X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Azizlerin sırrı: Tenten, zeka ve sabır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Azizlerin sırrı: Tenten, zeka ve sabır

  • Giriş Tarihi: 26.10.2014
Azizlerin sırrı: Tenten, zeka ve sabır
Azizlerin sırrı: Tenten, zeka ve sabır

Southampton, akıllı transferleri ve teknik adam Koeman'ın taktik becerisiyle İngiliz Premier Lig'e şimdiden damga vurdu. 'Azizler' yetenek fabrikası gibi çalışan altyapısıyla da görmek isteyenlere model sunuyor

Koeman hem kendisine hem de talebelerine bir günlük izin vermişti. Arsenal'i kupadan elemişlerdi, dinlenmek haklarıydı. Hoca da nihayet ailesiyle bir gün geçirecekti. Ama takım onun gibi düşünmüyordu. "Çalışalım" dediler. "Antrenman yapalım." İngiliz Premier Lig'de ilk sekiz maç sonunda 16 puanla üçüncü sıraya yerleşen, son altı maçından beşini kazanıp geçen hafta Sunderland'i 8-0'la perişan eden 'Azizler' lakaplı Southampton'ın sırrı, biraz da burada yatıyor: Yaptıkları işten zevk alıyorlar. Ronald Koeman sezon başı Ada'nın yolunu tuttuğunda, Pochettino yönetiminde geçen sezonu 'kariyer rekoruyla' sekizinci bitiren bir takım devralmıştı. Piyasa değeri en yüksek yedi oyuncusundan dördünü ligin devlerine kaptırdı. Kasasına giren yaklaşık 60 milyon sterlinle, çok sansasyonel bir iki isim alabilirdi Koeman. Ama o 'akıllı' yatırımı seçti. Hollanda'dan gelirken yanında, Feyenord'un 29 yaşındaki 1.93'lük İtalyan santraforu Pelle'yi getirdi. Pelle kafa toplarında etkili, bitirici bir adamdı. Ama beslenmeye ihtiyacı vardı... Bu iş için de Liverpool'un yolunu tutan Lallana'nın yerine yine Hollanda'dan yaratıcı Sırp Dusan Tasic'i getirdi. Tasic de ilk sekiz maçta yedi asist yaptı, bu kategoride Fabregas'la birlikte zirveye çıktı. Luke Shaw'un yerine Chelsea'den sol bek Bertrand'ı kiraladı. Arsenal'e imza atan Calum Chambers'in boşluğunu da geçen sezonu Atletico Madrid'te geçirmiş bir diğer vatandaşı Alderweireld'le doldurdu. Koeman, yeri geldiğinde maçları domine edip pas oyunu oynayan, yeri geldiğinde rakibi üzerine çekip kontrayla vuran çok planlı bir takım yarattı ilk sekiz maç sonunda. Göze hoş gelen ama idealler uğruna da gerçekçiliğini yitirmeyen bir takım... Oyunculuğu döneminde bir marka haline gelen frikikleri gibi transferde de hedefi 90'dan vurmuş görünüyor Hollandalı menajer. Ancak takımı bugünkü düzeye getiren, sadece Koeaman'ın nokta atışı transferleri ya da taktiksel hüneri değil. Aynı zamanda, gidenlerin yerini 'alttan gelenler'le dolduran bir altyapı geleneğine sahip olmaları... 1990'ların sonlarında temelleri atılan akademi, tam bir yetenek fabrikası... Buradan çıkan en büyük yıldız, Real Madrid'in 100 milyon avroluk adamı Gareth Bale, akademiye adım attığında henüz dokuz yaşındaydı. 2007'de Tottenham'ın yolunu tuttuğunda Southampton formasını en genç giyen oyuncu apoletini çoktan takmıştı. Ve şimdi akademideki gençler ona bakarak cesaretleniyor. "Biz de başarabiliriz" diyor. Arsenal'in iki kanat yıldızı Theo Walcott ve Alex Oxlade-Chamberlain de aynı üretim bandından çıkma... Altyapıya 11 yaşında adım atan Walcott henüz 16, Southampton'ın kapısından yedi yaşında giren Alex ise 17'sinde Londra devine imza attı. Arsenal'deki 'Azizler' kervanına bu yıl da Chambers katıldı. Sezon başı Liverpool'a giden Lallana ise 12 yaşındaydı keşfedildiğinde. Yetenekleri, kendisinin de idolü olan Beckham'la mukayese edilen takımın yıldız adayı 19 yaşındaki James Ward-Prowse ise henüz sekiz yaşındaydı kulübe geldiğinde...

VAN GAAL'DEN ROL ÇALIYOR

Akademinin ulaştığı bu nokta tesadüf değil. Seneler süren planlamanın ürünü... Öyle ki oyuncu gelişiminden sorumlu yönetici Les Reed, yıllarca sadece başta Almanya olmak üzere Avrupa'daki futbol akademilerini değil, yetenek keşfetmesiyle ünlü tenis hatta bale ve müzik okullarını dahi gezip inceledi. Dahası, hem eğitmenlerin hem de talebelerin en profesyonel düzeyde çalışabilmesi için 30 milyon sterline dört dörtlük yeni bir tesis inşa edildi. Geleceğin yıldızları, 12 farklı yapay çim sahada, farklı hava ve zemin koşullarına göre antrenman yapabiliyor. Koeman'ın başarısının sırrı da bu geçleri, takıma kazandırdığı isimlerle harmanlamasında yatıyor. Saç stili nedeniyle oyunculuğunda takılan adıyla 'Tenten', altyapı geleneğinin çok güçlü olduğu Hollanda gibi bir ülkeden gelmesiyle de doğru adresi bulmuş görünüyor. Southampton, bir yandan modern futbolun vazgeçilmezi haline gelen 'DNA'ya uygun hoca' bulma becerisi, bir yandan da neredeyse tüm ülkeyi besleyen altyapı sistemiyle örnek bir model sunuyor. Ajax'ta birlikte görev yaptıkları dönemde yolları bir daha birleşmemek üzere ayrılan eski hocası ve vatandaşı Van Gaal'den rol çalan Koeman ile kulübü, ders gibi bir film izlettiriyor şu sıralar. İş ki bakmak, görmek ve anlamak isteyen çıksın...