X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Siyasetçinin korunmama lüksü olamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Siyasetçinin korunmama lüksü olamaz

  • Giriş Tarihi: 14.12.2014
Siyasetçinin korunmama lüksü olamaz
Siyasetçinin korunmama lüksü olamaz

İstanbul’da Koruma Şube Müdürlüğü’nde 900’e yakın personel çalışıyor: İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Koruma Şube Müdürlüğü kapılarını ilk kez Pazar SABAH'a açtı. Koruma polisliğinin bilinmeyenlerini, bu görevi yapanların neler hissettiklerini, yıllardır korumayla gezen kişilerin yaşadıklarını anlattılar

Siyasetçilerin, işadamlarının hatta bazı sporcuların yanında görmeye alışık olduğumuz koruma polislerinin saklı kalmış bir hayatları var. Dışarıdan bakınca siyah güneş gözlükleri, sert ifadeleri ve hatta korkutucu tarzlarıyla mesafeli duran koruma polislerinin çalışma sistemini ve olaylar karşısında hissettiklerini öğrenmek için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden özel izin aldım. İzin çıktığında istikamet, Gayrettepe'deki Emniyet Müdürlüğü'ydü. İstanbul Koruma ve Trafik Şubelerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Metin Alper konunun en yetkili muhatabı. Bir yıldır bu görevde. Ama geçmişi önemli görev ve sorumluluklarla dolu; Kırgızistan-Bişkek Büyükelçiliği'nde ataşelik, Afganistan, Kabil'deki NATO-ISAF misyonunda sekiz ay süreyle NATO Komutanı Orgeneral Joseph Dunford'un polis danışmanlığı bunlardan sadece ikisi... Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Metin Alper'in odasındaki röportajımıza Koruma Şube Müdürü Gökhan Dörtkol'a bağlı Koruma Komisyonu Büro Amiri Şeref Tosun ve Yakın Koruma Büro Amiri Fatih İşlek de katıldı. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Metin Alper'in söylediği bir şey dikkat çekiciydi. Alper, "Geçmiş yıllarda yapılan bazı suikastlar ülke gündemine bomba gibi düşmüş ve halen etkileri devam etmekte. Bu nedenle bizim korumamız altında bulunan kişilere yönelik olabilecek saldırılar da aynı şekilde etki yaratabilir düşüncesinden hareketle üst düzey profesyonellikte bir koruma hizmeti vermek zorunluluğumuz var" diyordu.

- Kimleri koruyorsunuz?
- Öncelikle VIP'leri... Kimdir VIP; o ülkenin ve başka devletlerin önde gelen isimleri, ünlüleri... Bunların koruma hizmeti için özel eğitilmiş elemanlarımız var. Ve tabii ki toplumun her kesiminden insanları korumak görevlerimiz arasında. Ağırlıklı olarak siyasetçi, sanatçı, işadamı ve sporcuları koruyoruz. Bunun dışında İstanbul'a gelen yabancı ünlü konuklar da sorumluluğumuz altında.

- İstanbul güvenlik açısından nasıl bir önem taşıyor?
- İstanbul koruma kültürü açısından kilit bölgelerden biri. Birçok devlet adamının evi burada, onun dışında eski devlet büyükleri burada ikamet ediyorlar. Mesela 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Tansu Çiller, Mesut Yılmaz İstanbul'da yaşıyor. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'da evi var. Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun da evi burada. Türkiye'yi ziyaret eden yabancı devlet büyükleri mutlaka İstanbul'a uğruyor. İstanbul'da koruma şube müdürlüğünün çok büyük iş potansiyeli var.

JOE BIDEN VE PAPA ZİYARETİ

- Son olarak ülkemizi Papa ziyaret etti... Neler yaşandı o ziyarette?
- Papa ziyareti için Vatikan'dan gelen öncü grupla, sınırlar ve kriterlerimiz konuşuldu. Onların yapması gerekenler ve bizim yapmamız gerekenler üzerine... Bizim göz önünde bulundurduğumuz en önemli unsur mütekabiliyet ilkesi. Yani biz oraya gittiğimizde VIP'mize nasıl davranılıyor ve VIP'miz ne ölçüde korunuyorsa, biz de ona göre ne şekilde davranacağımıza karar veriyoruz. Elbette bu karar alınırken Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili yerlerin görüşü alınarak ortak hareket ediliyor.

- ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden geldiğinde peki?
- Biden gibi isimlerin ziyareti söz konusu olduğunda öncüleri bir hafta öncesinden gelir. Onlarla bir koordinasyon toplantısı yaparız. Programın akışını, detaylarını, delegasyonuna dair bilgi ediniriz. Program yerlerinde provalarını yaparız. Kalacağı yerden başlarız buna; alt katında, üst katında kimler kalacak gibi detayları inceleriz. Diğer program yerlerinde provalarımıza devam ederiz. Sabah saat sekizde çıkıp; programı olan yere gidene kadar kaç saat geçiyor, trafik durumu ne hepsini inceleriz. Güzergah provasını bile yaparız.

