X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER geleceğin sağlıklı bireyi olur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

geleceğin sağlıklı bireyi olur

  • Giriş Tarihi: 28.9.2014

Sağlıklı beslenmeye katı gıdalara geçiş anından itibaren başlayan çocuklar gelecekte sağlıklı birer birey oluyor. Beslenmenin önemini bilen ebeveynler, bir yaşını geçtikten sonra çocukları için özel programlar uyguluyor

Beslenme günümüzün en önemli konuları arasında. Sağlıklı bir yaşam sürmek için çocukluk döneminde kazanılan beslenme alışkanlıkları hayatın her dönemini etkiliyor. Katı gıdalara geçiş döneminden itibaren çocuğun beslenmesine gösterilen önem onun yetişkin hayatında hastalıklardan korunmasından, sağlıklı bir ömür sürmesine kadar birçok şeyi etkiliyor. Prof. Dr. Hilal Mocan sağlıklı çocuk beslenmesi ile ilgili bazı hususlara dikkat çekiyor;
- Çocuğun yetişkinlerin yeme alışkanlıklarını taklit etmesi kötü bir şey mi?
- Eğer aile sağlıklı, bilinçli besleniyorsa sorun olmaz. Ancak ailedeki beslenme karbonhidrat ağırlıklı ise tatlı, börek-çörek, hamur işleri, kızartmalar ağırlıktaysa, yemekler devamlı margarinle pişiyorsa; cips, çikolata, gazlı içecekler, hazır meyve suları, hamburger evden eksik değilse, ev yemeği yerine hazır gıdalar tercih edilmekte ise çocuk bu stile alışır. Bu nedenle sağlıklı çocuk beslenmesinde önce anne-baba ve aile büyükleri sağlıklı beslenme prensiplerine uygun sofra hazırlamalı, "abur, cubur" diye tabir edilen yiyecekleri eve almamalıdır.

- Çocuğun boyunun uzaması için neler yemesi gerekir?
- Boy uzamasında kalsiyum ve çinko çok önemlidir. Özellikle süt ve süt ürünleri kalsiyumdan çok zengin olduğundan yeterli tüketilmeleri önemlidir. Süt ve süt ürünleri dışında kalsiyum bakımından zengin besinlerin, meyve ve sebzelerin yeterli tüketimi de gerekir. Yeşil yapraklı sebzeler, kurutulmuş meyveler, tatlı badem, kuru baklagiller, fıstık, ceviz, lahana, brokoli örnek gösterilebilir. Balıkta da bulunur. Boy uzamasında çinko da önemli bir elementtir. Çinko en çok kırmızı et ve deniz ürünlerinde bulunur. Kuruyemişler, fasulye, nohut, süt tavuk, yoğurt, peynir de çinkodan zengindir. Çocuk günde 1-2 avuç badem, fıstık tüketebilir. Hayvansal gıdalardan alınan çinko, vücut tarafından daha iyi emilir ve işlenir. Sebzelerden ıspanak, bezelye, kuşkonmaz, mantar çinko bakımından zengindir. Antibiyotikler çinko emilimini engelleyebilir. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Palamut, kefal, uskumru, torik boy uzamasında önemli balıklardır. Bunları fırında veya buğulama yaparak tüketmek daha sağlıklıdır. D vitamini kemikleri güçlendirir. Güneşten yararlanmak sağlık açısından çok önemlidir. Boy uzatan sporlar yüzme, basketbol, voleyboldur. Zıplama, barfiks, sallanma da boy uzamasında etkili sporlardır.

- Çocuğun iştahı kesilirse ne yapılmalı?
- Bebeklerin bazıları diş çıkarma döneminde iştahsızdır. Birçok bebek hastalanınca da iştahsız olur. Psikolojik nedenlerle de iştahsızlık görülebilir. Çocuk iştahsızsa zorlanmamalı, çocuk neyi tercih ediyorsa onunla beslenmelidir. Dişi çıkınca, hastalığı iyileşince iştahı yerine gelecektir.

