğunu sorduğumuzda ise, kendisi aynı yapının Gürcistan'da da etkili olduğunu ancak konuyla ilgili kesin bir bilgi sahibi olmadığını söylüyor. Zona'nın eşi Fatima ise Lortkipanidze kadar soğukkanlı değil. O, eşinin Ali Osayev'in yakın arkadaşı olduğunu hatta Osayev'in Gürcistan'da kendi evlerinde kaldığını söylüyor. Fatima'ya göre Osayev için bu kadar gayret gösteren Zona'nın cinayeti işlemiş olması mümkün değil. Fatima'ya, en çok eşinin Rus ajanı olduğu iddiaları ağır gelmiş. Fatima, Osayev'in öldürüldüğü gün Zona'nın kesinlikle Tiflis'te olduğunu ve o gün kendisini Bakü'ye gönderdiğini dün gibi hatırlıyor. Gürcistan'da Zona'yı sorduğumuz üçüncü kişi Nino. Nino, Tiflis'te bir seyahat şirketi için çalışıyor. İddiasına göre, Zona, Osayev'in öldürülmesinden bir gün sonra İstanbul'a gitmek için bileti ondan almış. Nino, o sırada Zona'nın arkadaşı öldüğü için hayli üzgün göründüğünü söylüyor. Bir diğer tanık Bislan da Nino'nun anlattıklarını doğruluyor. Ali Osayev'i iyi tanımadığını ancak Zona'nın cinayet haberini yanında aldığını, haberi alır almaz önce bir yerden para aldıklarını ve sonra da Nino'ya giderek birlikte bilet aldıklarından emin.

SABİT DELİL KALMADI
Türkiye'de görüştüğümüz Zona'nın avukatı Ufuk Kalkan da müvekkiliyle ilgili fiziki ve sabit bir delilin kalmadığını, sadece cinayet anını gösteren görüntülerdeki kişinin Zona olduğuna dair bir hukuki iddia kaldığını anlatıyor. Kalkan'a göre son delil de Adli Tıp tarafından zaten çürütülecek. Çünkü görüntülerdeki kişinin, fiziki olarak Zona'dan oldukça farklı olduğu açıkça görülebiliyor. Zaten görüntülerdeki kişinin Zona olmadığını da onu tanıyan herkes dile getiriyor. Paralel yapı soruşturması kapsamında tutuklanan Ali Fuat Yılmazer ve Ömer Köse ile yine bu davada adı geçen Serdar Güldalı gibi polislerin dosyada etkili isimler olması ve sonradan ortaya çıkan belgeler dava dosyasında delillerin büyük oranda çürütüldüğü iddiaları ise meselenin bir başka boyutu. Dosyada, Adem Özcan ve Muammer Akkaş gibi savcılarla Hakim Süleyman Karaçöl gibi paralel yapıyla ilişkili olduğu öne sürülen pek çok yargı mensubunun isminin de çokça yer alması dava dosyasıyla ilgili bir başka soru işareti. Gelinen noktada, elimizde iyice zayıflamış bir dava dosyası ve hâlâ failleri bulunamamış bir cinayetler silsilesi var.