- Yurtdışından gelen her önemli konuk alarm durumu yaratır mı?
- Her misafir için ayrı bir tedbir almak gerekir. Devlet başkanları, cumhurbaşkanlarının gelişinde alarm durumuna geçiyoruz. Konuğun küresel boyuttaki etkinliğiyle alakalı alarm durumu artar. Papa'nın 2006 ziyaretinde yollar bile kapatılmış. Bu kez geldiğinde kapatmamaya gayret ettik.

- Her ülkenin koruma anlayışı farklı mıdır?
- Ülkeden ülkeye koruma kültürü değişir. Mesela; Eski Sovyet Bloğu ülkelerinde ve Rusya'da bakanların, bürokratların devlet başkanı ile birlikte katıldıkları programlarda birinci derecede önemleri yoktur. Bütün koruma tedbirleri birinci adama göre alınır. Ülkelerin genel anlamda sahip olmaya çalıştığı prestijle alakalı koruma kültürü. Devlet başkanları için zırhlı araca binmek bir zorunluluk. Daha doğrusu S600 Mercedes'e binmek bir zorunluluk. Bu bir prestij meselesi.

- Bizim koruma anlayışımız nasıl?
- Yurtdışına gittiğimizde birçok isteğimiz, talebimiz olabiliyor. Danimarka başbakanı Ankara'ya geldi, sadece iki korumayla. Bizim anlayışımıza göre bu çok abes bir durum. Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bu konuda ekoldür. Danimarka başbakanı bisikletle gezebilir ama biz kendi başbakanımızı gezdiremeyiz. Yöneticilerimiz istese de izin veremeyiz. Onlar potansiyel bir hedeftir çünkü. Terör örgütlerinin hedefidir. Meşhur olmak isteyen biri bir yumruk atsa, terörist bir saldırı kadar ses getirebilir ki örnekleri yaşandı.

- Korumayı en çok önemseyen ülke hangisi?
- Amerika bu konuyu çok önemsiyor. Dünyanın her yerine Amerika devlet yetkililerinin araçları uçakla gider. Obama, Çinlilerin tahsis ettiği araca binmedi diye kriz çıkmıştı hatırlarsınız. Binmez! Putin de Türkiye'de bizim tahsis ettiğimiz araca binmedi. Joe Biden için iki ayrı takım araç getirildi. Yedekleriyle geldiler. Putin geldiğinde, etrafındaki o ciplerin içinde en az 15 kişi yakın koruma olarak görev yapar.... Fazladan bir ya da iki araçlık ekipleri de vardır. Esas işi yapansa öncü gruplar olur. Mesela Putin Aksaray'a gidecekse, önceden ekip oraya gidip ön çalışmayı yapar.

- Biz de koruma araçlarımızı götürüyor muyuz yurtdışına çıkarken?
- Karayoluyla gidilecek ülkelere biz de araçlarımızla gidiyoruz. VIP'lerin kendini korutmama lüksü yok!

- Korumayı atlattıkları, yanlarına almadıkları özel programlar olmuyor mu?
- Devlet başkanlarının hassasiyet gerektiren ziyaretleri olur. Bilmesi gerekenlerin bilebileceği şeyler vardır. Papa en son geldiğinde Surp Pırgiç Hastanesi'nde Ermeni patriğini ziyaret etti. Bilinmesini istemiyordu, koruma da istemedi. Ama yine de olamadı böyle bir şey. Biz polis olarak işin güvenlik boyutuna bakıyoruz. Öncü toplantılarında konuşulan konularımızdan biri de bu oluyor, "Biz sizi bırakamayız" diyoruz.

- Bakan seviyesinde birinin koruması için kaç kişi görev alır?
- Türkiye'de bir bakan koruma hizmeti şöyle: En az dört-beş kişiden oluşan, bir araçla takip edilme şeklinde. 16-20 kişiye kadar çıkabilir koruma sayısı. Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı'na bağlı bir hizmet. Ankara'dan ilimize gelen bakan, bizim tarafımızdan korunuyor. İsterse kendi personelini getirebiliyor ama biz o koruma hizmetini tahsis ediyoruz. Yerli bakanları birer ekip veya risk grubuna göre daha fazlasıyla koruyoruz. Yurtdışından gelen bakana da aynı hizmet sunuluyor. İngiltere Sağlık Bakanı ile Cibuti Sağlık Bakanı arasında bir fark yok, mütekabiliyet dediğimiz bu.