- Sevmediği yiyecekleri yedirebilmek için oyunlarla, çeşitli süslemelerle ona bu alışkanlık kazandırılmalı mı?
- Çocuklar bazı yiyecekleri sevmiyorsa ısrar edilmemelidir. Yiyeceklerde süslemeler yapılabilir, bu yiyeceği daha çekici hale getirebilir ve ona yeme alışkanlığı kazandırılabilir. Eğer yiyecek ilk defa veriliyor ve reddediliyorsa, bir süre sonra aynı yiyecek az miktarda tekrar denenebilir. Yeni tadılan bir yiyeceğin çocuk tarafından kabul edilmesi bazen yedisekiz kez denemeyi gerektirebilir. Çocuk ona rahatsızlık veren bir yiyeceği reddeder. Bu durumda altta yatan sorun giderilmelidir. Kullanılan çatal, kaşık ve tabakların renkli seçilmesi de iştahı arttırabilir. Çocukların sevdiği makarna, börek ve çorbalara sebze koymak sebze tüketimini arttırabilir. Meyveleri meyve salatası şeklinde veya süte, yoğurda karıştırılarak verilebilir.

- Bir çocuğun günde ne kadar süt içmesi yeterlidir?
- Bir çocuğun günde yarım litre süt içmesi yeterlidir. Bu süt ılık olarak hazırlanmalıdır. Eğer çocuk daha fazla süt tüketiyorsa en geç senede bir demir eksikliği anemisi yönünden değerlendirilmelidir.

DOKUZUNCU AYDAN SONRA SİZİNLE SOFRAYA OTURSUN
7.ve 8. aylarda bebeğe kahvaltı verilmeye başlanır. Kahvaltı hazırlarken birkaç bebe bisküvisi veya ekmek, pastörize beyaz peynir, pekmez, az miktarda tereyağı, katı pişmiş yumurta sarısı, anne sütünde veya suda ezilerek verilebilir.
Katı yumurta sarısına 1/8 oranında başlanır. Giderek artırılır, yarım yumurta sarısı her gün veya tam yumurta sarısı günaşırı olacak şekilde kahvaltıya ilave edilir. Yumurta beyazı 10. ve 12. aylarda diyete ilave edilir.
Sebze çorbası ve kahvaltının öğün için taze olarak hazırlanması idealdir.
Bağışıklık sistemi için önemli yer tutan, sindirimi kolaylaştıran ve besin kalitesini artıran prebiyotik veya probiyotikler de hazır bebek mamalarına ilave edilmeye başlanmıştır.
7. ve 9. aylarda pilav, makarna gibi nişastalı besinler ve özellikle tarhana çorbası verilmeye başlanır. Bebekler için pilav ve makarna başlangıçta haşlanıp suyu çektirilerek hazırlanmalı, üzerine zeytinyağı gezdirilmeli.
9. aydan sonra bebek artık aile sofrasına oturmalı, kendini beslemesi için fırsat verilmelidir.
Ailenin yemek sırasında birlikte yemek yemesi bebeği gelecekteki obeziteden koruyan önemli ve önleyici bir nokta olarak kabul edilmektedir.

ANNELERE TÜYOLAR
5. ve 6. aydan itibaren ek gıdaya geçildiğinde sebze çorbalarının önce tek sebzeyle yapılmasını öneriyorum. Çocuğun bu gıdalara alerjisi olup olmadığı ancak bu yöntemle tespit edilebilir.
Bir yaşına kadar inek sütü verilmemeli. Süte başlarken sabah saatinde vermeyin. Az miktarda verin ve reaksiyon olup olmadığını iyi gözlemleyin.
Elma, armut, siyah üzüm, havuç, tatlı mandalina veya portakalın suyunu karıştırıp bebeğinize vermelisiniz.
Meyve suyu elde etmek için bu meyveleri cam rendede rendeleyip, tülbentte sıkmanız gerekiyor. Püreye geçtikten sonra tülbentten geçirmenize gerek yok.
6. aydan sonra bu meyvelere bir dilim muz veya çekirdeksiz kivi ilave edebilirsiniz. Eğer bebeğinizde deri döküntüsü, kızarıklık, ishal, kusma, kabızlık gibi belirtiler varsa herhangi birine karşı reaksiyon göstermiş olabilir.
'Çocuğunuzla inatlaşmayın'. Çocuklar bir yetişkinden daha inatçı. Yemek sırasında çocuğunuz yemiyorsa ısrar etmeyin, ikram etmeyi deneyin. Yemeyi reddediyorsa kaldırın. Öteki öğüne kadar abur cubur yiyecekler vermeyin.
Beslenme konusunda yaşadığınız problemi gerçekten halletmek istiyorsanız kararlı olacaksınız. Yan odada ağlasanız bile bunu çocuğunuza göstermeyeceksiniz.